Kuran'da cahiliye dönemi ve Hz. Nuh (as) dönemine ait putların isimlerinin teker teker sayılmasının hikmeti nedir?

Tarih: 29.03.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur'an'da putlara temas edilmesinden tabii bir şey olamaz. Çünkü, İslam dininde özellikle vurgulan husus "tevhid" tir. Tevhide zarar veren en etkili düşünce ve inanç ise putperestliktir. Bu sebeple, putperestlik inancının ilmi planda ortadan kalkmasına özen gösterilmiştir.

Kur'an'da zikredilen Nuh (as) kavminin putlarına, daha sonra Araplar tarafından da tapılmıştır. Bu yüzden söz konusu putlar geçmişe ait put olmaktan başka, İslam dönemini ilgilendiren putlar da olmuşlardır.

Putperestlere göre, putlların her birinin ayrı ayrı görevleri vardı. Bir put bir kavim için önemli iken, başka bir put diğer kavim için önemli idi. Bu sebeple putlara ayrı ayrı yer verilmiştir.

Kur’an’da bazı putların isimlerinin verilmesinin asıl hikmetini -Allah’ın sonsuz ilmine havale ederek- bilebildiğimiz kadarıyla bir noktaya işaret edeceğiz:

a. Kur’an’da bu putların adlarının zikredilmesi -Nuh suresinde olduğu gibi- putperestlerin sözlerinden bir alıntıdır. Hz. Nuh (as)’a karşı mücadele eden lider konumundaki kimseler, halkı kendi taraftarına çekmek için babalarından kalma putlarının isimlerini vererek, duygularını tahrik edip onları istismar etmiş olabilirler.

b. Aynı putların Arap müşrikleri arasında da var olduğunu, hatta Kelb kabilesinin putu Vud/Ved, Hemedan kabilesinin putu Suva’, Muzhac kabilesinin putu Yağus, Murad kabilesinin putu Yauk, Himyer kabilesinin putu ise Nesr olduğunu söyleyen kaynaklar vardır. Nitekim, Araplar arasında “Abdu vud/ved, Abdu Yağus” gibi adlar da söz konusudur. (bk. Razî, Alusî, ilgili ayetin tefsiri). Buna göre Kur’an’da aynı isimle anılan putlara tapan Nuh (as) kavminin kötü akıbeti nazara verilerek, Arap müşriklerine önemli bir uyarı yapılmış olabilir.

c. Bu putların adlarına uygun olarak bazı hayvanların suretleri şeklinde yapıldığı bilinmektedir. Bunların aynı isimlerle anılması, ilgili hayvanları çağrıştırdığından, muhatapların zihninde putlara karşı bir tahkir, bir küçümseme fikrinin yerleştirilmesi amaçlanmış olabilir. Çünkü, akılsız, konuşmadan âciz hayvanların ilah olamayacağına dair bir tablo çizmek, onları o noktada düşünmeye sevk etmek oldukça çarpıcı bir argüman olsa gerektir.

d. Putların isimleri tek tek sayılarak, müşrikler tarafından tevhit inancının kabul edilmemesinin sebebine ve ileri sürdükleri bu gerekçenin yanlışlığına dikkat çekilmiş olabilir. Şöyle ki;

Müşrikler bir tek Allah’a inanmaktan imtina etmelerinin gerekçesi, bir tek zatın ilim ve kudretinin buna yetmeyeceğini düşünüyor olmalarıdır. “İçlerinden kendilerini uyarıp irşad edecek birinin gelmesine her nedense şaşırdılar ve o kâfirler: 'Bu bir sihirbaz, bir yalancı! İşte tutmuş bunca ilahı bir tek ilah yapmış! Bu gerçekten şaşılacak, çok tuhaf bir şey!' dediler.”(Sad, 38/4-5) mealindeki ayetlerde onların bu düşüncelerine yer verilmiştir.

Bir tek Allah’a inanmamalarının gerekçesini böyle seslendiren Kur’an, o değişik hayvanlar suretinde yapılan putların -aynı manayı çağrıştıran- isimlerini zikrederek bu gerekçenin ne kadar çürük olduğuna işaret etmiş olabilir.

e. Kur’an-ı Hakîm, özellikle Arap müşriklerinin -kadın isimleriyle anılan- putlarının bu adları hatırlatarak onları kendi silahlarıyla vurmayı amaçlamış olabilir. Çünkü, onlar kızlarına, kadınlarına hiç değer vermeyen bir toplum olarak bilinmektedir. Onlar, melekleri çok değersiz gördükleri kadın varlıklar olarak düşünüyor, onları Allah’ın kızları olarak görüyor ve Allah’a yaklaşmak için onlar namına putlar yaparak tapıyorlardı. Kendileri için uygun görmedikleri kızları, Allah için uygun görmelerinin yanlışlığına dikkat çekilmiş ve konuyla ilgili olarak -mealen- şu ifadelere yer verilmiştir:

“Şimdi baksanıza şu Lât’a, Uzza’ya! Ve bir de şu geride olan üçüncüleri Menat’a!  Erkek evlatlar size, kızlar O’na olsun, öyle mi? O zaman bu insafsız bir taksim olmaz mı?”(Necm, 53/19-22).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun