Kıyamet günü insanlar tek başına mı yoksa iki kişiyle mi hesap verir?

Tarih: 19.02.2016 - 07:28 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kaf Suresi-21 ile Meryem Suresi-95 arasında bir çelişki mi var?
- Birinde tek başına, diğerinde ise iki kişiyle gelir deniliyor, nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

 “Ve onların hepsi de kıyamet günü O’nun huzuruna tek başına gelecektir.” (Meryme, 19/95)

mealindeki ayette vurgulan “herkesin tek başına gelmesi”nden maksat, kıyamet günü Allah’a hesap vermek üzere gelenlerden her birinin -yanında bir yardımcısı, bir savunucusu, kendisine sahip çıkan bir kimse olmadan- yapayalnız gelip hesap vereceğini tasvir etmektir. (krş. Taberi, Razi, Beydavi, ilgili ayetin tefsiri)

- Ayette söz konusu olan “tek başına gelmek”ten maksat herkesin tek başına mahşer meydanına sevk edileceği anlamına gelmez. Çünkü değişik ayet ve sahih hadislerde kabirden çıkan insanların gruplar halinde mahşer meydanına sevk edileceği açıkça ifade edilmiştir. (bk. Meryem, 19/85-86; Vakıa, 56/7-14)

Demek ki, Meryem suresindeki “herkesin tek başına Onun / Allah’ın huzuruna gelmesi”, hesabını tek başına vermesi, sorumluluğunu paylaşacak, kendisine yardımcı olacak kimseyi bulamaması anlamına gelir. “Onun / Allah’ın huzuruna…” mealindeki ayetin ifadesi bu manaya delalet etmektedir.

“O gün herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahit olduğu halde Yüce Divana gelir.” (Kaf, 50/21)

mealindeki ayette, iki insan veya iki şahıs denilmemiştir. Yalnız vasıflı iki fail / özne, iki unsur zikredilmiştir.

Bu sebepledir ki, bu iki unsur tefsirlerde farklı yorumlanmıştır:

a) İki melek: Biri onu sevk eder, diğeri onun ameline şahitlik yapar.

b) Bir melek: Hem sevk eder hem şahitlik yapar.

c) Saik (sevk edici): Günahların defteri; Şehit (şahitlik eden): İyiliklerin defteri.

d) Saik / sevk ediciden maksat onun nefsidir. Şehid / şahit olandan maksat ise onun organları ve amelleridir. (bk. Taberi, Beydavi, ilgili ayetin tefsiri)

e) Saik / sevk eden: Kişiyi mahşere, oradan da cennet veya cehenneme sevk eden (bir melek)dir. Şehid / Şahitlik eden ise, amellerini yazan (melek)dır. (bk. Razi, Meraği, ilgili yer; daha geniş bilgi için; bk. Kurtubi, ilgili yer)

- İbn Aşur, ayetten bazı deliller getirmek suretiyle bu ayetin yalnız cehennemlik olanlar hakkında olduğunu bildirmiştir. (bk. İbn Aşur, ilgili yer)

- Özetlersek; insanların Allah’ın huzuruna tek başlarına gitmesi, maddi değil, manevi yalnızlıkla ilgilidir. Çünkü, birçok ayette Allah kendisini “Seriu’l-hisab=hesapları çabuk gören” olarak takdim etmektedir. Sonsuz ilim, kudret ve  her şeyi bir anda kuşatan Basir / görme sıfatının sahibi Allah’ın hesabında bir ile milyarlar arasında hiçbir fark yoktur. Hz. Peygamber (asm)'in bir münacatında -meal olarak- “Ey bir işin kendisini başka işlerden alı koymadığı Allah!” şeklindeki tanımlaması da Allah’ın hesap görmesinde sayının bir önemi olmadığını göstermektedir.

Demek, ilgili ayetteki “ferda”(tek başına) ifadesi kişilerin sayısına değil, yardımcılarının olmadığına yöneliktir.

Diğer ayetteki “saik-şehid” ise, yukarıda açıklandığı gibi iki ayrı insanı göstermez.

Demek ki bu iki ayet arasında bir çelişki yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun