Kefen soyup cenazeye tecavüz eden tövbekar genç rivayeti sahih mi?

Tarih: 24.01.2019 - 07:59 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Fakih Ebû'l-Leys (rahimehullah) buyurur:
«Bir gün Hz. Ömer. (ra) Peygamberimizin (asm) huzuruna ağlayarak girdi. Peygamberimiz O'na: «Niçin ağlıyorsun» diye sordu. Hz. Ömer: «Kapıda bir delikanlı var, öylesine ağlıyor ki, yüreğimi yaktı.» diye cevap verdi.
Peygamberimiz (asm) Hz. Ömer'e «Onu içeri al.» buyurdu. Delikanlı ağlayarak içeri girdi. Peygamberimiz (asm) ona «Ey delikanlı, niçin ağlıyorsun?» diye sordu. Delikanlı «Ey Allah’ın Rasûlü! Birçok günahıma ağlıyorum, bana kızgın olan Allah'tan korkuyorum.» diye cevap verdi.
Peygamberimiz ona «Allah'a ortak koştun mu?» diye sordu. Delikanlı. «Hayır» dedi. Peygamberimiz: «Hâksiz yere adam öldürdün mü?» diye sordu, delikanlı «Hayır» dedi.
Bunun üzerine Peygamberimiz delikanlıya «O halde yedi kat gök, yedi kat yer ve dağlar kadar bile olsa, Allah günahlarını affeder.» dedi.
Delikanlı «Yâ Rasûlallah (asm)! Benim günahlarım bunlardan daha büyüktür.» dedi. Peygamberimiz (asm), delikanlıya: «Senin günahların Kürsî'den daha mı büyük?» diye sordu, delikanlı: «Evet, daha büyük.» diye cevap verdi. Peygamberimiz delikanlıya: «Senin günahların mı, yoksa Arş mı daha büyüktür?» diye sordu. Delikanlı: «Günahlarım daha büyük.» diye cevap verdi.
Peygamberimiz delikanlıya: «Senin günahların mı büyük, yoksa Allah’ın affı mı?» diye sordu, delikanlı: «Hiç şüphesiz Allah daha büyük ve uludur.» diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz delikanlıya: «Hiç şüphesiz, kocaman bir günah yığınını ancak ulu olan Allah affeder, O'nun ulu bağışlayıcılığı bu yeğini silebilir.» dedi.
Daha sonra Peygamberimiz delikanlıyı «İşlediğin günahı bana söyle.» dedi. Delikanlı: «Senden utanırım, yâ Rasûlallah.» diye cevap verdi. Peygamberimiz de gencin söylemesi için ısrar edince, genç şunları anlattı; «Ben yedi yıldan beri kefen soyardım. Geçenlerde Ensar'dan bir cariye ölmüştü, vardım kabrini açtım, kefenini soydum.
Kalktım, henüz birkaç adım uzaklaşmıştım ki şeytan beni dürttü, geri döndüm ve ölü cariyenin ırzına geçtim. Yine kalkmış gidiyordum, henüz birkaç adım uzaklaşmıştım ki, cariyenin ayakları üzerine dikildiğini gördüm, bana şöyle sesleniyordu: «Ey delikanlı, yazık sana! Mazlumun hakkını zalimden alan Allah’tan utanmıyor musun? Beni ölüler arasında çıplak ve Allah katında cünüp bıraktın.»
Bu itirafı duyan Peygamberimiz son derece teessür ve hiddete düşerek, genci huzurundan dışarı çıkarırlar.
Peygamberimizin huzurundan kovulan genç, kırk gece Allah'a devamlı tövbe etti. Kırkıncı gece dolunca başını göğe kaldırarak söyle seslendi:
«Ey Muhammed'in (asm) Âdem'in (as) ve İbrahim'in (as) Rabb'i. Eğer beni affettiysen, bunu Hz. Muhammed'e (asm) ve O'nun sahabilerine bildir, değilse gökten ateş indir ve beni içinde yak, böylece beni ahiret azabından kurtar.»
Bu sırada Cebrail (as) Peygamberimize (asm) inerek O'na söyle dedi; «Yâ Muhammed! Rabb'in sana selam ediyor ve «Varlıkları sen mi yarattın?» diye soruyor.»
Peygamberimiz Cebrail'e «Haşa, hem beni ve hem de onları yaratan, benim ve onların rızkını veren O'dur.» diye cevap verdi. Bunun üzerine Cebrail, Peygamberimize «Allah sana bildiriyor ki, ben o delikanlının tövbesini kabul ettim.»
Bunun üzerine Peygamberimiz hemen delikanlıyı yanına çağırır ve Allah’ın, tövbesini kabul ettiğini kendisine müjdeler. (Kalplerin keşfi)
- Bu ifade sahih mi uydurma (mevzu) mu?
- Kaynak olarak Kalplerin Keşfi ve Ebul Leys es-Semerkandi gösterilmiş. Ben bulamadım.
- Lütfen rica ediyorum cevapsız bırakmayın.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hikâyenin hem lafızları hem sahabi ravisi farklı farklı zikredilmiştir:

- Hz. Ömer’den nakleden kaynak için bk. Semerkandi, Tenbihu’l-ğafilin, 1/106-107.

Bu kaynakta hikâyenin kahramanı olan kişinin ismi verilmemiştir.

Semerkandi, rivayetin sahih olup olmadığı konusunda  bir şey söylememiştir. Zaten bu kaynak, bir vaaz ve sohbet kitabıdır...

- Hz. Ebu Hureyre vasıtasıyla Hz. Muaz’dan nakleden kaynak için bk. İbnu’l-Esir, Usdu’l-ğabe, 1/421.

Burada hikâyenin kahramanı, Behlül b. Züeyb adında bir kişi olduğu bildirilmiştir. Bu kimsenin isminin Salebe olduğunu belirten rivayetler de vardır. (bk. İbnu’l-Esir, a.g.y)

İbnu’l-Esir, bu rivayetin senedi  için “muttasıl değil” demek suretiyle zayıf olduğuna işaret etmiştir.

- Hikayenin barındırdığı bazı abartılar da bunun zayıf ve ya uydurma olduğu kanaatini veriyor.

Örneğin;  “kadının kabirden çıkması” ayrı bir abartı, “beni çıplak bıraktın” demesi ayrı bir abartıdır. Ve “bu kefen soyucunun tövbesi için derhal Hz. Cebrail’in gönderilip tövbesinin kabulünün ilan edilmesi” diğer bir abartıdır.

Özetle, senedi munkatı, muhtevası bozuk, sahabi raviler farklı, hikayenin kahramanı farklı; bu gibi hikâyelerin doğruluğunu tasdik etmek için hiçbir gerekçemiz yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun