Şafi mezhebine göre gusül (boy abdesti) ile ilgili hükümler nelerdir?

İçindekiler

 

Boy abdesti dediğimiz guslün dinî ıstılahtaki tanımı, "niyet ederek suyu bedenin tamamı üzerinden akıtmaktır." (Şirbînî, Mugni'l-Muhtâc, 1/212.)

 

A) Guslü Gerektiren Haller

1. Penisin başı veya kesik penisin geride kalan kısmından baş kadarının vagina ya da makada girdirilmesi halinde bunu yapanlar ergen de olsalar kü­çük de olsalar, ikisinin de gusletmesi gerekir. Nitekim bu hususta Hz. Âişe va­lidemiz şöyle demiştir: "İki sünnet yeri birbirinin içine girdiğinde gusül yapmak farz olur. Ben ve Resûlullah böyle yaptık.’’(Tecrîd-i Sarih Tercemesi, 1/203; Buhârî, Gusül, 28; Müslim, Hayız, 87.)

 

2. Meninin (döl suyunun) akması. Bu durumda gusletmek gerektiğini sev­gili Peygamberimiz (s.a.v) şu veciz ifadeleriyle bildirmişlerdir: "Döl suyunun akmasından dolayı su (yani gusletmek) gerekir." (Buhârî, Vudû", 34; Müslim, Hayız, 81-83.)

 

Uyku veya uyanıklık halinde, lezzet hissi versin vermesin akan meni gus­lü gerektirir. Uyku halinde meni akması olayına ihtilâm denir. İhtilâm olduktan sonra uyanan kişi, üzerindeki ıslaklığın meni mi yoksa mezi mi olduğu husu­sunda şüpheye düşerse gusül yapması zorunlu olmaz. Dilerse menidir deyip gusleder, dilerse mezidir deyip temizler ve abdest alır.

 

Haneiİ mezhebine göre ise bu durumda şüpheye düşen kişinin gusletme­si gerekir.

 

3.  Hayız veya nifas kanı gören kadın, kanamanın kesilmesini müteakip gusletmelidir. Kanamasız gerçekleşen doğum da nifas hükmündedir. Yani bu durumdaki bir kadının, doğum gerçekleştikten sonra gusletmesi gerekir. Bununla ilgili olarak Hz. Peygamber, Fâtıma bint Ebû Hubeyş'e şöyle demiştir: "Hayız kanı geldiğinde namazı bırak. Kanama sona erdiğinde guslet ve na­maz kıl."(Buhârî, Hayız. 19.)

 

4. Müslüman kişinin ölümü. Ölen bir müslümanı yıkamadan mezara göm­mek caiz değildir. Ancak şehidler bu hükmün dışında olup onları yıkamak ge­rekmez. Hz. Peygamber, bineğinden düşüp ölen bir sahâbîyi yıkamalarını as­habına şöyle emretmiştir: "Onu su ve sedir otu ile yıkayın; iki parça bezle de kefenleyin."(Ebû Davud, Cenâiz, 84.)

 

5.  Kâfirin cünüp iken müslüman olması. Ama cünüp değilken İslâmiyet'i kabul ederse yıkanması farz değil, sadece mendup olur.

 

B) Guslün Farzları

Guslün farzları üçtür. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

 

1.  Niyet etmek. Vücudun ilk yıkanılması gereken yerini yıkamaya başlar­ken, "Guslün farzını edaya niyet ettim" veya, "Cünüplüğü gidermeye niyet et­tim" ya da, "Namazın farzını mubah kılmaya niyet ettim" diyerek niyet edilir. Sadece yıkanmaya, temiz lenmeye niyet etmek yeterli olmaz.

 

2.  Bedenin tamamını suyla kaplamak. Bedenin çok az bir kısmı bile kuru kalırsa gusül geçerli olmaz. Hamur, mum ve oje gibi suyun bedene ulaşması­na engel olan şeylerin temizlenmesi gerekir.

Erkekte olsun kadında olsun içine suyun sızmadığı sık saç örgülerinin gusül yaparken çözülmesi farzdır. Ama kendi doğası gereği giriftleşen saçla­rın arasına su nüfuz etmiyorsa bu durumda kişi muaf sayılır. Su ne kadar saç­ların arasına girebiliyorsa o kadarıyla yetinilir.Göbek çukuru ve yaraların geride bıraktığı çukurumsu yerlere suyu ulaş­tırmak zorunlu değildir. Ama yerinden çıkarmadıkça altına su geçmeyen dar yüzüğün yerinden çıkarılması gerekir.Kulaktaki küpeyi de oynatmak gerekir. Kulakta delik var ama küpe yok­sa, suyu bu deliğe ulaştırmak icap eder.Sünnetsiz kişinin, suyu penis kılıfının altına ulaştırması gerekir. Sünnet olmadan kılıfın altına su ulaşmıyorsa, sünnet olmak vacip olur.Göz çukurlarını yıkamak, ağza ve buruna su almak farz değildir.

 

Hanefî mezhebine göre ise gusül yaparken ağza ve buruna su almak farzdır.

 

3. Bedendeki necasetin giderilmesi. Guslün farzlarından biri de, bedende -eğer varsa- necasetin, yani pisliklerin temizlenmesidir.

C) Guslün Sünnetleri

1. Gusle niyet ederken besmele çekmek.

2.  Elleri bileklere kadar yıkamak.

3. Gusül esnasında namaz abdesti gibi abdest almak. Ağza ve buruna su almak.

4.  Her yıkayışta bedenin el ile ulaşılabilen yerlerini ovmak.

5.  Bir organın üzerindeki su kurumadan diğerini yıkamaya geçmek.

6. Önce başı yıkamak.

7.  Yıkanmaya vücudun sağ tarafından başlamak.

8.  Suyun deriye ulaşmasına engel olmayan şeyleri gidermek. Engel olan şeyleri gidermek ise farzdır.

9.  Kimsenin görmediği kapalı bir mekânda olsa bile gusül yapan kişinin avret yerlerini örtmesi.

10. Yıkanan her yeri üç defa yıkamak.

11.  Saçları ve parmak aralarını hilâllemek.

12. Gusülden önce koltuk altı ve kasık kılları ile tırnakları kesmemek.

13. Gusülden önce abdest dualarını okumamak.

14.  Mazeret olmadıkça yıkanmak için başkasından yardım istememek.

15. Gusül suyu sıçrantısının bedene isabet etmeyeceği bir yerde bulun­mak.

16. Gusül yaparken kıble tarafına yönelmemek.

17. Organlar üzerinde kalan su damlacıklarını silkelememek.

18.  Gerek görülmedikçe gusül esnasında konuşmamak.

19.  İhramlı veya oruçlu olmayan kadınlarla, kocasının ölümü nedeniyle süs ve ziynetten menolunmayan kadının, gusül esnasında bulabilirse, üzerine misk veya ıtır sürülmüş bir pamuk parçasını tenasül organının ağzına tık­ması.

20. Alt kısımlardan önce üst kısımları yıkamak. Ancak erkekler abdest al­madan önce penislerini yıkamalıdırlar ki, abdestten sonra elleri penislerine değip de abdestleri bozulmasın.

 

D) Nafile Gusül

Farz olan gusüller dışındaki bütün gusüllere sünnet veya nafile gusül de­nir ki, bunları şöyle sıralayabiliriz:

1.  Cuma guslü. Cuma namazına gidecek olan kişilerin cuma günü gus­letmeleri sünnettir. Bunun vakti, fecr-i sâdıktan (imsaktan) itibaren başlayıp cuma namazına kadar devam eder.

2. Ölüyü yıkayanın gusletmesi. Ölüyü yıkayan kişinin, yıkama işi bittikten sonra kendisinin de gusletmesi sünnettir.

3.  Ramazan ve kurban bayramlarında gusletmek.

4.  Cünüp değilken İslâm'a giren bir gayri müslimin gusletmesi.

5. Yağmur duası, ay ve güneş tutulmaları için namaz kılmadan önce gus­letmek.

6.  Cinnet getiren veya bayılan kişinin ayıldıktan sonra gusletmesi.

7.  Arafat vakfesi için gusletmek. Bu guslün vakti, arefe günü fecr-i sâdı-kın doğuşundan itibaren başlayıp gün batımına kadar devam eder.

8.  Müzdelife vakfesi için gusletmek. Eğer Arafat vakfesi için gusledilmiş-se, o gusül burası için de yeterli olur.

9.  Meş'ar-i Harâm'daki vakfe için gusletmek.

10.  Cemreleri taşlamak için gusletmek.

11.  Mekke-i Mükerreme'ye girmek için gusletmek.

12.  Medine-i Münevvere'ye girmek için gusletmek.

13. Ter veya kirden ötürü vücut kokusunun değişmesi halinde gusletmek.

14.  İtikâfa girerken gusletmek.

15.  Ramazan gecelerinde gusletmek.

16.  Hacamat vurdurduktan sonra gusletmek.

17.  Hac veya umre ihramına girerken gusletmek.

18.  Kâbe-i Muazzama'yı tavaf için gusletmek.

 

E) Cünüp İken Yapılması Haram Olan İşler

1. Cünüp kişi, abdestsiz yapılması caiz olmayan ibadetleri yapamaz. Me­selâ, namaz kılamaz. Nitekim Kur'ân-ı Kerîmde şöyle buyrulmaktadır: "Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bil inceye kadar, birde -yolcu olma­nız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşma­yın." (Nisa 4/43.)

 

2.  Kabe'yi tavaf edemez. Cünüp kişinin namaz kılamayacağı, yukarıdaki âyet-i kerîmede açıkça bildirilmektedir. Kabe'yi tavaf etmek de namaz hük­mündedir. Şu halde cünüp kişinin Kabe'yi tavaf etmesi de caiz olmaz. Kabe'yi tavaf etmenin namaz gibi bir ibadet olduğunu Hz. Peygamber (s.a.v) bir ha­dislerinde şöyle belirtmiştir: "Beyti tavaf etmek de namazdır. Dolayısıyla tavaf ederken az konuşun.", (Nesâî, Menâsikü'l-Hac, 135.)

 

3.  Kur'ân-ı Kerîm'e el süremez ve onu okuyamaz. Bir âyet-i kerîmede bu hususta şöyle buyrulmaktadır: "Ona ancak tertemiz olanlar dokunabilir."u(Vakıa 56/79)

 

Nitekim bu hususta sevgili Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur: "Âdet halindeki kadın ve cünüp olan kişi Kur'an'dan hiçbir şey okuyamaz.", (Tirmizî, Taharet, 98; İbn Mâce, Taharet, 105.)

 

Başka bir hadiste de şöyle buyurmuştur: "Kur'an'a ancak temiz olan kim­se el sürebilir."(Mâlik, el-Muvatta Nida li's-Salât, 124.)

 

Konuyla ilgili olarak gelen bir rivayette Hz. Ali'nin de şöyle dediği bildiril­mektedir: "Hz. Peygamber -cünüplük hali hariç- her halde bize Kur'an okur­du."(Tirmizî, Taharet, 111.)

 

Ama dua, zikir, Allah'a sığınma, O'nu övme, tartışma esnasında delil ge­tirme, bir işe başlama, talebeye öğretme maksadıyla cünübün veya özel hal­lerinde bulunan kadınların Kur'ân-ı Kerîm okumaları caizdir. Örneğin zikir maksadıyla besmele çekmeleri, Fatiha, Âyete'l-kürsî ve İhlâs sûresini okuma­ları caizdir.

 

4.  Cünüp kişilerin ve özel hallerinde bulunan kadınların cami içinde dur­maları haramdır. Ama caminin bir kapısından girip diğerinden çıkmaları, ca­miden geçmeleri haram değildir. Yalnız özel hallerindeki kadınların bu ruhsattan yararlanabilmek için, kanamaları sebebiyle camiyi kirletmeyeceklerinden emin olmaları şarttır.

 

Hanefî mezhebine göre ise cünüp kişilerin ve özel hallerinde bulunan ka­dınların camiden geçmeleri bile caiz değildir. Ancak bunda zaruret varsa, o zaman caizdir.

 

Cünüp kişinin bir an önce gusledip temizlenmesi, yukarıda sayılan mah­zurlardan kurtulması ve ibadetlerini zamanında yapabilmesi açısından tavsi­ye edilir.

 

Kategori:
43182 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun