I - Keffâret-i savm (Oruç keffâreti):

Ramazan-ı şerîf`te özrü olmaksızın kasden orucunu bozan kimseye gereken keffârete denir. Orucunu kasden bozan, bu yüzden kendisine keffâret gereken kimse, 2 ay aralıksız oruç tutmak mecburiyetindedir. Buna gücü yetmiyorsa, 60 fakiri, sabahlı-akşamlı doyurur. Yemek paralarını nakid para olarak da kendilerine verebilir. Bir fakiri 60 gün doyurmak da mümkündür.


* Keffâret oruçlarında devamlılık şarttır. Araya hiç fasıla girmemelidir. İki ay tamam olmadan özürsüz yere veya yolculuk veya hastalık gibi bir özre binaen bir gün bile oruca ara verilse, yahut da araya bayram günleri gibi kendisinde oruç tutulması haram olan bir gün girse, keffâret bozulur. Yeniden tutmaya başlamak gerekir. Ancak kadının hayız hâli bundan istisnadır. Hayız hâline girdiği için oruç tutmayı bırakan kadının keffâreti bozulmaz. Hayızdan kurtulur kurtulmaz, hiç ara vermeden kaldığı yerden keffâret orucunu tutmaya devam eder.


* Keffâret orucunun müddeti, iki kamerî aydır. Kamerî aylar ise, bâzan 29, bâzan 30 olabildiği için bu iki aylık müddet 58-60 arasında değişmektedir. Halk arasında 60 gün oruç tutmak sözünün yaygın oluşu, ekseriyetten kinâyedir. Keffâret orucuna kamerî aylardan birinin başında başlanırsa, o ay ve o aydan sonra gelecek ay tamamiyle oruçlu geçirilerek keffâret yerine getirilmiş olur. İsterse bu müddet 58 veya 60 gün olsun. Fakat ayın başında başlanmayıp içinde bir gün başlanacak olsa bu durumda ilk ay, üçüncü aydan ikmâl edilmek üzere 30 gün hesap edilir. Ortadaki ikinci ay ise kâmilen tutulur. Bu görüş, İmam-ı Muhammed ile İmam-ı Ebû Yûsuf`un görüşüdür. İmam-ı A`zam`a göre ise, bu durumda 60 gün oruç tutulması îcab eder.


* Bir veya daha fazla Ramazan ayı boyunca keffâreti gerektirecek şekilde birden fazla oruç bozulmuşsa, bunların hepsi için bir keffâret yeterlidir. Herbiri için ayrı bir keffâret tutulması gerekmez.

Kategori:
6186 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun