Cenâzelerin Kabre Konması:

Cenazeyi gündüz gömmek müstehaptır. Cenaze kabrin yanına getirilip yere konmadan cemaatın oturması mekruhtur. Cenaze kabre konulacağı zaman, bir-iki kimse kabre inerek, kabrin kıble tarafından cenazeyi tabuttan olduğu gibi alırlar. Kıbleye doğru kabre indirip sağ tarafı üzerine yatırırlar. Yatırırken, bismillâhi ve billâhi ve alâ milleti resûlillâhi derler. Kefen baş ve ayak tarafından bağlanmışsa, çözerler. Kadını kabre kendi mahremi indirmesi evlâdır. Bundan sonra kabir toprakla örtülmeye başlanır. Bu arada Kur`an`ı güzel okuyan birisi tarafından Yâsîn, Tebâreke, İhlâs, Muavvizeteyn ve Fâtiha sûreleri okunup ölünün ve Ehl-i îmanın ruhlarına hediye edilir. Cemaatın hemen dağılması uygun değildir. Bir müddet durup ölmüş olan mü`minin ruhunun mezardaki yerine ünsiyet etmesi, suâl meleklerinin suâllerine kolayca cevab vermesi için dualar edilmesi güzeldir. Resûlüllah Efendimiz bir cenazenin defnini müteâkip hemen dönmez, bir müddet kabrin başında durur ve cemaata hitâben:


"Kardeşiniz için Allah`tan mağfiret isteyiniz ve kendisine temkin ihsân etmesini dileyiniz. O şimdi suâl görecektir" buyururlardı. Cenazeyi taşımak ve kabri kazmak için ücretle adam istihdam etmek câizdir. Bir kimsenin "beni filân  zat yıkasın veya cenaze namazımı kıldırsın veya kabre koysun" diye yapmış olduğu vasiyetine uyulması mecburiyeti yoktur. Varisler bu vasiyete razı olurlarsa, o takdirde uyulma mecburiyeti hâsıl olur. Cenazeyi kabre koyarken hâzır bulunanların kabre üçer kürek toprak atmaları müstehabtır.

Kategori:
4923 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun