İnsanların Ay’a taptıkları; Kabe ve haccın Hinduizm'den etkilendiği; Yunan tapınağındaki ve Mısır’daki küplerin Kabe küpüne benzer olduğu iddialarına ne dersiniz?

Soru Detayı

- Tarih içerisinde insanlar en çok Ay’a tapmışlardır.
-  Şiva’nın, Arapların Allah’ı ve Mezopotamya’nın Kıble’si (kıbele), Hinduizm versiyonudur. Yani neticede bunların üçü de aynı tanrıçalar.
- Hac, Hinduların yaptıklarıyla aynıdır.
- Yunan tapınağındaki küpler, Mısır’daki El-Kab’daki küpler ve Arap’ın Kabesindeki küpler aynıdır...

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Tarih içerisinde insanların en çok Ay’a taptıkları iddiası en desteksiz atmasyondur. Bütün kaynaklarda belirtildiğine göre, insanlar tarafından en az tapınan nesne Ay’dır.

- Ay, Arapçada eril bir kelimedir. Bu sebeple, Arapların da Ay’ı(kameri), tanrıça diye taptıklarına dair iddia, kabına sığmayacak kadar açık bir yalandır.

- Kabe’de yer alan kutsal taşın Arapça’daki adı “el-Haceru’l-Esved”dir. Bu sözcük -dişil değil- eril bir konuma sahiptir. Bu sebeple, Bu mübarek taşı, bazı putperestlerin yaptıkları ve edepten mahrum bir vajina resmiyle ortaya koydukları ve dolayısıyla dişil olarak gösterdikleri bir figürle kıyaslamak, dinsizlikten kaynaklanan çirkin bir iftiradır.

- Kıbleyi tanrıça olarak gören adamlarla ne konuşabiliriz ki!.. Materyalist bir kafa ile maddi bir kalıbın dışında bir şey kavramayanların, bütün duyguları bir yere teksif etmek suretiyle duygu ve düşünce açısından Allah’a daha güzel bir şekilde yalvarıp yaklaşmak için olduğunu nereden bilebilirler ki?.. 

“Doğu da Batı da Allah’ındır.  Hangi tarafa dönerseniz, orada Allah’a itaat ve ibadet ciheti vardır. Muhakkak ki Allah’ın lütfu ve rahmeti geniştir, ilmi her şeyi kuşatır.”(Bakara, 2/115)

mealindeki ayetin ifadesi, kıbleyi Allah ile maddi açıdan özdeştirmeye çalışanların yanlışlarını düzeltmeye yöneliktir.

Bunun yanında, Mezopotamya  İbrahimî dinlerin her zaman hâkim olduğu bir bölgedir. Bu bölgede onun hac ibadetinin kabe-kıble formatında kendini göstermesi, yanlış yola girseler bile yine de insanların onun bazı ritüellerini yaşaması kadar doğal bir şey olabilir mi?

- Anti parantez olarak şunu da belirtelim ki, bu günkü dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu İbrahimî dinlere bağlı insanlar oluşturmaktadır. Ve ilim, marifet, medeniyet, fizik-metafizik, teknik ve  teknoloji bakımından en üstün olan da bu ibrahimi olan Yahudi, Hristiyan ve İslam din mensuplarıdır. Özellikle İslam’ın kurduğu medeniyet, her türlü ilim, ahlak ve sanat alanında on iki asır boyunca rakipsiz bir üstünlük göstermiştir. Bu günkü, Batı medeniyeti de ilim ve teknolojiyi İslam medeniyetinden, özellikle Endülüs Emevi devletinden öğrenmiştir. Bunu birçok insaflı batı bilim adamları itiraf etmektedir.

- “Hac ibadetinin Hinduların yaptıklarıyla aynıdır.” yargısı, büyük bir yalandır. Her benzer tarafı olan şeylerin aynı olarak telakki edilmesi, şayet bir cehaletten kaynaklanmıyorsa, art niyetten sekme yapan bir yalandır.

Bununla beraber, ilk İnsan Hz. Âdem (as)’den beri dünyayı aydınlatan peygamberler söz konusu olduğuna göre, onların ışıklarından her milletin, her bölgenin her zaman -az, çok- yararlanması ve onların ibadetlerinden esinlenmesi ve onları uygulaması,-sadece doğal değil- zorunlu bir durumdur.

- “Yunan tapınağındaki küpler, Mısır’daki El-Kab’daki küpler ve Arap’ın Kabe'sindeki küpler aynıdır.” İddiası da hedefine isabet etmeyen karavanalardan biridir. Bu küplerin aynı olduğunu söylemek için at gözlüğünü takmak gerekir...

- Kaldı ki, Kabe, tarih boyunca defalarca yıkılıp yeniden yapılmıştır. Bu günkü, Kabe mimarisi Hz. Peygamber (asm) devrindeki mimariden çok farklıdır. Yani, bugünkü var olan Kabe küpleri eskiden yoktu...

Gerçeğin güneşi doğduktan sonra, yalanın mumu sönmek zorundadır...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR