"İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." ayetini açıklar mısınız? Her türlü çalışmalarda geçerli midir bu durum? Ne eksik ne fazla, tam karşılığı mı verilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır."(Necm, 53/39) 

ayeti gereğince, dünya hayatında iradi seçimle yaptığı her iş mahşer günü insanın önü­ne konacak, iyilik ve kötülükleri görülecek, bu konuda tamamen âdil bir yargıla­ma yapılacaktır, Sözü edilen yargılamanın sonunda herkese yaptıklarının, yani çalıştığının karşılığı tastamam verilecektir.

Yapılanların karşılı­ğı verilirken kimsenin en küçük bir haksızlığa uğratılmayacağı kesin olmakla be­raber, ilâhî lütuf ve bağışlama hususu Yüce Allah'ın mutlak iradesine bağlıdır. Bu konuda mümine düşen, ümitvar olmak, ama buna güvenerek gevşeklik göstermemektir(Kur’an Yolu: V/119-120).

Azap yönünden fazla bir ceza söz konusu olmamakla birlikte, mükafatta Rabbimiz rahmeti ile ziyadeleştirecektir. Cenab-ı Hak, fazl ve kereminden, ibadetlere bire on, bazen bire bin, bazen de Kadir Gecesi'nde olduğu gibi bire otuz bin sevap veriyor. Hatta Kadir Gecesi tek bir gece iken, ihya eden için bin aydan daha çok sevaplı ve hayırlı bir gece olabiliyor. Bunların hepsi ayet ve hadislerle sabittir. Demek insana;

"İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm, 53/39)

ayetinin umumi hükmü, sevap noktasında sınırlandırılıp hususileştiriliyor.

Bu ayeti kerimeden sevap ve uhrevi ameller noktasında olduğu gibi, dünyevi işler ve icraatlar noktasından da insana yaptığının karşılığının verileceği anlaşılır.

Kâinatı ihata eden âdetullah kanunları, inanan veya inanmayan, ihtiyar veya çocuk hiçbir kimseyi ayır etmeden herkesi kapsar. Bu dünyada başarılı olmak isteyen kişi âdetullah kanunlarına göre hareket ederse başarıya ulaşır; Müslüman veya kâfir diye bir ayrım yapılmaz...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun