Hz. Yusuf’un bütün kardeşleri peygamber miydi?

Soru Detayı

- İbn Hacer’in Tefsirinde Hz. Yusuf’un bütün kardeşlerinin peygamber olduğu rivayeti varmış. İbn Hacer bunu neye dayanarak rivayet etmiştir?
- Ayrıca Ebu'l-Aliye, Rebî' ve Katade, “Esbât”ın Hz. Yakûb’un 12 çocuğu olduğunu söylemişlerdir.
- Peygamberlerin değişmeyecek eksilmeyecek 5 sıfatı vardır. Hz. Yusuf un kardeşlerine baktığımızda ne İsmet sıfatları var ne de Emanet ne de Fetanet. Bu sıfatlar eksik iken neye dayanarak peygamberdirler rivayetine yer veriyor İbn Hacer gibi bir Alim veya diğer elimler..
- Ve ayetlerde bile Yusuf’un kardeşlerinin Hz. Yusuf’un duasıyla af edildikleri var. Hz. Yakub’un Bünyamin’i istediklerinde onlara güvenmediğini de yineliyor. Ayette kendilerini günahkâr olarak niteliyorlar . Hz Yakup’tan kendileri için af dilemelerini istiyorlar. Ayetlere bakılınca bile peygamberlik nişanlarının olmadığı aşikâr. Ancak yine de en doğrusunu Allah bilir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konu eskiden beri alimler arasında tartışma konusu olmuştur. Bu ihtilafın iki boyutlu olduğu görünüyor:

Birincisi: “Esbat” kelimesinin lügat ve terim anlamı; ikincisi: “ismet” kavramının boyutu.

- Bazı alimlere göre, “esbat” kelimesi, “torunlar” anlamına gelip, Hz. Yakub’un 12 evladına işarettir. (bu takdirde esbat  Hz. İbrahim, Hz. İshak’ın torunlarıdır)

Diğer bir kısım alimlere göre, “esbat” kelimesi, İsrail kültüründe kabileler manasına gelir. Yani Yahudilerde “esbat”, Araplarda “kabile”nin karşılığıdır.

Bu alimlere göre, “esbat” için  Hz. Yakub’un evladı diyenlerin maksadı, gerçek çocukları değil, onların 12 kabileden meydana gelen nesilleridir. Bu Yahudi nesilden de peygamberler olmuştur. Yoksa 12 kabilenin hapsinin peygamber olması düşünülemez.

- Esbatın Hz. Yakub’un çocukları olmadığını söyleyenler, onların işlediği malum suçlardan ötürü peygamberlik vasıflarını kaybettikleri görüşündedir.

Çünkü bu suçlar “ismet” kavramına aykırıdır. Oysa esbatın peygamber oldukları ayetle sabittir:

“De ki: Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz O'na teslim olmuşlarız." (Al-i İmran, 3/84)

mealindeki ayette bu husus açıkça belirtilmiştir. O halde İsmeti olmayan Hz. Yusuf’un kardeşleri “Esbat” değildir.

- Buna mukabil, esbatı Hz. Yusuf’un kardeşleri olduğunu söyleyenlere göre, ismet, bir peygamberin vahyi tebliğ etmesiyle alakalıdır. Vahyi, gizlemesi veya yanlış aktarması ismet sıfatına aykırıdır. Fakat peygamberlerin -özellikle peygamberlikten önce- günah işlemeleri caizdir. Çünkü ayet ve hadislerden de anlaşıldığı gibi, hata eden peygamberler derhal tövbe etmişler. Yasak ağaçtan yiyen Hz. Âdem, izinsiz yerinden ayrılan Hz. Yunus; yanlışlıkla bir adam öldüren Hz. Musa bu örneklerden bazılarıdır.

Bu konuda çoğu tefsir olarak 20’den fazla kaynağa baktık. Oradaki genel bilgiler arz ettiğimiz çerçevededir. (Misal olarak, bk. Taberi, Zemahşeri, Razi, Beydavi, Beğavi, Maverdi, Menar, Meraği, Şaravi, Nazmu’d-Dürer, Şevkani, İbn Aşur vs...)

İbn Teymiye de peşinde tövbe ve istiğfar bulunan bir günah işlemenin “ismet” sıfatına aykırı olmadığını bildirmiş ve Hz Yusuf’un kardeşlerini de buna delil getirmiştir. Ona göre, nice günah işleyen kimseler tövbe-istiğfar ettikleri için, o günahı işlemeyenlerden daha faziletli bir konuma gelmişlerdir. (bk. ibn Teymiye, Mecmuu’l-Fetva, 10/310)

Bütün bu kaynaklardan bizde hasıl olan kanaate göre, ismet sıfatı bir tarafa, ESBAT kavramı, ne lügat manası ne terim manası ne de mevcut tarihi realite itibariyle Hz. Yusuf’un kardeşleri değiller. Bu kanaatimizin gerekçelerini Suyuti’den aktaralım:

a)  Hz. Yakub’un oğulları / Hz. Yusuf’un kardeşlerinin peygamber olduğuna dair, ne sahabe ne de tabiin döneminde bir iddia yoktur. Selef ve halef alimlerinin büyük çoğunluğuna göre, Hz. Yakub’un oğulları peygamber değildir.

Ancak, etbe-ı tabiinden İbn Zeyd, bunların peygamber olduğunu söylemiş, fakat etbe-ı tabiin alimlerinin çoğunluğu bu görüşü kabul etmemiştir. Yalnız halef / daha sonra gelen az bir kısım tefsirciler de ona uymuşlardır. (bk. Suyuti, el-Havi,1/367-369)

b) Bunların peygamber olduğuna dair ne Kur'an’dan bir ayet, ne Hz. Peygamber (asm)'den bir hadis, ne de sahabeden bir haber vardır. O halde bunların peygamber olduğunu iddia etmek delilsiz bir davadır. (bk. Suyuti, a.g.y)

c) Biz onları on iki esbata / kabileye, on iki topluluğa ayırdık.” (A'raf, 7/160) mealindeki ayette, esbat kelimesi “ümem” ümmetler / topluluklar olarak açıklanmıştır. Bu da 12 ESBAT’ın, Hz. Yakub’un çocukları değil, İsrailoğullarından 12 kabilesi olduğunun delilidir. (bk. Suyuti, a.g.y)

d) Mısır’da Hz. Yusuf’tan başka, Yahudilerden peygamberlerin olduğuna dair ne semavi ne de tarihi bir bilgi yoktur. Bunların da gelip Mısır’a yerleştikleri bilinmektedir. Buna rağmen bunların peygamber olduklarına dair bir bilginin olmaması, onların peygamber olmadıklarının diğer bir delilidir. (krş. Suyuti, a.g.y)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
11.708 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR