Hz. Ali'nin kılıcı Zülfikar hakkında bilgi verir misiniz? "Ali gibi genç, Zülfikâr gibi kılıç olmaz." anlamına gele bir rivayet var mıdır?
Hz. Ali'nin kılıcı Zülfikar'ın sudan çıkdığını söylüyorlar, aslı var mı?
Ali gibi genç, Zülfikâr gibi kılıç olmaz, sözü kime aittir? Hadis midir?
Değerli kardeşimiz,
Bu kılıcı, Hz. Ali (ra)'ye Hz. Peygamber (asm) hediye etmiştir.
Esasen, Mısır Melik'i Mukavkıs, Hz. Peygamber Efendimize (asm) hediye etmişti. Amrû bin Adûd savaşta kendisine karşı çıkacak bir savaşçı istediğinde, Hz. Peygamber Hz. Ali (ra)'ye bu kılıcı uzatarak ona karşı çıkmasına izin vermiştir.
Yan yana iki dilli olan bu kılıç için yazılmış şiirlere "Zülfikarname" denmiştir. Bu kılıç hususi bir şekilde, Müslümanlar tarafından düşünülmemiş, aksine Müslüman olmayanların bir hediyesidir.
Ayrıca, "Ali gibi genç, Zülfikâr gibi kılıç olmaz." (bk. Taberî, III/17) anlamında bir rivayet vardır.
Bu sözün kime ait olduğu ve ne zaman söylendiği konusuna gelince:
Hz. Peygamber (asm), Bedir seferine giderken, Medine’den çıktığı zaman elinde Zülfikar’ın olduğu görülüyordu. Üzerine iki adet zırh da giymişti. (Ebû Davud, 2/491)
Savaş alanına gidip çarpışmalar başladıktan sonra hem gençleri teşvik etmek hem de onları onurlandırmak için Zülfikar’ı ellerine vermek istedi. Sesini yükselterek “kim bu kılıcı kullanmak ister?” buyurdu. Hz. Ali, hemen ayağa fırladı ve “ben ya Resulallah!” dedi. Efendimiz, otur, dedi. O da oturdu. Sonra ikinci defa “kim bu kılıcı hakkıyla taşıyacak?” dedi. Bu sefer Ebu Dücane ayağa kalktı. Resulullah, Zülfikar’ı ona verdi.
Ebu Dücane, önce alnına kırmızı bir bez bağladı. Ardından gururla Zülfikar’ı eline alıp Resulullah’ın önünden geçti ve kaşlarını çatarak müşriklerin üzerine yürüdü.
Daha sonra kılıcı Sehl b. Hüneyf ve Ali aldı. (Taberanî, Kebir, 19/9)
Her biri kılıcın hakkını fazlasıyla verdi. Aralarında en iyi savaşan Ali olmalıdır ki “La seyfa illa Zülfikar vela feta illa Ali” (Zülfikar’dan başka kılıç, Ali’den başka genç yoktur) sloganları yükseldi. (İbn Hişâm, Sire, 2/100; İbnü’l-Esîr, el-Kamil, 2/44)
İşin esası ve doğrusu bu olmakla birlikte Muhammed el-Bakır’ın şöyle dediği iddia edilir: Bedir savaşında Rıdvan adlı bir melek, “La seyfa illa Zülfikar vela feta illa Ali” diye seslendi. (İbn Asakir, Tarıh, 42/71; Meclisî, Birharu’l-envar, 42/58)
Ayrıca Uhud harbinde herkesin hezimete uğrayıp kaçtığı sırada kahramanca savaşmaya devam eden Hz. Ali’nin davranışı karşısında Cebrail’in bu sözü söylediği naklediliyor. (Halebî, İnsanü’l-uyun, 2/321
Uhud harbinden sonra Resulullah efendimiz, Zülfikar’ı kızı Hz. Fatıma’ya uzatarak üzerindeki kanı yıkamasını istedi ve “vallahi bugün o beni yalancı çıkarmadı” dedi. Ali de aynı şekilde kendi kılıcını uzattı ve aynı şeyi söyledi. Bunun üzerine Resulullah, “eğer sen savaşın hakkını vermişsen Sehl b. Huneyf ve Ebû Dücâne de seninle birlikte hakkını verdiler.” buyurdu. (İbn Hişâm, Sire, 2/100)
Hz. Ali’nin vefatından sonra ise kılıç, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile onların çocuklarına ve torunlarına geçmiştir. (İbn Sad, Tabakat, 1/377; Makrizî, el-Hıtat, 7/136)
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- BEDİR MUHAREBESİ
- Hz. Ali peygamber midir?
- Buluş ve Bulunuş Desteğimiz Gençlik
- Hz. Muhammed ve Hz. Ali, Hristiyan unvanı mı taşıyordu?
- Peygamber Efendimiz'in Düldül isimli bir atı olduğu ve bu atını daha sonra Hz. Ali'e hediye ettiği doğru mudur?
- Uhud Harbi nasıl gelişmiş ve nasıl neticelenmiştir? (1)
- Zina etmek isteyen gence Peygamberimizin yaptığı tavsiye ile ilgili hadisi yazar mısınız?
- UHUD SAVAŞI- I
- Hz. Ali ile Hz. Ebu Bekir arasında münazara olmuş mu?
- Hz. Ali, Aişe'yi boşa ya Resulullah demiş mi?