Hz. Ali'nin ilk üç halife ile ilişkisi nasıldı?
Hz. Ali efendimizin halifelik gelene kadar diğer halife efendilerimiz ile arası nasıldı? Hz Ali efendimizin Hz. Ebubekir , Ömer ve Osman efendimizin halifelik zamanlarında onların halife olmasına karşı çıkmış mıdır, onlar halifeyken herhangi bir görevde bulunmuş mudur ve şahsi ilişkileri nasıldır?
Değerli kardeşimiz,
Hz. Ali'nin Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'ın (Allah hepsinden razı olsun) halifelik dönemlerindeki tutumu, tarih boyunca en çok konuşulan konulardan biri olmuştur. Ancak bu mesele değerlendirilirken, sonradan ortaya çıkan siyasi ve mezhebî tartışmaların değil, Hz. Ali'nin kendi tavır ve uygulamalarının esas alınması gerekir.
Öncelikle şu husus unutulmamalıdır ki, Hz. Ali, ilk üç halifenin döneminde yaklaşık yirmi beş yıl yaşamış ve İslam toplumunun en önde gelen şahsiyetlerinden biri olmuştur. Eğer onların halifeliğini meşru görmeseydi, böyle uzun bir süre onlarla birlikte hareket etmesi, devlet işlerinde onlara yardımcı olması ve ümmetin birliğini korumaya çalışması düşünülemezdi.
Hz. Ebu Bekir'in halifeliği döneminde Hz. Ali, herhangi bir isyan veya muhalefet hareketi içerisinde yer almamıştır. Daha sonra ona biat etmiş ve İslam toplumunun birliğini bozacak hiçbir tavır sergilememiştir. Çünkü o dönemde Müslümanların karşı karşıya bulunduğu irtidat hareketleri ve büyük tehlikeler, birlik ve beraberliği her şeyden daha önemli hale getirmişti.
Hz. Ömer döneminde ise Hz. Ali'nin devlet işlerinde aktif şekilde istişare edilen bir otorite olduğu görülmektedir. Hz. Ömer birçok meselede onun görüşüne başvurmuş, ilminden ve ferasetinden faydalanmıştır. Aralarındaki ilişki yalnızca resmî bir ilişki değil, aynı zamanda karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı bir kardeşlik ilişkisiydi. Hatta Hz. Ömer'in, Hz. Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm ile evlenmesi de bu yakınlığın önemli göstergelerinden biridir.
Hz. Osman döneminde de Hz. Ali ümmetin önde gelen rehberlerinden biri olarak konumunu korumuştur. Bazı idarî konularda farklı görüşler beyan etmiş olsa da, bu durum halifeliğini reddettiği anlamına gelmez. Bilakis Hz. Osman'a nasihat etmiş, fitneleri önlemeye çalışmış ve isyancıların kuşatması sırasında onu korumak için oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i görevlendirmiştir. Hz. Osman'ın şehit edilmesine razı olmadığı gibi, bunu engellemek için de çaba göstermiştir.
Burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekir:
Bazı kimseler Hz. Ali'nin hakkının gasp edildiğini, buna rağmen yıllarca sessiz kaldığını ileri sürmektedir. Fakat bu iddia Hz. Ali'nin şahsiyetine uygun düşmemektedir. Çünkü Hz. Ali, "Esedullah" yani "Allah'ın Aslanı" unvanıyla tanınan, İslam'ın en cesur kahramanlarından biridir. Hayber'in fatihi olan, savaş meydanlarında eşsiz cesaret gösteren bir zatın, haksız gördüğü bir yönetime yirmi beş yıl boyunca korkudan boyun eğdiğini söylemek, onu övmek değil farkında olmadan ona hakaret etmek ve iftira aymaktır.
Nitekim Bediüzzaman Said Nursî'nin de ifade ettiği gibi, Hz. Ali ilk üç halifeyi hak ve meşru görmeseydi, onları bir dakika dahi tanımaz ve onlara destek vermezdi. Onun yirmi yılı aşkın süre boyunca halifelere yardımcı olması, gerektiğinde danışmanlık yapması ve ümmetin birliği için çalışması, onların hilafetlerini meşru gördüğünün en açık delillerinden biridir. (bk. Lemalar, 4. Lema)
Elbette Hz. Ali'nin fazileti son derece büyüktür. Ehl-i Beyt'in merkezinde yer alması, ilmi, takvası, cesareti ve velayeti konusunda bütün Ehl-i sünnet alimleri ittifak hâlindedir. Ancak Hz. Ali'nin büyük fazileti, diğer raşid halifelerin meşruiyetini reddetmeyi gerektirmez. Nitekim kendisi de hayatı boyunca bunu yapmamıştır.
Sonuç olarak Hz. Ali'nin Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman ile ilişkileri düşmanlık veya sürekli bir çekişme ilişkisi değil; ümmetin maslahatını gözeten, karşılıklı saygıya dayanan ve gerektiğinde istişare ile yürüyen bir ilişki olmuştur. O, ilk üç halifenin döneminde onların yanında yer almış, ilmiyle destek olmuş ve İslam toplumunun birliğini korumaya çalışmıştır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Şiiler, Peygamber Efendimize, Gadir-i Hum denen yerde Hz. Ali'nin hilafetinin bildirildiği yer olduğunu ve Allah'ın emri olduğunu söylüyorlar. Bu meselenin aslı nedir?
- Halifelik ilk olarak Hz. Ali'nin hakkı mıydı? "Ben kimin dostu isem Ali de onun dostudur." hadisini nasıl anlamamız gerekir?
- Dört halife ve dört mezhep imamlarının hayatını anlatır mısınız?
- Hz.Osman'nın halife seçilmesinde sahabeler adaletsiz davranmışlar mıdır?
- Hz. Ali'nin, Hz. Ebu Bekir'e biat etmediği doğru mudur?
- Hz. Ali Hz. Muaviye'yi Şam valiliğinden azletti mi?
- Hz. Hasan halifelik yapmış mı?
- HİLÂFET
- Şii mezhebi hak mıdır? Şiiler Müslüman sayılabilir mi?
- Şia, Şiilik ve Alevilik Ehl-i sünnet ve cemaatten midir?