Hayvanlardaki ruh ile insandaki ruhun farkları var mıdır?

Soru Detayı

- Görmek, işitmek nasıl ruha delil olabilir?

- Ruhun varlığını örnekle anlatmak mümkün müdür?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bütün canlılarda ruh denilen bir hayat iksiri vardır.  Ancak, hayvanlardaki ruh ile insanlardaki ruh arasındaki fark, insanlarla hayvanlar arasındaki fark kadar açıktır.

Allah sözlerinde israf etmediği gibi, yaratmada da israf etmez. Kur’an nasıl çok veciz ifadelerle çok geniş manalar ifade etmektedir, aynı şekilde yaratıklar da -her biri kendi yaratılış gayesine uygun- veciz bir donanıma sahiptir. Filin kendine mahsus donanımı, karıncanın kendine mahsus donanımından daha sanatlı değildir.

İşte bu zaviyeden bakıldığında rahatlıkla denilebilir ki, insan ve hayvan denilen varlıklar RUH ortak paydasına sahiptir. Fakat insanın ruhu, insana yakışan, hayvanın ruhu da hayvana yakışan bir özelliğe sahiptir. Her iki ruh da alemi emirden olmakla beraber, kendilerine harici bir vücut elbisesi giydirilmiştir. İnsan ruhu ise pek çok meziyetleri yanında ayrıca, başına şuur da takılmıştır. İnsanlar ile hayvanlar arasındaki fark, bu iki ruhun farklılığının göstergesidir.

Kur’an’da ruhun alem-i emirden olduğu ve hakkında insanların fazla bilgilerinin olmadığına ve olamayacağına işaret edilmiştir.

“Bir de sana 'rûh' hakkında soru sorarlar. De ki: 'Rûh Rabbimin emrindedir, O’nun bileceği işlerdendir. Size sadece az bir ilim verilmiştir.'” (İsra, 17/85).

Nitekim bugün de ilim çevrelerinde ruhun mahiyeti hakkında fazlaca bir bilgi yoktur. Ruhtan bahsedenler genellikle onun bedendeki icraatını dikkate alarak onu tanımlarlar. Fakat ilmî araştırmalar, beden üzerinde hâkim olan ve bedenden ayrı bir unsurun varlığını kabul etmektedir. Nitekim ölen bir insanın veya herhangi bir canlının bedeninden bir şeyin eksilmediği tespit edilmiştir. Bununla beraber, ölüm hadisesiyle birlikte insanın iradesi ve -beyin dahil- diğer donanımlarının fonksiyonlarını icra edemedikleri görülmektedir. Bu da cismani bedenden ayrı bir ruhun varlığına işaret etmektedir. (krş. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

- Ruh vardır ve bedenden bağımsızdır. Ancak, fiilleri bedenin organlarıyla uyum içindedir. Mesela, beynin bir bölgesi hasar gördüğü zaman, ruh o bölgenin faaliyetlerini iptal eder.

Bunu bir örnekle biraz daha iyi anlayabiliriz. Ruhun bedendeki durumu, âdeta bir odanın içindeki insanın durumu gibidir. Siz bir odadan dışarıyı ancak bir pencere vasıtasıyla görebilirsiniz. Burada gören pencere değil, oda içindeki insandır. Ruh da bu âlemi göz vasıtasıyla görmektedir. Yani gören göz değil, ruhtur.  Nasıl ki, odadan dışarıyı görmek için pencere gerekiyorsa, ruhun da dışarıyı görmesi için göz gereklidir.

Gözleri kapanan birisinin bu âlemi görmesi mümkün değildir. Ancak, onun ruhunda bir problem yoktur. Biz odadan ve hatta binadan dışarı çıktığımız zaman, artık pencere olayı yoktur. Her tarafı görebiliriz. Ruh da böyledir; bedeni terk ettiği zaman, kendi letafetine uygun bir kılıf giyer ve görmek için göze, işitmek için kulağa, düşünmek için beyne ihtiyacı kalmamıştır.

Diğer taraftan duvarların tuğlalarının değişmesi gibi, hücrelerimiz durmadan değişip yenilendiği halde, bu organların yaptıkları işler aynen devam etmektedir. Örneğin gözlerimizin hücreleri sürekli değişmekte, ancak görme özelliğimiz devam etmektedir. Aynı şey, diğer organlarımız için de geçerlidir. Bu da ruhun varlığına ayrı bir delildir. Demek ki, iş yapan beden değildir, ruh dediğimiz bir varlıktır.

Konumuza ışık tutacak şöyle bir olay anlatılır:

Bir zamanlar bir bedevi sahrada yol alıp giderken, devesi aniden hastalanıp ölür. Bedevi taaccüp ederek devesine şöyle der; "Demek sende, senden başka bir şey var ki, o hem seni hem beni hem de yükümü götürüyordu. Acaba, seni, beni ve yükümü götüren o kuvvet neydi?"

Bedevi haklıydı. Zira o vücut biraz evvel yürüyor, görüyor ve yük taşıyordu. Demek o vücuttan, bedevinin göremediği bir şey çıkıp gitmişti. İşte o, ruhtan başkası değildir.

Muntazaman idare edilen bir memleket bir sultanı gösterdiği gibi, beden de onda tasarruf ve hükmeden bir ruhu gösterir. Bir ülkeyi idare eden kumandanın kendisini inkâr etmesi ne kadar garipse, bir vücudu idare eden ruhun da kendi varlığını inkâr etmesi ondan binlerce derece daha gariptir...

İlave bilgi için tıklayınız:

İnsan bedeninde faaliyet gösterenin ruh olmadığını, beyin olduğunu; yani insanın beyinden ibaret bulunduğunu iddia edenlere nasıl cevap vermek gerekir?

Ruh nedir, ruhun mahiyeti anlaşılabilir mi? Ruh beyinden mi ibarettir? Ruh ile beden arasındaki ilgi nasıldır?

Ruhun varlığının delilleri nelerdir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun