Hakim güvenilir mi, Müstedrek sağlam mı?

Tarih: 22.05.2026 - 20:12 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hakim el Nisaburi ve el-Müstedrek ʿale’s-Sahihayn eseri hakkında bazı sorularım var: ‎ ‎
1. Mükerrer hadisler hariç el Müstedrek'te toplam kaç hadis vardır? ‎ ‎
2. Hadislerden kaç tanesi Buhari ve Müslimin şartlarına uygundur? ‎ ‎
3. Hadislerden kaç tanesi Sahih, Hasen, Zayıf, Çok zayıf. Mevzu/Uydurmadır? ‎ ‎
4. Muhaddislermizin bu kitap üzerine yaptığı çalışmalar varmı? varsa onlar bu eserde ki rivayetler hakkında ne demişdir bu konuda Muhaddislerin beyanlarını merak ediyorum? ‎ ‎
5. Şiiler bizlere kendilerine delil olabilecek bazı rivayetlerden bahis ederken en çok kullandıkları eserlerden biri el Müstedrek buradan bir hadis söylüyorlar Hz. Ali'nin Ehli Beytin faziletine dair ve bunu şia'ya delil olarak kullanıyorlar bazen de Ehli Sünnetin ve Sahabelerin aleyhine hadisler getiriyorlar metnin sonunda Nisaburi bu hadis iki sahihin (Buhari Müslim) şartlarına göre sahihdir ancak onlar bunu kitaplarına almamışdır diyor sonra biz o hadisi diğer Muhadislerden araşdırıyoruz onlar bu hadis hakkında Zayıf, Çok zayıf, ve ya Mevzu/Uydurma. diyorlar ‎ ‎
6. Nisaburi redd edilen hadisleri sahih görmesinin sebepleri nelerdir? tahkik'te ciddiyi hatalar yapmış olabilir mi? ‎ ‎
7. Şii olabilir mi? Şii'ise bidat ehli olacak kadar yanlışları var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hakim en-Nisabûrî ve el-Müstedrek hakkında genel bir değerlendirme

Hakim en-Nisaburî (321-405/933-1014), hadis ilminin en büyük hâfızlarından biri kabul edilen, hadislerin ravilerini, illetlerini ve sıhhat durumlarını çok iyi bilen muhaddislerden biridir. Dönemindeki alimler onun hadis hafızasındaki üstünlüğünü övgüyle dile getirmişlerdir. Nitekim Darekutnî, Ebû Hâzim en-Nîsâbûrî ve diğer birçok muhaddis onun hadis ilmindeki otoritesini açıkça kabul etmişlerdir.

Onun en meşhur eseri olan el-Müstedrek ale's-Sahihayn, Buhârî ve Müslim'in kitaplarına almadıkları, fakat onların şartlarına veya en azından sahih hadis şartlarına uygun olduğunu düşündüğü rivayetleri bir araya getirmek amacıyla kaleme alınmıştır. Hakim, kendi döneminde bazı kimselerin sahih hadislerin yalnızca Buhârî ve Müslim'de bulunan rivayetlerden ibaret olduğunu iddia etmeleri üzerine bu eseri yazdığını belirtmektedir.

Eserde sahabe ve tâbiîn sözleriyle birlikte yaklaşık 8803 rivayet bulunmaktadır. Bu sayı içerisinde mükerrer rivayetlerin de yer aldığı bilinmektedir. Mükerrerler çıkarıldığında kesin sayı konusunda farklı değerlendirmeler yapılmakla birlikte eserin hacmi oldukça büyüktür.

Ancak el-Müstedrek'in en çok tartışılan yönü, Hâkim'in sahih kabul ettiği bazı hadislerin sonraki muhaddisler tarafından aynı şekilde değerlendirilmemesidir. Özellikle Zehebi, Hâkim'in eserini baştan sona incelemiş ve “Telhîsü'l-Müstedrek” adlı eserinde birçok rivayetin hükmünü yeniden değerlendirmiştir.

Zehebî'nin tespitine göre el-Müstedrek'teki hadislerin önemli bir kısmı gerçekten Buhârî ve Müslim'in şartlarına veya en azından sahih hadis şartlarına uygundur. Bununla birlikte eserde hasen, zayıf, çok zayıf ve hatta mevzû (uydurma) kabul edilen rivayetler de bulunmaktadır.

Zehebî'nin genel değerlendirmesine göre kitabın yaklaşık yarısı Buhârî ve Müslim'in şartlarına veya bunlardan birinin şartına uygun hadislerden oluşurken, geri kalan kısmında farklı derecelerde zayıf rivayetler bulunmaktadır. Bu sebeple el-Müstedrek, baştan sona sahih hadislerden meydana gelen bir eser olarak görülmemiştir.

Muhaddislerin büyük çoğunluğu, Hâkim'in hadis ilmindeki otoritesini kabul etmekle birlikte, el-Müstedrek'teki hükümlerinin tamamının sorgusuz kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. İbn Kesîr, eserde sahih hadislerin yanında hasen, zayıf ve mevzû rivayetlerin de bulunduğunu ifade etmiştir. İbn Hacer el-Askalânî ise Hâkim'in hayatının son dönemlerinde hafızasının bir miktar zayıfladığına dair rivayetler bulunduğunu ve el-Müstedrek'i tamamladıktan sonra yeniden gözden geçirme fırsatı bulamadığını söylemiştir.

Bu durum, "Hâkim neden bazı zayıf veya mevzû hadisleri sahih kabul etti?" sorusunun da cevabını vermektedir. Muhaddisler bunun sebepleri arasında eserin ömrünün son dönemlerinde yazılmış olmasını, kitabın tamamını son bir ilmî kontrolden geçirememesini ve bazı raviler hakkındaki değerlendirmelerinde zaman zaman müsamahalı davranmasını göstermişlerdir.

Dolayısıyla burada hadis ilmine yabancı bir kişinin hatasından değil, çok büyük bir muhaddisin bazı içtihat ve değerlendirme hatalarından söz edilmektedir.

Şiîlik meselesine gelince; tarih boyunca bazı kişiler Hâkim en-Nîsâbûrî'yi Şiî olmakla itham etmişlerdir. Bunun temel sebebi, onun Hz. Ali ve Ehl-i Beyt'in faziletlerine dair çok sayıda rivayete eserlerinde yer vermesidir. Ancak başta Taceddin es-Sübkî, Zehebî ve birçok Ehl-i sünnet alimi bu ithamı kabul etmemiştir. Hakim, Şafiî mezhebine mensup bir Ehl-i sünnet alimidir.

Evet, Hz. Ali'ye karşı özel bir muhabbet beslediği anlaşılmaktadır; ancak bu durum onu Şiî veya Rafizî yapmaz. Zaten eserlerinde Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'ın faziletlerine de geniş şekilde yer vermiştir.

Bu sebeple Şiîlerin el-Müstedrek'ten delil getirmesi, o rivayetin otomatik olarak sahih olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde bir rivayetin el-Müstedrek'te bulunması da onun mutlaka zayıf olduğu anlamına gelmez.

Doğru yöntem, her rivayeti ayrı ayrı incelemek ve özellikle Zehebî'nin Telhîsü'l-Müstedrek'i, İbn Hacer, İbn Kesîr ve diğer hadis tenkitçilerinin değerlendirmeleriyle birlikte ele almaktır.

Özetle:

el-Müstedrek, hadis ilminin en önemli kaynaklarından biridir; ancak Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim seviyesinde bir eser değildir. İçindeki hadislerin tamamı sahih kabul edilmez. Bu nedenle eserde geçen her rivayet, muhaddislerin değerlendirmeleri ışığında ayrıca incelenmelidir.

Hakim en-Nisaburi ise Ehl-i sünnet'in büyük hadis imamlarından biri olup, bazı ilmî içtihat hataları sebebiyle tenkit edilmiş olsa da hadis ilmindeki otoritesi ve güvenilirliği genel olarak kabul edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Kāmus Tercümesi, III, 196.
Hâkim, el-Müstedrek (Atâ), I, 24; III, 61-147, 177, ayrıca bk. nâşirin mukaddimesi, I, 7-17.
a.mlf., Suʾâlâtü Mesʿûd b. ʿAlî es-Siczî maʿa esʾileti’l-Baġdâdiyyîn ʿan aḥvâli’r-ruvât (nşr. Muvaffak b. Abdullah b. Abdülkādir), Beyrut 1408/1988, nâşirin mukaddimesi, s. 9-26.
a.mlf., el-Medḫal ilâ maʿrifeti’ṣ-Ṣaḥîḥayn, Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 346/2.
a.mlf., el-Medḫal ilâ Kitâbi’l-İklîl (nşr. Fuâd Abdülmün‘im Ahmed), İskenderiye 1983, nâşirin mukaddimesi, s. 5-16.
Tirmizî, “Menâḳıb”, 20.
Nesâî, Ḫaṣâʾiṣu emîri’l-müʾminîn ʿAlî b. Ebî Ṭâlib (nşr. Ahmed Mîrîn el-Belûşî), Küveyt 1406/1986, s. 29-36.
Hatîb, Târîḫu Baġdâd, V, 473-474.
Sem‘ânî, el-Ensâb, II, 370-372.
Beyhakī, Târîḫ (Hüseynî), s. 33, 41, 45, 79, 98, 186, 262, 317, 440.
İbn Asâkir, Tebyînü keẕibi’l-müfterî, s. 227-231.
İbn Hayr, Fehrese, s. 223-224.
İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam, VII, 274-275.
İbrâhim b. Muhammed es-Sarîfînî, Târîḫu Nîsâbûr: el-Münteḫab mine’s-Siyâḳ (nşr. M. Kâzım el-Mahmûdî), Kum 1403/1362 hş., s. 5-6, ayrıca bk. nâşirin mukaddimesi, s. yâ-kâf.
İbn Hallikân, Vefeyât, IV, 280-281.
Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 1039-1045.
a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVII, 162-177.
a.mlf., Mîzânü’l-iʿtidâl, III, 608.
a.mlf., Maʿrifetü’l-ḳurrâʾ (Altıkulaç), II, 600-601.
Safedî, el-Vâfî, III, 320-321.
Sübkî, Ṭabaḳāt, IV, 155-171.
İbn Kesîr, el-Bidâye, XI, 355.
İbnü’l-Mülakkın, Muḫtaṣaru İstidrâki’l-Ḥâfıẓ ez-Zehebî ʿalâ Müstedreki Ebî ʿAbdillâh el-Ḥâkim (nşr. Abdullah b. Hamed el-Lahaydân – Sa‘d b. Abdullah b. Abdülazîz Âlü Humeyyid), Riyad 1411.
İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, V, 232-233.
a.mlf., el-Mecmaʿu’l-müʾesses li’l-muʿcemi’l-müfehres (nşr. Yûsuf Abdurrahman el-Mar‘aşlî), Beyrut 1413/1992, I, 329-330.
İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, IV, 238.
Musannif, Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye (nşr. Âdil Nüveyhiz), Beyrut 1402/1982, s. 123-125, 222.
Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 55, 87, 144, 165, 308, 394, 430, 582; II, 1011, 1160, 1277, 1298, 1642, 1839, 1840.
İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, III, 176-177.
Brockelmann, GAL, I, 175; Suppl., I, 276-277.
Richard N. Frye, “City Chronicles of Central Asia and Khurasan”, Zeki Velidi Togan’a Armağan, İstanbul 1950-55, s. 405-420.
Sezgin, GAS, I, 221-222.
Şâkir Mustafa, et-Târîḫu’l-ʿArabî ve’l-müʾerriḫûn, Beyrut 1980, s. 118-119.
Hasan es-Sadr, Teʾsîsü’ş-Şîʿa, Beyrut 1401/1981, s. 294-295.
Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VI, 227.
Kays Âl-i Kays, el-Îrâniyyûn, II/2, s. 474-481.
Zeki Velidi Togan, Tarihte Usûl, İstanbul 1985, s. 192.
Sâlihiyye, el-Muʿcemü’ş-şâmil, II, 130-132.
Kettânî, er-Risâletü’l-müstetrafe (Özbek), s. 14, 47, 194, 244, 283, 314, 319, 323, 340, 356, 419, 425.
H. Ritter, “Philologika XIII: Arabische Handschriften in Anatolien und İstanbul”, Oriens, III/1 (1950), s. 72-73.
bk. DİA, Hakim Nisaburi ve Müstedrek md.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun