Habil, Kabil; Ye'cüc, Me'cüc; Talut, Calut isimler neden birbirine benzer?

Soru Detayı

- Kur'an'da isimler neden bir birine benzer?
- Sadece 1, 2 harf farkı var. Habil, Kabil; Yecüc, Mecüc; Talut, Calut?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kabil, Habil kıssası var, fakat onların ismi Kur’an da geçmez.

Ye'cüc ve Me'cüc, birer ünvandır.  Muhtemelen kısa boyları ve kalabalık nüfuslarıyla diğer uluslar üzerinde korku oluşturan doğu Asyalı topluluklardır.

“Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu. 'Ey Zülkarneyn!' dediler, 'Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir harc/vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?'" (Kehf, 18/93-94)

mealindeki ayetlerden, bu toplulukların Çin Seddi’nin yapılmasına sebebiyet veren ve oralarda yaşayan iki grup insanlar olduğunu anlamak mümkündür.

Bediüzzaman Hazretlerinin bu konudaki görüşleri de konumuza ışık tutmaktadır:

“Alâmet-i kıyametten olan Ye'cüc ve Me'cüce ve Sedde dair, bir risalede bir derece tafsilen yazdığımdan ona havale edip şurada yalnız şunu deriz ki: Eskiden Mançur, Moğol ünvanıyla içtimaat-ı beşeriyeyi zîr ü zeber eden taifeler ve Sedd-i Çinî'nin yapılmasına sebebiyet verenler, kıyamete yakın yine anarşistlik gibi bir fikirle medeniyet-i beşeriyeyi zîr ü zeber edecekleri, rivayetlerde vardır.” (bk. Sözler, s. 345)

- İbn Aşur da bunların Moğol ve Tatar kabilelerine mensup milletlerden olduğuna işaret etmiştir. (bk. İbn Aşur, Kehf 94. ayetin tefsiri)

Demek ki, bu iki isim iki grup insan topluluğunun unvanlarıdır. Bu kelimelerin ortak paydası ECCE/ECCECE maddesidir. Bu kelime, içi içe yoğunlaşmak, sıkışmak, alev alev yanmak manasına gelir. (krş. İbn Aşur, a.g.y).

Buna göre, fitne ateşini körükleyen iki kalabalık grup olduğu için iki isimle Ye’cüc-Me’cüc adını almıştır.

- Talût’un asıl adı Şavul’dur. Kur’an bunu Talût olarak kullanmıştır.

Talût kelimesi uzunluk manasına gelen T-V-L maddesinden türemiştir. Bununla onun uzun boylu olduğuna ve bu vasıf ile o günkü peygamber Samvail’e (veya Şemvil: Kurtubi, ilgili yer) Melik olacak kişinin o olduğuna bir sinyal verilmiştir.

Bu isim aynı zamanda düşman ordusunun komutanlarından olan ve kahramanlığıyla ün salmış Calût’a karşı denk bir pozisyon için bir benzetme de yapılmış olabilir. (bk. İbn Aşur, Bakara 247. ayetin tefsiri)

- Kanaatimizce, Talût kelimesi, bir mübalağa sîgası olup, T-V-L maddesinden gelmekle, onun sadece fiziki genişliğine değil, aynı zamanda onun gücünün ve  ilminin de genişliğine işaret edilmiştir. Bu husus, Calût’un dengi bir pozisyon olduğu gibi, aynı zamanda ilgili ayetin ifadesinde de görebiliriz:

“Peygamberleri onlara dedi ki: 'Allah, size hükümdar olarak Tâlût’u gönderdi.' Onlar ise; 'Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken ve ona bol mal verilmemişken o bize nasıl hükümdar olabilir?' dediler. Peygamber; ‘Allah onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti onu bilgi ve kuvvet bakımından sizden üstün kıldı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah lütfu bol olan ve her şeyi bilendir.’ dedi.”

Calût’un Yahudi kitaplarındaki asıl ismi, Cülyat’tır. (İbn Aşur, Bakara 250. ayetin tefsiri) Kur’an’da bu da değiştirilerek Calût şeklinde kullanılmıştır.

Calût, kelimesi, C-L-T maddesinden türetilmiş Talut gibi Faalût kalıbında bir mübalağa sigasıdır. Manası Celede kelimesiyle aynıdır (Lisanu’l-Arab, CLT maddesi) ve güçlü, kuvvetli manasınadır.

Talût, Davûd, Calût isimlerinin hepsinin aynı kalıpta kullanılması, iki muarız taraftan mümin olan Talût ve Davûd (güzel yüzlü, güzel sesli) ile, kâfir olan Calût isimlerinin -güç- kuvvet ve kahramanlık bakımından dengeli olan pozisyonlarına uygun olarak onların isimlerindeki şiirsel kafiyedeki denkliliklerine işaret edilmiş de olabilir.

Özetle, bu kelimelerin benzerliği manalarının ve fonksiyonlarının benzerliğini göstermektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR