Günah işleyenlere karşı Allah'ın rahmeti hakkında bilgi verir misiniz?

Tarih: 31.07.2006 - 12:49 | Güncelleme:

Soru Detayı
Ben bazen ümitsizliğe düşüyorum, bana Allah'ın rahmetinden bazı örnekler verebilir misiniz?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cenâb-ı Hak, tövbe edilen her günâhı affeder. Bir kâfir, küfrüne tövbe ederse, mü'min olur, bütün günâhları affolur. Bir mü'min de her çeşit günâhı işlese, hattâ Allah'a şirk koşsa, sonra pişman olup tövbe etse, Allah Teâlâ yine affeder. Kur'ân-ı kerîm'de meâlen buyuruldu ki:

"Ey günâhta haddi aşanlar, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günâhları affeder. O, gafûrurrahîmdir, affı, merhameti çoktur." (Zümer, 39/53)

Tövbe Eden Affolur

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

"Tövbe eden, günâh işlememiş gibi olur." (İbni Mâce)

"Hak Teâlâ buyurdu ki, kulumun, günâhı göklere kadar yükselse, benden ümit kesmeyip, af dilerse affederim." (Tirmizî)

"Günâhınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tövbe edince, Allah Teâlâ tövbenizi kabûl eder." (İbni Mâce)

"Allah'ın Rab, benim de peygamber olduğuma yakînen inanana, cehennem harâm olur." (Hâkim)

"Hak Teâlâ 'Günâhını affımdan büyük görene şiddetli gazâp edirim.' buyurdu" (Deylemî)

"Allah'ın rahmetinden ümit kesmiyen fâsık, Allah'ın rahmetinden ümit kesen âbidden, rahmete daha yakındır." (Hâkim)

"Allah'ın rahmeti bu kadar bol iken O'nun rahmetinden hiç ümit kesilir mi?"

"Allahı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin!" (Taberânî)

"Allah Teâlâ, hiç kimsenin hatırına gelmiyen bir mağfiretle, günâhkâr Müslümanları affeder." (Beyhekî)

"Allah Teâlâ buyurdu ki, 'Ey kulum, af dilersen, günâhlarının çokluğuna bakmadan affederim. Günâhların bulutlara kadar yükselse de affederim. Yer dolusu günâhla gelsen, yer dolusu mağfiretle karşılarım. Yeter ki îmân ile gel!' " (Tirmizî)

İnsanın, devamlı cehennemi hatırlayıp ona göre adımlarını kontrol etmesi, kemalatının göstergesidir. Ama bu cehennemi hatırlama, kendi hayatını zehire dönüştürmemek ve Allah’tan ümit kestirecek seviyeye getirmemek şartıyladır. Böylece insan her adım atışta “Acaba bu adımım beni cehenneme mi götürüyor?” diye bir muhasebe içerisinde olmasını da sağlayacaktır.

Allah bazı insanları cehennem için yaratmamıştır; aksine cehennemi bazı insanlar için yaratmıştır. Mesela, bir devlet hapishane yapar, ama bu hapishaneyi falan falan insanlar içeriye tıkılsın diye yapmaz. Bu hapishaneyi kim hakkederse onu içine almak için yapar. Aynen bunun gibi, Allah hakkedenlere cehennemi inşa etmiştir. Yoksa “falan insanlara cehennemi hazırladım" demek Cenab-ı Hakk'ın adaleti ve hikmetine uymaz. Çünkü bu gibi insanlar hiç cehennemi hak etmemişlerse itiraz hakları olur.

Cehennemin ismi çok insanları korkutmaktadır; öyle olmalıdır da. Fakat kimin cehenneme kimin cennete gideceğini bilmediğimiz için, devamlı uyanık olmak zorundayız. Söylediğimiz her sözü tartıp öyle konuşmak gerektir.

Ümit ve korku arasında olmak, her insan için lazım olan bir dengedir. Zira, ne kadar Müslüman olursak olalım, yine imansız ve cehennemlik ölebilmemiz mümkündür. Ne kadar günahkâr yaşasak yaşayalım, sonunda Cenab-ı Hak tövbe nasip eder, imanlı ve cennetlik gidebiliriz.

Hz. Ebu Bekir (r.a.)’in şöyle söylediği nakledilir:

"Gökten bir ses duysam ki 'Tüm insanlar cennette olacak, bir kişi cehennemde.' diye, korkarım ki cehenneme gidecek o bir kişi ben miyim? Yine 'Tüm insanlar cehennemde olacak bir kişi cennette.' denilse, ümid ederim ki acaba cennete gidecek o bir kişi ben miyim?"

Müslümanın imanı "Havf ve Reca", korku ve ümit arasında olması gerekir. Hiç kimse Allah'ın azabından emin olamaz. Ancak onun gazabından rahmetine, azabından bağışlamasına sığınarak cennetini ümid ederler. Biz de bu dengeyi muhafaza etmeliyiz. İbadetimizi hakkıyla yapıp Cenab-ı Hakk'ın bizi cennetlikler listesine almasını ümit etmeliyiz.

İlave bilgiler için tıklayınız: 

Günaha Karşı Tövbe... 

Bir Günaha Birçok Sevapla Karşı Koyma Çaresi...

- "Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa öyle muâmele ederim." hadisin açıklaması ve Allah'a hüsnüzan beslemek, havf ve reca ortasında bulunmak hakkında bilgi verir misiniz?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun