Furkan 63, 64 ve 65. ayetlere bakarsak cehennemden çıkış yok gibi?

Soru Detayı

- Cehennemden çıkış var mı?
- Ehli sünnet inancına göre günahları ağır gelen Müslümanlar cehennemde cezalarını çektikten sonra cennete girecek diye biliyordum. Hem bununla ilgili sahih hadisler de var. Lakin bu Furkan Suresi'nde bu ayetlere bakınca cehennemden çıkış olmadığı, cehennem azabının devamlı olduğu anlaşılmıyor mu? Bu ayetleri nasıl anlamalıyız?
- Özellikle 65. Ayette cehennem azabının geçici olmadığı vurgulanıyor. İşte Furkan suresinden gecen 63, 64 ve 65. ayetler:

63. O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler).
64. Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kıyamlar ederek yatarlar.
65. Onlar ki, şöyle derler: Cehennem azabını üzerimizden sav! Doğrusu onun azabı geçici bir şey değildir.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin meallerini bir daha görelim

63. O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler).

64. Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kıyamlar ederek yatarlar.

65. Onlar ki, şöyle derler: Cehennem azabını üzerimizden sav! Doğrusu onun azabı geçici bir şey değildir.

66. Orası ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır.

Asıl müşkül / sorun, 65-66. ayetlerde yer alan özet olarak; “Doğrusu onun azabı geçici bir şey değildir, daimidir, çok kötü bir yerleşim yeridir.” şeklindeki ifadedir.

Genellikle meallerde “daimi” kelimesiyle ifade edilen ayetlerin metnindeki kelimeler şöyledir: “Ğarâm / Müstekarr / Mukâm”

“Ğaram” kelimesinin lügat anlamı, yapışmak, yapışıp kalmaktır. Borcu ödemenin gerekliliğine delalet ettiği için  borçluya da “ğarim” denilmiştir.

Bu ayette yer alan “Ğarâm” kelimesi, devamlılıktan ziyade, suç ile cehennem azabı arasındaki “lüzumu beyyin”le suç-ceza ilişkisine işaret etmektedir.

- Muhammed b. Kab el-Kurezi’nin ifade ettiği gibi, Allah kafirlerden nimetlerinin şükrünü istedi, onlar ise bu şükrü eda etmedikleri için  Allah’a “ğarim” /borçlu kaldılar. Artık borçlarının ödenme şekli, ancak cehennem azabıyla mümkündür. Bu sebeple cehennem azabı “Ğarâm” olarak ifade edilmiştir. (bk. Razi, Meraği, ilgili yer)

Bu kelime aynı zamanda “helak olmak, mahvolmak, büyük zarar uğramak” gibi manalara da gelir. (bk. Nazmu’d-durer, ilgili yer)

Bu manasıyla da “Ğarâm” kelimesi yalnız “daimi azabı” değil, “geçici azabı” da kapsar. Çünkü cehennemde bir tek gün kalmak bile mahvolmaya yeter.

- Aynı manaya gelse bile, Kur’an’da iki kelimenin aynı yerde aynı manada kullanılması, onun belagat ve fesahatiyle bağdaşmaz.

O halde bu iki kelimenin farklı anlamları üzerinde durmak gerekir.

Bunlardan “mustekarr” kelimesi, bazen devamlılığı ifade etse bile, asıl manası itibariyle -herhangi bir süreye bakmaksızın- “bir yerde karar kılmak, bir yerde kalmak” anlamını ifade eder. Bu kalma süresi devamlı da olabilir, geçici de olabilir.

“Mukâm” kelimesi ise, bir yerde “daimi / süresiz” kalmayı ifade eder.  

Buna göre:

Ayette yer alan ve herhangi bir süreyi belirtmeyen “müstekarr” kelimesi, burada geçici bir süreyi ifade eder ve günahkar müminler için geçerlidir.

Devamlılığı ifade eden “mukâm” kelimesi ise, ebedi cehennemde kalacak olan kâfirler için söz konusudur.

Nitekim, Razi de bu iki kelimeden birincisinin müminlere, ikincisinin ise kafirlere işaret ettiğini belirtmiştir. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.456 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun