Ehl-i sünnet mezhep imamlarının, tasavvuf lehine veya aleyhine sözleri var mıdır?

Tarih: 04.05.2013 - 02:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Tasavvuf, İslam’ın özünde var olan güzel ahlak manzumesidir. Tasavvuf, tarikat değildir. Tarikatlar daha sonra çıkmış ve tasavvuf hayatını yaşamayı belli bir sistem içerisinde düzenlemeyi hedefleyen kurumlardır. Bu sebeple, önce bu iki hakikati birbirinden fark etmek gerekir.

Bu gerçeği göz önünde bulundurduğumuzda, İslam alimlerinin tasavvufun aleyhinde bir şey söylemeleri mümkün değildir. Kurum olarak Tarikatlarda yer alan bazı kimselerin yanlışları olabilir. Ancak bu yanlışları bütün tarikat ehline mal etmek insafsızlıktır.

Bu kısa özet bilgiden sonra, dört mezhep imamının tasavvufun lehinde olan bazı sözlerini yazabiliriz:

Rivayete göre, meşhur tasavvuf erbabı Davud et-Taî, fıkıh ve tasavvuf ilminin İmama-ı Azam’dan almıştır. (bk. ed-Durru’l-Muhtar, 1/43)

Rivayet edildiğine göre İmam Malik şunlar söylemiştir:

“Tasavvuf bilmeyen Fıkıhçı fıska girer. Fıkıh bilmeyen sufi zındıkaya girer. İkisini bir araya getiren ise gerçekle buluşur.” (bk. Haşiyetu Ali el-Adevî, Ala Şerhi’l-İmam ez-Zerkani, 3/95)

Rivayete göre, konuyla ilgili meşhur bir hadisin manasını kendinde seslendirmek için İmam Şafii şöyle demiş:

“Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi: Tekellüflü / yapmacık hareketlerden kaçınmak; yaratıklara, insanlara karşı şefkatli davranmak; tasavvuf ehlinin yolunda gitmek.” (Acluni, Keşfu’l-hafa, 1/341)

Yine İmam Şafi’nin şöyle dediği nakledilmiştir:

“Ehl-i tasavvufla yaptığım arkadaşlıktan, sohbetlerden şu üç kelimeyi öğrendim:

a) Vakit bir kılıçtır, eğer sen onu kesmezsen, o seni keser.

b) Nefsini hak ile meşgul etmezsen, o seni batılla meşgul eder.

c) Yokluk / yoksulluk bir korumadır (günahlardan korur). (bk. Suyuti, Teyidu’l-Hakikati’l-Aliye, s. 15)

Kaynakların bildirdiğine göre, İmam Ahmed b. Hanbel, önceleri oğluna, kendilerine sufi diyen adamların meclislerine gitmemelerini, onların cahil olduklarını söylüyordu. Ehl-i tassavuftan Hamza el-Bağdadi ile yakından görüşüp tanıştıktan sonra, artık oğluna:

“Tasaffuf ehlinin meclislerine git. Çünkü onlar, ilim, murakabe, Allah korkusu, zühd ve ulüvv-ü himmet bakımından bizden daha ileridedir.” demiştir. (bk. Şeyh Emin el-kurdî, Tenviru’l-Kulub, s.405)

İlave bilgi için tıklayınız:

Tasavvuf nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun