Eğer bu çocuk yaşarsa, o ihtiyarlamadan Kıyamet kopar, ne demek?

Soru Detayı

Enes b. Malik'in (r.a.) anlattığına göre: Bir adam, Resulüllah'a: Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Bu sırada yanında Ensar'dan Muhammed adında bir çocuk bulunuyordu. Allah Resulü (a.s.): "Eğer bu çocuk yaşarsa umulur ki o ihtiyarlamadan Kıyamet kopar" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5249.
Hadise göre çocuk ihtiyarlamadan kıyamet kopar yazıyor. Ne anlamamız lazım?
İlk okuyunca kuşkulandım.şimdiden vereceğiniz cevap için teşekkürler..

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir hadiste anlatıldığına göre Hz. Peygamber (asm) Efendimize kıyametin ne zaman kopacağı sorulunca yanında duran bir çocuğa bakarak şu cevabı vermiş: “Bu çocuk ihtiyarlamadan kıyamet size gelip çatacaktır.” (Buharî, Rikak 42, Edcb 95; Müslim, Fiten 136, 137, 138, 139; Ahmed b. Hanbel, 3/192, 213)

Yani Hz. Peygamber´in zamanında yaşayan nesil, o çocuk ihtiyarlamadan son ferdine kadar ölüp ahiret alemine göçeceklerdir.

Nitekim bazı kimseler “Ölenin kıyameti kopar” derler. Bu anlamda söylenirse bu söz doğrudur.

Bu kısa açıklamadan sonra ilgili hadisleri verelim:

Bedeviler Rasûlullah (asm)´ın yanına geldiklerinde ona kıyametin ne zaman kopacağını sordular. O da onların en gencine bakıp şöyle buyurdu: “Eğer bu yaşarsa, kendini ihtiyarlamadan kıyamet kopar.” (Müslim, Fiten 136)

Yanında Ensar´dan Muhammed adında bir çocuk bulunan bir adam, Rasûlullah (asm)´a: “Kıyamet ne zaman kopacak ” diye sordu. Rasûlullah (asm) ona şu cevabı verdi:

"Eğer bu çocuk yaşarsa, umulur ki kendisi ihtiyarlamadan kıyamet kopar." (Müslim, Fiten 137)

Adamın biri Peygamber (asm)´a: “Kıyamet ne zaman kopacak ” diye bir soru sordu. Peygamber (asm) sustu, sonra Ezd-i Şenue kabilesine mensup önünde duran bir çocuğa baktı ve şöye dedi:

“Eğer bu (çocuk) yaşarsa, kendisi ihtiyarlamadan kıyamet kopar.” (Müslim, Fiten 138)

Hz. Enes dedi ki: O çocuk o gün benim yaşıtımda.

Hz. Enes şöyle demiştir: Muğire b. Şube´nin benim yaşımdaki bir kölesi yanımıza geldi. Onu gördüğünde Peygamber (asm) şöyle buyurdu: “Eğer bu hayatta kalırsa, ihtiyarlamadan kıyamet kopar.” (Buharı, Edeb 95; Müslim, Fiten 139)

Bütün bu rivayetler, Hz. Peygambere kıyametin kopma vaktinin bir kaç kez sorulduğunu ve onun da bu soruya müteaddit cevap verdiğini gösteriyor.

Söylenmek istenen, o çocuğun ihtiyarlaması çağına varmadan asıl büyük kıyametin kopacağı vakti belirlemek değildir. Asıl amaç, o zaman yaşamakta olan kuşağın, o çocuk ihtiyarlamadan sona ermiş olacağıdır.

Nitekim bir hadiste şöyle buyurulmuştur:

“Bana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorsunuz. Buna dair bilgi, ancak Allah katındadır. Allah´a yemin ederim ki, bu gün yeryüzünde soluk almakta olan kimselerin üzerinden yüz sene geçmeyecektir.” (Müslim, Fedâilu's-Sahabe 218)

Hz. Aişe´nin şu rivayeti de bunu teyit etmektedir: “(İşte o zaman) kıyametiniz kopar.” (Müslim, Fiten 136)

Bu şu demektir:

Ölen bir kimse, kıyametin hükmüne girer, onun için kıyamet kopmuş demektir. Aynı şekilde bir asırda yaşayan insanlar vefat edince, o asrın da kıyameti kopmuştur.

Bu açıdan her insan kendi ömrünü, her nesil kendi neslini, her asır kendi asrını esas alarak ahirete hazırlanmış olur.

Böylece, dünyanın ömrünün daha uzun olması ve asıl kıyametin daha gelmemesi hiç kimseyi aldatmaz ve gaflete sürüklemez. Her an, kendi kıyameti kopacak gibi ebedi hayatına hazırlanır.​

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
182 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun