Dünyada bana itaat edin, cennette dilediğinizi vereyim, kudsi hadis mi?
Dünyada bana itaat edin, cennette dilediğinizi vereyim, kudsi hadis mi?
"Siz dünyada benim dediğimi yapın, ben de cennette sizin istediklerinizi yapayım." anlamında bir hadis-i kudsî var mıdır?
Değerli kardeşimiz,
Doğrudan bu ifadeyle rivayet edilmiş sahih bir hadis-i kudsî tespit edemedik. Ancak ifade ettiği genel mana, Kur'an-ı Kerim ve sahih hadislerde yer alan temel prensiplerle uyumludur.
Allah Teâlâ kullarından kendisine iman etmelerini, emir ve yasaklarına uymalarını istemiş; bunun karşılığında da rahmetini, mağfiretini ve cennetini vaat etmiştir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız Benden korkun." (Bakara, 2/40)
Ayette geçen "Benim ahdime vefa gösterin ki Ben de size olan ahdimi yerine getireyim." ifadesi, Allah'ın kullarından iman ve itaati istemesi; buna karşılık yardımını, mağfiretini ve cennetini vaat etmesi anlamına gelir. Bu ilke yalnızca İsrailoğullarına değil, bütün müminler için de ibret ve öğüttür.
Nitekim Allah Teâlâ başka bir ayette şöyle buyurur:
"Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaat etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur." (Tevbe, 9/72)
Cennet ehline verilecek nimetlerin büyüklüğü de şu ayetlerde haber verilmiştir:
"Orada canlarının arzu ettiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Siz orada ebedî kalacaksınız." (Zuhruf, 43/71)
"Onlar için orada diledikleri her şey vardır; katımızda ise daha fazlası da vardır." (Kâf, 50/35)
Bu manayı Hz. Peygamber (asm)' Efendimizin naklettiği bir hadis-i kudsî de açıkça ifade etmektedir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbinden geçirmediği nimetler hazırladım." (Buhârî, Bedʾü'l-Halk, 8; Müslim, Cennet, 2)
Yine başka bir hadis-i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Kulum Bana farzlarla yaklaştığı gibi başka hiçbir şeyle yaklaşamaz. Kulum nafile ibadetlerle Bana yaklaşmaya devam eder; nihayet onu severim. Onu sevdiğim zaman... Benden isterse mutlaka ona veririm; Bana sığınırsa mutlaka onu korurum." (Buhârî, Rikāk, 38)
Bütün bu ayet ve hadisler birlikte değerlendirildiğinde şu hakikat ortaya çıkmaktadır:
Allah Teâlâ, kullarından dünya hayatında iman, ibadet ve itaat istemekte; bunun karşılığında ise cennette hayal dahi edilemeyecek nimetleri, ebedî mutluluğu ve hepsinden üstün olarak kendi rızasını vaat etmektedir.
Dolayısıyla "Siz dünyada Allah'ın dediğini yapın, Allah da ahirette size dilediğiniz her şeyi versin." veya "Dünyada bana itaat edin, cennette dilediğinizi vereyim." şeklinde bir kudsi hadis bulamadıysak da, Kur'an ve sahih hadislerde bildirilen bu genel hakikati özetleyen, manaca doğru ifadeler olarak değerlendirilebilir.
Bu sebeple bunları hadis diye nakletmemek, fakat ayet ve sahih hadislerin özünü ifade eden hikmetli sözler olarak görmek daha isabetlidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Ben ilmi açlığa koydum, insanlar onu toklukta arıyorlar, sözü hadis midir?
- KUDSİ HADİS
- Sünnetle Yaşamak- 351. GÜN
- TEVVÂB
- Ayet ve hadislerde dua ediliş şekilleri nasıldır?
- Kudsi hadisler Allah’ın sözü mü Hz. Muhammed'in sözü mü?
- Ahirette peygamberimizle nasıl komşu olunur?
- Hadis-i kutsi ile Kur'an-ı Kerim ayetlerinin arasında fark nedir; önem derecesi bakımından hangisi daha önemlidir?
- Allah'ı her gün görmek cennette mümkün müdür?
- Cennette rü’yet yani Allah’ı görme olacak mıdır?