Cuma günü sabah namazında sonra camide kalan kişiyle ilgili hadis var mıdır?

Tarih: 07.02.2015 - 03:53 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hadislerin kaynakları ve sıhhat dereceleri nedir?
1) ``Ebu Salih de Ebu Hüreyre'den (ra) şunu rivayet etmiştir: Allah Resulü (sav) buyurdu ki: "Kim cuma günü sabah namazını cemaat içinde kılar, sonra mescidde kalır ve güneş doğuncaya kadar Allah Teala'yı zikrederse, onun için Firdevs-i A'la cennetinde yetmiş derece olur. Oradaki iki derecenin arasını iyi cins at yetmiş yılda alır. Kim de cuma namazım cemaatle birlikte kılarsa Firdevs-i A'la cennetinde elli derecesi olur ve bir derecesini cins at elli yılda alır.´´[Tezkireti'l Kurtubi, s. 333/591]
2) “Kim Fatiha’yı okursa Tevrat, Zebur, İncil, Furkan ve İdris A.S.’a İbrahim A.S.’a indirilen kitap ve sahifeleri yedi defa okumuş gibi sevap alır. Fatiha-i şerife’nin her harfine bir derece verilir. Her derece yer ile gök arası kadardır.”
3) Hurilerden her kadının üzerinde yetmiş kat elbise vardır ki birinin rengi diğerinde yoktur. Keza kendisine diğerinde bulunmayan yetmiş çeşit renkli koku verilir. Hurilerden her kadın için, inci ile süslenmiş kırmızı yakuttan yetmiş taht, her taht üstünde yetmiş döşek, her döşek üzerinde koltuk vardır. Hurilerden her kadın için ihtiyacı ve hizmeti için yetmiş bin hizmetçi kız ve yetmiş bin hizmetçi erkek vardır. Her hizmetçinin beraberinde, içinde çeşitli yemek bulunan altından tepsiler vardır ki müminlerden biri öbüründe önceki kapta bulamadığı tadı, lezzeti bulur... [Tezkireti'l Kurtubi, s. 333/591]

Cevap

Değerli kardeşimiz,

1) Bu hadisin tashihi ile ilgili bir bilgiye rastlayamadık.

Bununla beraber, Tirmzi’de benzer bir rivayet şöyledir:

“Kim sabah namazını cemaatle kılar, sonra da güneş doğuncaya kadar oturup zikreder, sonra iki rekat namaz kılarsa, bir hac ve bir umre sevabını alır.” (Tirmizi, Salat, 412)

Bu gibi sevapların zikredildiği hadis rivayetlerinde bunun her zaman herkes için olduğu anlamına gelmez.

Teşvik maksadıyla zikredilen ve önemli şartlara bağlı olarak bazı fertler hakkında kabulü mümkün olan bir husus olarak değerlendirmek gerekir.

Bu konuda Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri önemlidir:

“...Meselâ, 'Kim iki rek'at namazı filan vakitte kılsa, bir hac kadardır.' İşte iki rek'at namaz bazı vakitte bir hacca mukabil geldiği hakikattır. Her bir iki rekat namazda bu mana külliyet ile mümkündür.”

“Demek şu nevideki rivayetler, vukuu bilfiil daimî ve küllî değil. Zira kabulün madem şartları vardır, külliyet ve daimîlikten çıkar. Belki ya bilfiil muvakkattır, mutlaktır veyahut mümkinedir, külliyedir. Demek şu nevi ehadîsteki külliyet ise, imkân itibariyledir….” (bk. Sözler, s. 347)

 2) Sorudaki şekliyle Fatiha suresiyle ilgili bi rivayete rastlayamadık.

- Ebu Ubeyde’nin Hasan-ı Basri’den mürsel olarak yaptığı bir rivayette şu ifadelere yer verilmiştir: “Kim Fatiha suresini okursa, Tavrat, İncil, Zebur ve Furkan’ı okumuş gibi olur.” (Ebu Ubeyde, El-Fedailu’l-Ku’an, 1/221)

3) Bu hadis rivayetinden biri -birkaç kelime farkıyla- İbn Asakir  tarafından rivayet edilmiştir.Senedinde “mükeru’l-hadis” olarak bilinen bir raviden ötürü bu rivayet zayıf kabul edilmiştir. (bk. Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, h. no: 10810)

- Yine çok benzer, hatta sorudaki rivayetin tıpkısı bir rivayet de Ebu Yala tarafından tahriç edilmiştir. Bunun da senedinde  zayıf bir ravi olduğu için bu rivayet de zayıf sayılmıştır. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no:4781)

İlave bilgi için tıklayınız:

Okunan dualara, yapılan ibadetlere verilen sevaplarla ilgili rivayetler ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun