Bütün sahabeler savaşa girmek istemezken, Hz. Muhammed neden savaştan vazgeçmemiştir?

Soru Detayı

- Hz. Muhammed (asm) Uhud savaşında, savaşa gitmek için hazırlandıktan sonra genç sahabelerin pişman olmasıyla savaşa girmekten vazgeçilmesini istemişler ve Hz. Muhammed (asm) "Hiçbir peygamber zırhını giydikten sonra çıkarmaz." demiştir. Bütün sahabeler savaşa girmemekte mutabıkken Hz. Muhammed (asm) neden vazgeçmemiştir?

- Ayrıca, Cevşen duasıyla ilgili olarak zırhın çıkarılması olayının aslı nedir, ne zaman olmuştur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Zırh giymek, savaşa karar vermek, savaşmaya azmetmek anlamına gelir. 

Uhud savaşı konusunda Hz. Peygamber (asm) sahabeleriyle istişare etmiş, istişareden savaşa girme kararı alınmış olduğundan, o da savaşa girmek üzere zırhını giymiştir. 

Öyle anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber (asm)'in zırhını giydikten sonra çıkarmaması şu ayetin emrine uygun bir tavırdır:

“İşleri onlarla müşavere / istişare et! Bir kere de azmettin mi, yalnız Allah’a tevekkül et!” (Âl-i İmran, 3/159)

Zırhı giymek, savaşa katılma yolundaki kararlılığın ve azmin simgesidir. Bu kararlılık ve azimden sonra geri dönmek ise, nübüvvet makamına göre olması gereken tevekkül anlayışına aykırıdır. Diğer peygamberler de benzeri mesajları aldıkları için, Efendimiz (asm), bu hükmü onları da kapsayacak şekilde: “Bir peygamber zırhını giydikten sonra onu çıkarması, savaşa girmekten vazgeçmesi yakışmaz.” manasına gelen bir ifadeyle ortaya koymuştur.

- Cevşenle ilgili zırhın çıkarılması, Uhud yolunda olduğu bildirilmiştir. Bunu, Gümüşhanevi hazretlerinin “Mecmuatu’l-Ahzab”ından (3/231-232/M. İbn Arabi cildi) öğreniyoruz. Ancak bu Uhud’a çıkma zamanını bilemiyoruz. 

Eğer bu zaman dilimi, savaşa çıkarken olmuşsa, bu takdirde, Hz. Cebrail’in “Zırhı çıkar bunu (Cevşeni) oku.” şeklindeki tavsiyesi, gerçekten zırhın çıkarılmasından ziyade, Cevşen duasının tesirinin büyüklüğüne işaret olarak değerlendirmek gerekir.

Çünkü, Uhud savaşı esnasında Hz. Peygamber (asm)'in zırhlı olduğu bilinmektedir. Buna göre âdeta şöyle denmek istenmiştir: “Bundan böyle arzu edersen zırhı bile çıkarabilirsin; sadece bu Cevşen duasın okuyarak  Allah’a sığınabilirisin.”

Şayet bu olay Uhud savaşından başka bir günde vuku bulmuşsa, zaten bir problem yoktur. 

Tekrar edelim ki, hangi zaman diliminde olursa olsun, “Zırhı çıkar Cevşeni oku!” manasına gelen ifadeyi, yerine getirilmesi zorunlu bir emirden ziyade, Cevşen duasının tesirinin gücünü göstermeye yönelik, mecaz bir ifade olarak görmenin daha isabetli olduğunu düşünüyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR