Bilgi sahibi insanların birçoğu namaz kılmıyor, neden?

Tarih: 19.03.2018 - 01:46 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bilindiği üzere aynı topraklar üzerinde yaşıyoruz ve görüyoruz, bunun da farkındayız...
- Doktorlar, avukatlar, üniversite bitirmiş bilim ilim sahibi insanların genel olarak çoğu beş vakit namaz kılmıyor veya hiç kılmıyor...
- Madem Allah beş vakit namazı farz kılmış, neden özellikle bilgi sahibi insanlar bunu uygulamıyor?
- Görünen köy kılavuz istemez, biz bu insanlarla iç içe yaşıyoruz, ama daha çok orta dereceli insanlar camileri dolduruyor. Sebebi nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bunun sebebi cehalettir. Yani namaz kılan cahiller alim, namaz kılmayan alimler cahildir. Yani, namaz kılmayan bazı ilim adamları, ilgilendikleri alanı biliyorlar, ama namazın kıymetini, değerini bilmiyorlar.

Bunu şöyle açıklamak mümkündür:

a) Zararına çalışan kimse cahildir. Ya zararı bilmiyor yahut da zararın kendi şahsına zarar vermeyeceğini düşünüyor.

b) Bu kadar ayet ve hadislerde önemine vurgu yapılan namazı hafife alan kimse, ya bu öneminden habersiz yahut bu önemi önemsemiyor.

c) İslam’da imandan sonra en büyük kulluk vecibesi namazdır. Diğer vecibeleri yerine getirdiği halde, namaz kılmayan kimse, ya tembel nefsine uyuyor yahut da şeytanın (Bir şey olmaz!) türünden telkinlerine aldanıyor.

d) Namazın dindeki konumunu bildiği halde namaz kılmayan kimse, ya namazın bu yüksek mertebesini idrak edemiyor yahut da hazır keyfini kaçırmamak için, nefis ve şeytanın telkinleriyle kılmayı ileri bir zamana erteliyor.

e) Namazın her gün beş vakit olması, tembel ve gafil olan nefislere ağır geliyor. Yılda bir ay olan oruç, bir defa olan zekat gibi bir ibadeti yerine getirmek ve haramdan kaçınmak, dürüst olmak gibi bazı güzel davranışları sergilemekle namazdan gelen zararı telafi edeceğini düşünüp namazı terk ediyor.

f) Bilgisi çok olmakla beraber, derûni hissiyatı pasif kaldığı için imanı tam aktif çalışmayan kimse, vicdanının derin vadilerinden yankılanan imanın feryatlarını ya duymuyor yahut da duygusal parazitler yüzünden iyi anlamıyor.

g) (İslam’ı güzel yaşamak için) Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu (namaz), şüphesiz, (Allah’a karşı) içi saygıyla ürperenlerin dışında kalanlar için çok ağır bir yüktür.” (Bakara, 2/45) mealindeki ayette ifade edildiği üzere, namaz kılmak nefsin hoşuna gitmez. Allah’a karşı iman şuuruyla büyük bir saygı ve tazimle ürperen bir kalp ancak kulluğun zirvesi olan namazdan hoşlanır.  

Namaz kılmayan kimse, ya kalbindeki imanı -Allah korkusunu netice verecek bir tarzda- aktif hale getirmiyor yahut kalbindeki pasif imanına, nefsindeki aktif dürtüler galebe çaldığından o da güçlü olan nefsin yanında yer alıyor.

h) Allah’ın affını “torbada keklik” görenler, namaz gibi ağır bir vecibeyi yerine getirmemekle akıllıca davrandıklarını sanıyorlar. Oysa, Allah, bu gibi ukalalık yapanları şiddetle uyarmıştır.

“Ey insanlar! Allah’ın vâdi elbette gerçektir, öyleyse sakın dünya hayatı sizi aldatmasın; o çok hilekâr şeytan da Allah’ın kerem ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın.” (Fatır, 35/5)

mealindeki ayette, şeytanın Allah’ın rahmetini, affını nazara vererek insanları hak yoldan alıkoyacağına vurgu yapmıştır.

Allah cümlemizi şeytan ve nefsin hilelerinden muhafaza eylesin amin!

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun