Ayete göre, peygamberlere hazret, efendi demek günah mı?

Tarih: 15.07.2018 - 21:24 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bazı kimseler aşağıdaki 2 ayeti dikkate alarak peygamberlere ismiyle hitap edilebileceğini ve edilmesinin gerektiğini, çünkü bunu Allah’ın bizden bu şekilde istediğini söylemektedirler. Yani İbrahim, Musa, Muhammed, İsa, İshak, Yakub vs. isimleriyle anmamız gerektiğini; demek ki peygamberlerin isimlerini "hazret" "efendi" vesaire eklemeden tek başına söylememiz emrediliyor.
- Bu durumda bunlara ne cevap verilebilir? 
- Bakara Suresi 136 Diyanet Vakfı:
“Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve esbata indirilene, Musa ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk, deyin.”
- Al-i İmran Suresi 84 Diyanet Vakfı:
“De ki: Biz, Allah'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve Yakub oğullarına indirilenlere, Musa, İsa ve (diğer) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere iman ettik. Onları birbirinden ayırdetmeyiz. Biz ancak O'na teslim oluruz.”

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah peygamberlerine isimleriyle hitab eder; çünkü O Allah’tır, en yücedir.

Biz kullar ise, büyüklerimize saygı gösteririz; bir büyüğe adıyla hitab etmek saygısızlık olur.

Konuyla ilgili bazı ayetlerin mealleri şöyledir:

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösterip yüceltesiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.) (Fetih, 48/8, 9)

Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.

Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

(Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir. (Hucurat, 49/2-4)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+

Yorumlar

takva life

Sevgili kardeşim, ayet ve hadisleri anlama konusunda sıklıkla düştüğümüz hatalardan biri, belkide en önemlisi, bir ayet veya hadis okuduğumuzda, Kur’an ve Sünnet bütünlüğü içerisinde anlamaya çalışacağımız yerde, bir tek ayet ve hadisten yola çıkarak hükümler beyan etmeye kalkışmaktır. Elbette böyle bir adım, çoğu kez yanlış anlamalara ve yanlış hükümler ortaya koymaya yol açacaktır. Sizin dile getirdiğiniz hadiste böyledir. Evet, Efendimiz (sas) biraz sonra size aktaracağım hadiste: “Efendi Allah’tır” buyurmuştur. Ama biz bu konuda söylenen diğer hadisleri dikkate almazsak, o hadisin nasıl bir ortamda ve kimlere söylendiğini görmezlikten gelirsek, hepsinden önemlisi Kur’an-ı Kerim’de bu konuyu izah edecek ayetlere müracaat etmezsek yanlış yapar, insanları da yanlışa sevk ederiz.

Efendi kelimesinin Arapça karşılığı, “Seyyid” ve “Rab” kelimeleridir. Bu iki kelimeninde Kur’an içerisinde birkaç yerde beşer için kullanıldığını görmekteyiz. Birer örnek vermek gerekirse şu iki ayeti verebiliriz:

وَرَاوَدَتْهُ الَّتِي هُوَ فِي بَيْتِهَا عَن نَّفْسِهِ وَغَلَّقَتِ الأَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ اللّهِ إِنَّهُ رَبِّي أَحْسَنَ مَثْوَايَ إِنَّهُ لاَ يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

“Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve: ‘Haydi gel!’ dedi. O da: ‘(Hâşâ), Allah’a sığınırım! Zira kocanız benim Rabbimdir/ Efendimdir, bana güzel davranmıştır. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!’ dedi.” (Yusuf Sûresi, 12/23)

فَنَادَتْهُ الْمَلآئِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي الْمِحْرَابِ أَنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِّنَ اللّهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ

“Zekeriyya mâbedde durmuş ibadet ederken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime’yi tasdik edici, Seyyid/Efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler.” (Ali İmran Sûresi, 3/39)

Ayetlerde gördüğümüz gibi ‘Efendi’ anlamında, ‘Rab ve Seyyid’ kelimeleri beşer için kullanılmıştır. Hiçbir sözünde, sükutunda veya adımında Kur’an’a aykırı bir durum olmayan Efendimiz’de (sas) birçok hadisinde bu kelimeyi hem kendisi için hemde Sahabe’den bazıları için kullanmıştır. Buna dairde birkaç örnek vermek gerekirse, şunları verebiliriz:

أَنَا سَيِّدُ النَّاسِ يَوْمَ القِيَامَةِ

“Ben kıyamet gününde insanların seyyidi/efendisiyim.” (Buhârî, Tefsîr, 6)

أَنَا سَيِّدُ وَلَدِ آدَم

“Ben, Âdemoğlunun seyyidiyim/efendisiyim.” (İbn Mâce, Zikrü’ş-Şefaât, 5)

أَبُو بَكْرٍ سَيِّدُنَا، وَأَعْتَقَ سَيِّدَنَا يَعْنِي بِلاَلًا

“Ebû Bekir bizim seyyidimizdir/efendimizdir; o seyyidimiz/efendimiz Bilâl’i âzâd etmiştir.” (Buhârî, Menâkıb Bilal b. Rebâh, 5)

Hz. Hasan’a için:

ابْنِي هَذَا سَيِّدٌ

“Bu benim oğlumdur, seyyiddir/efendidir.” (Buhârî, Menâkıb Hasan ve Hüseyin, 5)

Ehli Beyt’in iki gonca gülü içinde:

الحَسَنُ وَالحُسَيْنُ سَيِّدَا شَبَابِ أَهْلِ الجَنَّةِ

“Hasan ve Hüseyin cennet ehlinin gençlerinin iki seyyididirler/efendisidirler.” (Tirmizî, Menâkıb Hasan ve Hüseyin, 5) buyurmuştur.

Bir keresinde vefatı ile arşı titreten Sahabî olan Sa’d b. Muâz, Efendimiz’in (sas) bulunduğu bir meclise dahil olmak için içeriye girince, Efendimiz (sas) şöyle buyurdu:

قُومُوا إلَى سَيِّدِكُمْ

“Haydi seyyidiniz/efendiniz için ayağa kalkınız.” (Buhârî, İsti’zân, 8)

Bu rivayetlerde olduğu gibi daha onlarca rivayette Efendimiz’in (sas) Seyyid kelimesini hem kendisi için, hem başka Sahabîler için kullandığını görürüz.

Peki, sizin aktardığınız rivayet sahih midir? Evet, sahihtir. Önce rivayeti bir hatırlayalım:

Mutarrif İbn Abdillah, babasından naklediyor: “Benî Amir heyetiyle Resulullah’ın (sas) yanına gitmiştik. (Orada bazı konuşmaların ardından): “Sen bizim seyyidimizsin/ efendimizsin!” diye hitap ettik. Hz. Peygamber’de: “السَّيِّدُ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى “Seyyid/Efendi, Allah tebareke ve teâladır” buyurdular. Biz: “Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!” dedik. O (sas) bize: “Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı medihlerde) koşturmasın!” buyurdular.” (Ebu Davud, Edeb, 10)

Rivayettende açıkça anlaşıldığı gibi o mecliste bazı mübalağalı ifadeler kullanılmış, Efendimiz’de (sas) buna karşı o sözü söylemiştir.

Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, Hz. Peygamber (sas) gerek kendisi için gerek Sahabe için “Seyyid/Efendi” kelimelerinin kullanılmasına herhangi bir yasak getirmemiş, bilakis, kullanmış ve kullanılmasını tavsiye etmiştir.

Dolayısı ile bizler:

لا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا

“(Ey müminler!) Peygamber’i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın.” (Nur Sûresi, 24/63) ayetinin buyruğuna teslim olur, Efendimiz’i (sas) meşru ve sahih olan en güzel kelimelerle ve en ihtiramlı cümlelerle anarız.

Rabbim bizleri O’na (sas) layık olabilecek amellerin sahibi ve O’nun mesajlarını temsil edebilecek bir hayatın sahibi kılsın ve bizleri gerçek manada Efendimiz’i (sas) sevenlerden etsin. (amin)

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun