Araf Suresi 43. ayette geçen "Kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız." ifadesi, cennet ehlinin içinde kin ve nefret olduğu anlamına mı gelir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Cennet ehlinin içinde özel bir kin söz konusu değildir. Buradaki kin, dünyadan beraberlerinde getirdikleri kindir ki, onunla cennete girilmez. Ayette geçen “Kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız.” İfadesinden maksat şudur: "Biz dünyada iken onların birbirlerine olan öfke ve kinini giderdik." Buna göre, kinin sökülüp atılması, "karakterleri temizlemek, ondaki her türlü vesveseleri kaldırmak ve onların yeniden kalbe gelmesine engel olmak" anlamındadır.

Diğer bir anlamı ise şudur: "Cennetliklerin dereceleri, kemâl ve noksanlıklarına göre farklı farklıdır. İşte bundan dolayı Hak Teâlâ onların kalplerinden hasedi silmiş atmıştır. Bu nedenle, daha düşük derecede olanlar, ileri derecede olanlara hased etmezler." (bk. Râzi, Mefâtih ilgili ayetin açıklaması)

Allah, cennet ehlinin ruhlarını her türlü kötü duygulardan, bilhassa toplumsal sevgi ve kardeşliğin en büyük engellerinden olan kin ve öfkeden arındıracaktır. Bu sebeple cennet bir "barış ve esenlik yurdu" (bk. En'âm 6/127; Yûnus 10/25.) olacak; orada bulunanların ayaklarının altından cennet ırmakları akacak; onlar, ruhlarını arındıran, kendilerini cennetin güzelliklerine kabul buyuran Allah'a şükürlerini "Bizi bu nimete kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bize bahşetmeseydi biz kendiliğimizden elde edemezdik." diyerek dile getireceklerdir. Bu ruhanî arınmışlık ve cennet nimetleri kuşkusuz Allah'ın lütfudur. Fakat o lütfa ancak iman ve hayırlı işlerle liyakat kazanıldığı için Allah'a hamdeden cennet ehline "İşte size cennet. Yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık o size kaldı." diye seslenilecektir.

- İnsanın yapısında var olan ve kötü duygular diye ifade ettiğimiz pek çok duygu var ki, onların varlığı kötü değil, yanlış kullanılmaları kötüdür. Örneğin verilen kin duygusu, küfür, iki yüzlülük, sahtekârlık, Allah ve Resulüne (asm) yapılan isyanlara karşı kullanılmak ve bu çirkin tutumlara karşı bir direnç sağlamak için verilmiştir. Fakat, insanların, beş kuruşa değmeyen bir dünya menfaati için mümin kardeşine karşı bu kin duygusunu harekete geçirmeleri yanlıştır. Yine, inat, öfke gibi duygular da böyledir. Bunların veriliş gayesine uygun kullanmayıp, yanlış yolda kullandığımız zaman bize hem dünyada hem de ahirette çok pahalıya mal olabilir. İşte ayetten anlamamız gereken şudur; insanların yaratılışında var olan ve aslında çok güzel faydaları olmakla beraber, yanlış kullanılmalarının sonucu olarak, fayda yerine zarar doğuran bu menfi duyguların cennette artık yerleri yoktur. Çünkü, cennette kötülükler olmadığı için, onlara karşı silah olacak bu tür duygulara da yer yoktur.

Ayrıca bu gibi ayetlerden, imtihan gereği olarak insana verilen kötü duyguların da cennette yer almayacaklarını öğreniyoruz. Çünkü, dünya imtihanı, zıt duyguların varlığını gerektirir ki, insan oğlu özgür iradesini hangi tarafa kullanırsa ona göre bir değer veya değersizlik kazansın. Aklın, vicdanın sesi, kulağı olan iyi duyguların karşısında nefsin, şeytanın sesi olan kötü duyguların olması âdil bir imtihanın şartıdır. Bu sebepledir ki, insanlık camiasında, bir yandan melek gibi insanlar, diğer taraftan el-hannas gibi insanlar vardır. Böyle zıtlarla örülü bir ortam olmasaydı, ne Hz. Ebu Bekir gibi insanlık camiasını şereflendiren bir sadakat ve dürüstlük timsali, ne de Müseyleme-i kezzap gibi insanlığın yüz karası bir yalan makinesi ortaya çıkabilirdi.

- Demek ki, cennet imtihan yeri olmadığından, dünyada iken imtihan gereği olarak verilen kötü duygular çekilip alınır; artık cennet ehli orada sadece güzel duygularla baş başa kalır.

İlave bilgi için tıklayınız: Cennet nasıl olacak?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun