"Akrebü’l-mevârid" hakkında bilgi verir misiniz?
Değerli kardeşimiz,
أقرب الموارد
Aḳrebü’l-mevârid, Saîd el-Hûrî eş-Şertûnî (ö. 1912) tarafından hazırlanan Arapça lugattır.
Saîd b. Abdullah b. Mîhâîl hıristiyan bir aileye mensup olup 1849 yılında Lübnan’ın Şertun kasabasında doğdu. Tahsilini Amerikan okullarında tamamladı. Kardeşi Reşîd eş-Şertûnî gibi hayatı boyunca hıristiyan okullarında Arapça öğretmenliği yaptı. Çoğu edebî mahiyetteki eserlerinin en önemlisi olan Aḳrebü’l-mevârid’in tam adı Aḳrebü’l-mevârid fî fuṣaḥi’l-ʿArabiyye ve’ş-şevârid’dir. Şertûnî kaynak eserlerden faydalanmak suretiyle hazırladığı sözlükte Zemahşerî’nin Esâsü’l-belâġa’sındaki tertibe uyarak kelimeleri, “hemze”den başlayıp “yâ”da bitirmek üzere köklerinin birinci, ikinci, üçüncü harflerine göre sıralamış ve müştaklarını da bu köklerin altında toplamıştır. Her maddeyi kendi arasında fiil, isim ve sıfat tertibinde düzenlemiş, sırasıyla önce mücerred fiilin mâzi, muzâri ve masdarının, sonra mezîd fiillerin, daha sonra da aynı kökten türeyen isimlerle sıfatların, yine mücerredden mezîde doğru gitmek suretiyle mâna ve kullanılışlarını vermiştir.
Bu lugat, tertip tekniği yönünden el-Müncid fi’l-luġa’nın öncüsü sayılabilir. Ancak eserin kaynakları ile karşılaştırılarak yapılan bir araştırmada, kelimelerin izahında olduğu gibi sülâsî fiillerin babları ile isimlerin harekelerinde ve cemilerinin tesbitinde de birçok yanlışlığın yapıldığı örnekleriyle gösterilmiş, ayrıca örnek (şahit) olarak kullanılan şiirlerle bilhassa âyet ve hadislerin değiştirilerek nakledilmiş olduğuna dikkat çekilip yapılan tahrifler ortaya konmuştur (bk. Ahmed Rızâ, XXI/3-4, s. 118-125; XXI/5-6, s. 218-226; XXI/7-8, s. 317-328). Bu eserde olduğu gibi, özellikle âyet ve hadislerle ilgili tahrifler XIX. yüzyıldan itibaren hıristiyan Arap müellifler tarafından hazırlanan pek çok sözlükte görülmektedir.
Birincisi sözlük, ikincisi şahıslar ve ilmî terimler, üçüncüsü de ek olmak üzere üç bölüm halinde düşünülmüş olan Aḳrebü’l-mevârid’in yalnız birinci ve üçüncü bölümleri yazılıp 1889-1893 yılları arasında üç cilt halinde Beyrut’ta bastırılmıştır. Müellif ikinci kısmı yazamadan ölmüştür.
BİBLİYOGRAFYA
Saîd el-Hûrî eş-Şertûnî, Aḳrebü’l-mevârid fî fuṣaḥi’l-ʿArabiyye ve’ş-şevârid, Beyrut 1889, I, 6.
Serkîs, Muʿcem, I, 1112.
Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 393.
Brockelmann, GAL Suppl., II, 769.
C. Zeydân, Âdâb, IV, 241.
Hüseyin Nassâr, el-Muʿcemü’l-ʿArabî: Neşʾetühû ve teṭavvürüh, Kahire 1968, II, 716-722.
Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, IV, 226.
Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), III, 98.
Ahmed Rızâ, “Aḳrebü’l-mevârid”, MMİADm., XXI/3-4 (1946), s. 118-125; XXI/5-6, s. 218-226; XXI/7-8, s. 317-328.
(Hulûsi Kılıç)
Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi 2/289
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Sevgi ve düşmanlık bir arada olabilir mi?
- Bir hemşirenin saçı görünmeyecek şekilde boneli fakat boynu açık, diğer yerleri kapalı olarak çalışması caiz midir?
- Sünnetle Yaşamak- 206. GÜN
- Secde Suresi 12., 13. ve 14. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara suresi 226. ayetin sonu neden-Allah çokça bağışlayıcı ve merhamet edicidir- ifadeleri ile son buluyor? Hem sakındırma hem bağışlama bir arada gibi sunulmuş.
- "Kim bana bir salavat yazarsa, ismim o kitapta devam ettiği müddetçe, melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar." anlamında bir hadis var mı, varsa sıhhat derecesi nedir?
- Ahdeb kimdir?
- "Bunlardan da ona iman eden nice kimseler vardır." (Ankebut, 29/47) ifadesinden kimler kastedilmektedir?
- Şehitlik makamı mı üstündür, sıddikiyyet makamı mı üstündür?
- İsrâ Suresi 99. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?