Ailemin sadece yönlendirme yapmaları gerekmez mi?

Tarih: 17.08.2023 - 21:17 | Güncelleme:

Soru Detayı

- 24 yaşında bir bayanım, ailemden ayrı bir şehirde tek başıma yaşıyorum.
- Ailem spora gitmeme, okuduğum okula bile karışıyorlar. Dinen anne babanın çocuğa itimat ettirmesi doğru mu?
- Sonuçta onlar çocuklukta eğitimi verdiler artık her şey ben ve Allah arasında değil mi?
- İtimat ettirmek yerine sadece yönlendirme yapmaları gerekmez mi?
- Karşı çıktığım zaman yoldan çıkmış olarak nitelendiriyorlar. Maddi durumları iyi olduğu halde maaşının yarısını her ay göndermem gerektiğini savunuyorlar, sürekli tartışıyoruz. Ne yapmam gerekir, bu yaştan sonra kendi ayaklarımın üzerinde duramaz mıyım?
- Onlara göre onların sözünden çıkmamam gerekiyor, bilgilendirirseniz çok memnun olurum…

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Ebeveyn ve evlat arasındaki irtibat ve ilişki sosyal hayattaki hiçbir ilişkiye benzemez. Çünkü diğer ilişki ve ortaklıklarda uyulması gereken hak ve sorumluluklar hukukla belirlenmesine karşı, ebeveyn ve evlat arasındaki ilişki, hukuk kuralları yanında vicdan, kalp ve kan bağı ile de bağlıdır.

Bundan dolayı onlarla olan ilişkilerimizi sadece hukuk çerçevesinde değerlendiremeyiz. Çünkü bazı davranışlar hukuki olabilir, ama vicdani ve ahlaki olmaz. Mesela, onlara verdiğimiz borç parayı geri istemek, vermezlerse mahkemeye başvurmak hukukidir, ama vicdani değildir.

Ayrıca Allah, masum bebeklerin korunup kollanması için anne-babaya güçlü bir şefkat vermiştir. Bu şefkatten dolayı, bazen çocuklar otuz-kırk yaşına gelseler bile anne-baba gözünde çocuk hükmündedirler.

Özellikle kız çocukları tek başlarına iseler, bu şefkatten dolayı onları koruma isteği bazen aşırıya kaçabiliyor. Bazı anne-babalar, yetişkin çocuklarının tek başlarına sorumluluk almalarına izin vermez ve sürekli onlara müdahale ederler.

Oysaki yetişkin, eğitimli, kendi hayatının sorumluluğunu alabilecek yaştaki bir çocuğu sürekli koruyup kollamak, yönlendirmek, kararlarına müdahale etmek hukuki olarak da eğitim açısından da doğru değildir.

Anne-babaya düşen, yetişkin çocuklarının almış oldukları kararlarında onları desteklemek, olası tehlikelere dikkat çekmek, deneyimlerini anlatmak, ama sorumluluğu yine de çocuğa bırakmaktır.

İşte burada çocuğun üslubu ve davranış şekli önemlidir. Her ne olursa olsun, anne-babasını kırmadan, rencide etmeden, geçmiş haklarını, güçlü şefkat bağlarını, merhametten kaynaklanan davranışlarını yok saymadan onlarla konuşmaktır.

Anne-babanıza yetişkin olduğunuzu, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayacak olgunlukta bulunduğunuzu güzelce izah edip, ellerini öperek dualarını isteyebilirsiniz.

Bu konuda Allah’ın bizden isteği çok açıktır:

“Allah’tan başkasına ibadet etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edin ve herkese güzel sözler söyleyin.” (Bakara, 2/83)

Bediüzzaman Hazretleri diyor ki:

Eğer ahiretini seversen, işte sana mühim bir define: Onlara hizmet et, rızalarını tahsil eyle. Eğer dünyayı seversen, yine onları memnun et ki, onların yüzünden hayatın rahatlı ve rızkın bereketli geçsin.” (bk. Mektubat, Yirmi Birinci Mektup)

Anne babanın çocuğuna müdahale etmesinin bir nedeni de çocuğun hâl ve hareketleri ile onlara güven vermemesi de olabilir.

Siz, ne kadar sağlıklı kararlar verebilirseniz, olgun bir insandan beklenen davranışları gösterebilirseniz, yani onlara kendinizi kanıtlarsanız, onların da kalbi rahatlayacak ve size müdahale etmekten büyük ölçüde vazgeçeceklerdir...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun