Ahir zamanda, deve semerine benzer bineklere binen adamlar olacak, diye başlayan hadisi açıklar mısınız?

Tarih: 27.03.2013 - 06:27 | Güncelleme:

Soru Detayı

سيكون في آخر أمتي رجال يركبون على السروج كأشباه الرجال ينزلون على أبواب المسجد نساؤهم كاسيات عاريات على رؤوسهم كأسنمة البخت العجاف العنوهن فإنهن ملعونات لو كانت ورائكم أمة من الأمم لخدمن نساؤكم نساءهم كما يخدمنكم نساء الأمم قبلكم

- Abdullah b. Amr radıyallahu anhuma’dan gelen hadiste, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

“Ahir zamanda ümmetimden, deve semerine benzer bineklere binen adamlar olacak, mescit kapılarında inecekler. Onların kadınları örtülü çıplaktırlar. Saçları deve hörgücü gibi kabarıktır. Onlara lânet edin, çünkü onlar lanetlidir. Eğer sizden sonra başka ümmetler gelmiş olsaydı, sizin kadınlarınız onların kadınlarına hizmetçi olurdu, aynı sizden önceki ümmetlerin kadınlarının size hizmet ettiği gibi.”[Ahmed Müsned, 2/223 (Hadis no: 7083); İbn Hibban (13/64) Hakim (4/483); Taberani (13/63)]

- Hadisin izâhını yapar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Ahir zamanda ümmetimden, deve semerine benzer bineklere binen adamlar olacak, mescit kapılarında inecekler. Onların kadınları örtülü çıplaktırlar. Saçları deve hörgücü gibi kabarıktır. Onlara lânet edin, çünkü onlar lanetlidir. Eğer sizden sonra başka ümmetler gelmiş olsaydı, sizin kadınlarınız onların kadınlarına hizmetçi olurdu, aynı sizden önceki ümmetlerin kadınlarının size hizmet ettiği gibi.”[Ahmed Müsned, 2/223 (Hadis no: 7083); İbn Hibban (13/64) Hakim (4/483); Taberani (13/63)]

Müsnedin tahkikini yapan Şauyb el-Arnavut-Adil Mürşid ve diğerlerinin tahkikine göre, bu hadisin senedi zayıftır. (bk. Ahmed b. Hanbel, Müessesetu’r-risale, 1421/2001, 11/654)

Hakim’in hadisin senedinde yer alan Abdullah b. Ayyaş, Ebu Davud ve Nesai tarafından zayıf olarak kabul edilmiştir. Ebu Hatim de onun İbn Lehîa’ya yakın bir konumda (yani zayıf) olduğuna hükmettiğini belirterek, hadisin zayıf olduğuna işaret etmiştir. (bk. Zehebi, Telhis-Müstedrek ile birlikte- Beyrut, ts. 4/436)

- Hadisin zayıf olduğunu gösteren emarelerden biri de hadis metninin farklılığıdır. Örneğin:

- Ahmed b. Hanbel’de: سَيَكُونُ فِي آخِرِ أُمَّتِي رِجَالٌ يَرْكَبُونَ عَلَى سُرُوجٍ، كَأَشْبَاهِ الرِّحَالِ، يَنْزِلُونَ عَلَى أَبْوَابِ الْمَسْجِد Ümmetimin sonunda / ahir zamanda bazı erkekler devenin semeresine benzer eğerlere binip mescit kapılarında inerler.

- Taberani’de (el-Kebir, 13/63): يَكُونُ فِي أُمَّتِي رِجَالٌ يُرْكِبُونَ نِسَاؤُهُمْ عَلَى سُرُوجٍ كَأَشْبَاهِ الرِّجَالِ İleride ümmetimden -kadınlarının erkekler gibi eğerlere bindiği- bazı erkekler olacaktır. Böyle tercüme ettik ama, bu tercüme de yanlıştır. Çünkü, "Nisauhum" kelimesinin fiili YERKEBUNE olamaz; fakat başka da olamaz. Doğrusu “NİSAUHUM” kelimesi fazladan oraya girmiştir.

İkincisi: son kelime “er-rical”in doğrusu “er-rihal”dir. Nokta yanlıştır.

- Hakim’de (4/436): “سَيَكُونُ فِي آخِرِ هَذِهِ الْأُمَّةِ رِجَالٌ يَرْكَبُونَ عَلَى الْمَيَاثِرِ حَتَّى يَأْتُوا أَبْوَابَ مَسَاجِدِهِم Bu Ümmetin sonunda / ahir zamanda bazı erkekler eğerlere / semerlere binip mescitlerin kapısına gelirler...

Bununla beraber, başka sahih hadis rivayetlerinde de yer alan bazı noktaları şöyle açıklamak mümkündür:

a. Hadiste ileride / yakında ifadesi, sadece bildiğimiz şu ahir zamana değil, Asr-ı saadetten sonra her zaman bir ahir zaman dilimidir. Ancak bu zaman ise, tam ahir zamandır. Buna göre, hadiste “SİN” harfi ile başlayan cümle ileride / yakında manalarına gelir ki, tarih içerisindeki bütün zaman dilimlerini kapsayabilir.

b. Tarih boyunca, eskiden olmayıp da daha sonraki saltanatlar devrinde belli başlı bazı kimselerin bineklere / atlara veya develere binip mescitlere gittikleri bilinmektedir. Bu onların diğer insanlardan farklı olduklarını gösterdiği için, bir gurur simgesi olarak zikredilmiş olabilir.

c. Bu ahir zamanda meydana gelen teknik ve teknolojiye bir işaret olabilir. Yani bazı kimseler içi deve semereleri gibi döşenmiş taksilere binip mescide gideceklerine bir vurgu olabilir. Bunu gurur, gösteriş, riya gibi İslam'ın yasakladığı kötü duygularla yapanlar kınanmaktadır.

Bizce hadisteki bu kısım müdrectir. Değişik hadis rivayetlerinden parçalar alınmıştır. Çünkü ahir zamanda açık-giyinik kadınlardan bahseden hadisler vardır. Orada erkeklerin durumu söz konusu değildir. Bu sebeple erkeklerin bineklere binip gitmelerini ifade eden rivayette “b” ve “c” maddelerinde zikredilen gerekçeler olabilir.

d. Kadınların giyinik-açık olmaları hususu gözle görülen bir hakikattir. Nice kadınlar vardır ki, belki de tesettür niyetiyle giydiği öyle dar, öyle tenteneli elbiseler var ki, İslam’ın asla tasvip etmediği bir konumdadır.

e. Başlarındaki saçlarının deve hörgücü gibi olması da açıktır. Saçlarını başlarının üzerinde toplayıp da tam deve hörgücü görünümünü veren başı açık kadınlar yanında başı örtülü kadınlar için de söz konusudur.

Belemiyoruz belki bin yıl önce de böyle bazı durumlar söz konusu olmuş olabilir. Ancak tarihin bizim devrimizdeki konumu çok açıktır. Bunların  hepsi birer gelecekten haber vermek türünden mucizelerdir. Belki de zikredilmelerinin en önemli hikmeti, gelecek insanlara bu gaybi haberler penceresinden imanlarını güçlendirme fırsatını vermektir.

f. “Eğer sizden sonra başka ümmetler gelmiş olsaydı, sizin kadınlarınız onların kadınlarına hizmetçi olurdu, aynı sizden önceki ümmetlerin kadınlarının size hizmet ettiği gibi.” ifadesinden şu anlaşılabilir:

Zaman öyle bir değişiklik gösterecek ki, pek çok ev hanımları evde işi yapmayıp, hizmetçiler kullanacaklardır. Özellikle, bu ümmetin kadınları başka milletlerden olan kadınları / cariyeleri kullandıkları ve kullanacakları gibi, şayet başka bir ümmet olup da onlar hakim duruma geçmiş olsalardı, onlar da -farklı millet olarak kabul ettikleri- Müslüman kadınları hizmetçi kullanacaklardı.

Bunun verdiği mesaj, belki de İslam ümmetinin içinde gayri müslim kadınlara dikkat çekmektir. Bir yandan fitne fesadın olmaması için yabancı kadınları aile mahremiyetine almanın yanlışlığına, diğer yandan -gayri müslim de olsa- kadınlara gereken saygıyı göstermeyen insanların durumuna dikkat çekilmiş olabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun