“Allah, çok bela verdiği kişiyi hesaba çekmekten haya eder, onu direkt cennete koyar” diye hadis var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Taberanî’nin el-Kebir’de Hz. Hasan (ra)’dan yaptığı bir rivayete göre, Peygamberimizin (a.s.m) şöyle buyurduğu ifade edilmiştir:

“Bela ve musibetlerle imtihan edilmiş kimseler için bir divan, bir mizan / tartı konulmaz, ücretleri sağanak halinde verilir.” Ardından da şu ayeti okudu:

“Ancak sabır gösterenlere ücretleri hesapsız şekilde tastamam verilir.”

Bu rivayetin senedinde zayıf bir ravi bulunmaktadır.(bk. Mecmau’z-Zevaid, 2/305).

Şunu hemen belirtelim ki, bir ravinin zayıf olmasıyla ilgili hadisin verdiği bilginin mutlaka yanlış olduğu anlamına gelmez, sadece bilginin kesinlik derecesinde bir zafiyet meydana getirir.

İmam Ahmed b. Hanbel’in Ebu Hureyre’den yaptığı bir rivayete göre, bir kadın Peygamberimiz (a.s.m)’e gelip kendisinin hastalıktan şifa bulması için dua etmesini istedi. Peygamberimiz (a.s.m), “İstersen senin için Allah’a dua edeyim, istersen sabret ve üzerinde hiçbir hesap olmasın.” buyurdu. Kadın “Öyleyse sabrederim ve üzerimde hiçbir hesap olmasın.” dedi. Heysemî bu hadisin sahih olduğuna işaret etmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 5/116; Buhârî, Merdâ 6; Müslim, Birr 54)

Peygamber Efendimiz (sav), belâya sabretmenin cennetle ödüllendirileceğini öğretmek için ona "İstersen sabret, cennete gir; istersen iyileşmen için dua edeyim." buyurdu. Cennet ile sağlık arasında tercih yapmak durumunda kalan hanım, sabrı yani cenneti tercih etti.

Burada, kadının şifa isteğine Hz. Peygamber (sav)'in iki şıklı cevap vermiş olması, bazılarınca garipsenebilir. Hatta Hz. Peygamber (asv)'in tedaviye karşı olduğu bile sanılabilir. Halbuki Efendimiz (sav), kendisine müracaat eden kadına, hakkında en hayırlı olan bir şıkkı hatırlatmak suretiyle kadını iki iyilikten birini tercihte serbest bırakmıştır. Bu Hz. Peygamber (asv)'in, ashâb ve ümmetine duyduğu şefkat ve merhametin tabiî bir sonucu ve göstergesidir.

Hz. Peygamber (asv) bu davranışıyla aslâ, tedâviye karşı çıkmış değildir. "İstersen dua edeyim" buyurması bunun delilidir. Ancak tedâvisi bulunmayan hastalıklar da olabilir. Bu tür hallerde asıl yapılması gerekli yolu göstermek üzere hastalığa sabretmenin cennet gibi bir bedeli olduğunu duyurmuştur. Yani sabrın sonu cennet, halkımızın deyimiyle "selâmettir" mesajını vermiştir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Musibetlerin Allah'ın kahrının tecellisi olduğu söyleniyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun