Yûnus Suresi 94. ve 95. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Yûnus Suresi
94.-95. Ayet
فَاِنْ كُنْتَ فٖي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذٖينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرٖينَۙ ﴿٩٤
وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الَّذٖينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَتَكُونَ مِنَ الْخَاسِرٖينَ ﴿٩٥
Meal
﴾94﴿ Şayet sana indirdiklerimizden şüphen varsa, senden önce kitabı okuyanlara sor. Rabbinden sana gelen, gerçeğin ta kendisidir, sakın şüphelenenlerden olma!
﴾95﴿ Asla Allah’ın âyetlerini yalan sayanlardan da olma, yoksa hüsrana düşenlerden olursun!
Tefsir
Burada kime hitap edildiği hususunda birçok yorum yapılmıştır (Râzî, XVII, 160-162). Hz. Peygamber’e hitap edildiğini kabul edenler, âyetin devamındaki ifadelerden onun Allah’ın âyetlerini yalan sayanlardan olabileceği ve bu hususta uyarıldığı gibi sakıncalı bir sonucun çıkacağını dikkate alarak, bunu Türkçe’deki “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” şeklinde ifade edilen ve Arapça’da “ta‘rîz” adıyla bilinen üslûp çerçevesinde düşünmek gerektiği veya Resûlullah’ın çevresindeki inkârcılara böyle söylemesinin istendiği gibi izahlar yapmışlardır.
Ancak Resûlullah’ın beşer olarak şüphelenmesinin mümkün olduğu, fiilen böyle bir durumun olmamasının da Allah’ın takdir ve inâyetinin sonucu olduğu düşünülebilir. Öte yandan, burada “ey insanoğlu!” gibi bir hitabın bulunduğunun ve ilâhî vahye muhatap olan insana seslenilmiş olduğunun kabulü ise, önceki âyetlerde hatırlatılan peygamber kıssalarının hemen ardından yer verilen bu ikazı daha anlamlı kılmakta ve bu kıssadan çıkarılacak derslerin evrenselliğini daha belirgin biçimde ortaya koymaktadır.
94. âyetteki “kitâp”tan maksadın Hz. Muhammed’den önceki peygamberlerin getirdikleri vahiyler ve “daha önce kitabı okuyanlar”dan maksadın da bu peygamberlere mensup kişiler olduğu müfessirler tarafından genellikle kabul edilir. Öte yandan birçok müfessir yahudilerden belirli kişilerin isimlerini zikrederek buradaki buyruğu somut bir anlatıma kavuşturmak istemişler, hatta bazıları –Mekke döneminde bu yahudilerle temasın bulunmadığını göz önüne alarak– bu iki âyetle müteakip âyetin Medine’de indiğini ileri sürmüşlerdir. Fakat burada bir varsayımdan hareketle, bütün zamanları ve şahısları kapsayan genel ve soyut bir buyruğun söz konusu olduğunu kabul etmek sözün önüne ve sonuna daha uygun düşmektedir (Reşîd Rızâ, XI, 480).
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 136-137
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Yûnus Suresi 104., 105., 106., 107., 108. ve 109. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- En'âm Suresi 35. ve 36. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yunus suresi 94. ayette geçen, "Sana indirdiklerimizde herhangi bir şüpheye düşersen, senden önce kitap okuyanlara sor..." tabirini nasıl anlamalıyız?
- Yûnus Suresi 9. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûnus Suresi 17. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûnus Suresi 48. ve 49. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûnus Suresi 45. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Tâhâ Suresi 2., 3. ve 4. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- En'âm Suresi 7. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hucurât Suresi 4. ve 5. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?