Ülkenize vardığınızda kilisenizi yıkın, yerine cami yapın hadisi sahih mi?

Soru Detayı

Ülkenize vardığınızda kilisenizi yıkın. Yerine bu su (Resulallah sav Ağzında ki döktüğü su)  ile temizleyin sonra mescid edinin, hadisini açıklar mısınız?
​Nesai’de (Mesacid no 39, II, 55) yer alan hadisi tam metinini yazıp açıklar mısınız? Sahih midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu rivayetin tamamı şöyledir:

Talk b. Ali (r.a) anlatıyor:

“Heyet halinde Rasûlullah (asm)’e gelerek O’nun siyasi otoritesini kabul edip O’nunla birlikte namaz kıldık. Ve kendisine memleketimizde bir havra olduğunu haber verdik. Abdest suyundan arta kalanını bize hediye etmesini istedik. Bunun üzerine Rasûlullah (asm), su getirtti, abdest aldı, suyu çalkalayıp bir kaba döktü. Suyu almamızı emrederek: “Şimdi çıkıp gidin, memleketinize varınca havranızı yıkın, onun yerine bu suyu serpin ve orayı mescid olarak kullanın.” buyurdu. Biz de şöyle dedik: Memleketimiz uzak, sıcaklar fazla, bu su buharlaşıp yok olabilir. Bunun üzerine: “O suyun üzerine su ilave edin, ilave edeceğiniz su onun özelliğini bozmaz” buyurdu.

Yola çıktık, memleketimize geldik. Havrayı yıktık ve o yere o suyu serptik ve orayı mescid olarak kullandık, orada ezan okuduk. O Havranın Rahibi Tay kabilesinden birisi idi; bizim okuduğumuz ezanı işitince şöyle dedi: “Bu hak bir davettir.” (Daha sonra) Vadinin yamaçlarına doğru yöneldi. Bir daha onu görmedik.” (Nesai, Mesacid 11)

Bu hadisin senedinde geçen Kays b. Talk’ın zayıf olduğu bildirilmiştir. (Zehebi, Mizan, 3/397)

Ayrıca İbn Hacer de Kays b. Talk’ın rivayetlerinin delil getirilemeyeceğini söylemiştir. (Tehzibu’t-tehzib, 8/399)

Müslümanlar fetihler neticesinde diğer dinlerin mabetlerine dokunmamışlar ve onlara dinlerini yaşama özgürlüğü tanımışlardı. Hz. Peygamber (asm) Efendimizin yaşadığı dönemde bunun örnekleri görülür. Hatta savaşta bile Peygamberimiz mabetlere dokunmayı ve onları yıkmayı yasaklamıştı.

Ancak, bazı nedenlerden dolayı bunun istisnaları vardı ve bunlar da çok azdı. Ya halkı ı İslam'ı seçmişti. Ya da yıkılmasını bizzat kendileri talep etmişlerdi.

Eğer bir havra/kilise kullanılmaz hale geldiyse ya da müntesipleri kalmadıysa veya mülkiyeti onlardan satın alındıysa, işte bu gibi durumlarda o eski mabedi yıkıp yerine cami yapmak ya da orayı camiye çevirmek caizdir.

Bunun örneklerini günümüzde Avrupa’nın birçok ülkesinde ve Amerika gibi diğer bazı ülkelerde görmekteyiz.

Savaş ya da barışta diğer dinlerin mabetlerine dokunulmaz, yıkılmaz. Oraların camiye çevrilmesi için saydığımız meşru mazeretlerin olması gerekir. (bk. Süleyman Sarı, Cami Ve Mescidlerle İlgili Fıkhf Hükümler, İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, sy. l3, 2009, s. 335-360)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
191 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun