Ticaret kastı olmaksızın CD, VCD ve benzerini kopyalamak neden caiz görülüyor? Biz korsan CD almakla, bunun ticaretini yapanlara destek olup suçlarına ortak olmuyor muyuz?

Tarih: 29.09.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı
- Programları kopyalayıp kullanmak caiz midir? - Korsan kitap, CD, filim almak caiz midir? - Sonra program veya filmi hazırlayanların emeğine saygısızlık etmiyor muyuz?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Teyp, video kasetlerinin, mp3 ve cd'lerin de telif hakkı vardır. Bunlarda eser olduklarına göre, eser olmaları bakımından bunlar için de telif hakkı vardır.

Ancak ticaret kastı olmaksızın tek bir kaset, video, cd veya vcd çekimi söz konusuysa, iş değişir. Örfen buna bir şey denmez.

Ticaret yapmak maksadıyla külliyetli bir miktarda çoğaltma olmuşsa telif ücreti ödemeye tabi olur. 

Ticaret kastı olmaksızın bir tane kopyalamak dinen haram değildir. Ancak kanunlarına göre yasaklanmışsa kanunlara uymak gerekir. Bu sebebten tavsiye etmiyoruz. Korsan video ve cd'lerin de telif hakkı olduğunu, bunun ticaretini yapan insanların bunun telif ücretini ödemesi gerektiğini ve aksi halde bunun ticaretini yapan şahsın mesul olduğunu ifade edelim. Ancak ticaret kastı olmaksızın bir tek cd çoğaltan kişi bundan mesul olmaz. Çünkü malın ticaretini yapmamaktadır.

Ayrıca çalıntı malı almakla bu aynı değildir. Mesela, birisi bir kitabı çalıp satması başkadır. O kitaptaki bilgileri satın aldığı bir kağıda yazıp satması başkadır. Siz o çalıntı mala değil kişinin kendi parası ile aldığı kağıda para vermektesiniz.

Ayrıca devletin yasakladığı her şey haram olmayacağı gibi, yasaklamadığı her şey de helal olmaz. Zaten bu tür konular suistimale açık olduğu için, korsan cd'lerin alınmasını tavsiye etmiyoruz.

Telîf, her hangi bir yazarın kendi görüşlerini yazmak veya başkalarından iktibaslar etmek ve kendinden de bir şeyler eklemek suretiyle bir eser meydana getirmesidir. Burada eserden kastettiğimiz, uzun veya kısa, geniş ya da dar hacimli bir metin veya ibaredir.

Tercüme ise, herhangi bir eseri bir lisandan başka bir lisana çevirmek, aktarmak mânâlarına gelmektedir. Tercüme edilen eserde, sadece lafız mütercime mânâ ise müellifine (yazarına) aittir. Telif edilen eserdeyse, lafız ve mânâ müellife aittir, ancak müellif eserini meydana getirirken başka kimselerin eserlerinden iktibaslar etmek yoluyla yararlanmış da olabilir.

İslâm hukukuna göre alışverişin rükünleri beştir:

1) Bayi, yani satıcı,
2) Müşteri, yani alıcı,
3) Müsmen, yani satılık mal,
4) Semen, yani satılan malın bedeli,
5) Sîga, yani îcâb ve kabul.

Bu beş rüknün veya bunlardan birkaçının ya da birinin eksik olması hâlinde yapılan bir alışveriş, İslâm hukukuna göre sahih değildir. Bu rükünlerden her birinin de kendine has birtakım şartları vardır. Burada bu şartları tek tek açıklamaya kalkışacak olursak söz çok uzar.

Bunun için sadece sorunuzu gayet yakından ilgilendiren üçüncü rüknün, yani müsmen dediğimiz satılık malın üzerinde birazcık durmak istiyorum. Satılık mal demek, Hanefi fıkhına göre elle tutulan, gözle görülen yararlı bir meta demektir. Şayet bir şey elle tutulup gözle görülmüyorsa, faydalı da değilse fıkhen buna mal denilmez. Ed-Durru'l-Muntekâ, İbnu Abidîn ve diğer Hanefi fıkıh kitaplarının tümü bunu böylece ifâde etmektedirler.

Şuf'a hakkı bunlardan birisidir. Meselâ, birinin bir arsada sizinle ortaklığı veya komşuluğu vardır, sizin kendi hissenizi ya da arsanızı satmaya kalkışmanız halinde o ortağınızın veya komşunuzun müdahale edip sattığınız arsanın bedelini vererek onu satın alma hakkı vardır ki buna şuf'a hakkı denir. İslâm'a göre şuf'a hakkı satılamaz.

Yani şuf'a hakkına sahip olan bir kimse, bu hakkını bir başkasına satamaz. Çünkü hukuku mücerrededendir, elle tutulup gözle görülmeyen bir haktır. İşte telif hakkı da bu kabil haklardandır. Elle tutulup gözle görülmeyen bir haktır. Bir kitap, satılabilir. Ben başkasının yazdığı bir kitabı veya kendi yazdığım bir kitabı, elle yazmak suretiyle kopye etsem, istinsah etsem; o kopyeyi, o nüshayı başkasına satabilirim. Burada satış söz konusudur. Çünkü orada elle tutulan gözle görülen bir mal vardır. Ama telif hakkı dediğimiz şey, yukarıda tarifi geçen hukuku mücerrededendir ve onun satışı olamaz. Çünkü bu, mal tarifi içine giren bir şey değildir.

Buna göre ben, elimde bulunan herhangi bir eserin fotokopisini çektirebilir veya tab ettirebilirim. Çünkü benim elimde bir kitap vardır ve ben o kitabın maliki olduğum için kendi malım olan bu kitabı istediğim usulle çoğaltıp satabilirim. Yalnız zamanın âlimleri malın tarifini genişleterek elle tutulmayan ve gözle görülmeyen şey faydalı olduktan sonra malın şümulüne almışlar, tercüme ve icad gibi şeylerin haklarının satışını caiz görüyorlar. Şafii kitapları da menfâati mal sayıyor.

(bk. Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar-I)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

nakkashan

Bu sitede şimdiye kadar çok konu okudum hepsinde gönlüm mutmain oldu fakat bu korsan cd ve kopyalama işine verilen cevaplarına razı olmadı gönlüm. Bu konuyu daha iyi bilen, teknolojiyi yakından takip eden hatta bilgisayar programı yazıp satan müslüman mühendislerle tekrar ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ganialbayrak

Allah razı olsun beni çocuk gibi mutlu ettiniz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ekan13

selamunaleykum arkadaslar.soruya verilen cevap birçok arkadasımızın kafasına yatmamış.fakat şöyle bi düşündüğümüzde okul yıllarında bazı talebelerin kitap satın almaya gücü olmazdı onlarda arkadaslarının kitaplarından ihtiyacı oldugu kısımları defterine gecirirdi(velev ki hepsini gecirsin).şu durumda o talebe eser sahibinin hakkına mı girmiş oluyor?eser sahibinden helallik mi alması gerekiyor?selametle

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mumukoksal

ekorkmaz kardeşim allah ın selamı üstüne olsun.Verdiğin inek örneği ile ilgili bir şey sormak istiyorum.ineğin verdiği sütten köyde onlarca kişi benimde bu sütte hakkım var dese hakları olurmu?programcı program yazdığında sadece ama sadece sana satıyor.Al bu programı istediğine ver diye değil.satmak istediğindede istediği kadar kopya satar.bir tanesine emek verdi diye diğerleri bedava diyemezsin.Hem onun ilkokulda okuduğu ortaokulda çektiği çileyi üniversitede çektiği uykusuzluğun emek karşılığı varmı?şu örneğe benziyor.dr. a gidiyorsun 150 milyon muayene.steteskop ile dinleyip bir tansiyon 150milyon olurmu?oluur.Arkasında 40senelik emek varsa olur.Tembellik içnde eğer benim emeğim sadece bir kişi tarafından kullanılacaksa esas ozaman tembel olurum.Niye üretiyimki.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
nihat1975

bence bu konu karışık. şimdi ihtiyar isimli fıkıh kitabını indiririm, halka mal olmuştur, yayınevi zaten ihtiyar üzerinde para kazanıyor. bu hakkı o yayınevine kim verdi. o da çoğaltıyor satıyor. ama işi çağımızın bir yazarına gelince değişir. bu yazar bizden hak talep edebilir ahirette. bence bu durumda büyük günah olmasa da bir günah doğar. Kur'an zerre miktarı hayır ve şerden bahsediyor. zerre de olsa insanların haklarını göz ardı edemeyiz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
muratgir

Allah sizden razı olsun

selam ve dua ile

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ablakakbey

çok sağolun bu konuda kafamda şüphe vardı. şimdi mütmain oldum.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ucurtma

Bence faydalanilan birseyin hakkini vermeli.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ronnyme

Sizin ticaretini yaptığınız bir şeyi birisi ticaret amaçlı değil sadece kendisi için çoğaltabilir diyorsunuz, ama bu durumda herkesin tek tek bunu yapma hakkı oluyor, ve sizin kazancınız azalmıyor mu? diye soracaktım ama cevabı buldum sanırım: Şöyle ki sizin soyut emeği kopyalamanız ne kadar kolaysa, bu, emek sahibi için de kolay, yani bir kere sarfettiği kendi emeğini kendisi de defalarca kopyalayıp satıyor zaten. Asıl olan onun bu orijinal emeğinin karşılığını en azından bir kere almış olmasıdır, bunu da toplu satış yapacak yapımcı vs firmalarla anlaşarak alıyor zaten.

Bu güzel ve parasız hizmetiniz için Allah razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
tez_can

bence birinin emeğinin karşılığını vermemiz lazım.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mumukoksal

artifical ın yorumuna başından sonuna katılıyorum.Orjinalin üreticisi her ürüne copy right yazıyorsa; daha başından emeğimin kopyalanmasına razı değilim demiyor mu?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editör (hasanfidan)

Soruda geçen menfaat ve faydalı maldan kasıt, elle tutulup gözle görülmediği halde maddi gelir sağlayan şeye denir. Mesela telif hakkı buna örnektir. Böyle bir hak mal olmadığı halde sahibine maddi kazanç sağlamaktadır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bilalmuhendis

Verdiğiniz bu bilgiler için çok teşekkür ederim. Ayrıca bu tarz bir hizmet vermenizden dolayı emeği geçen herkesden Allah razı olsun..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editör (hasanfidan)

Ticaret kastı olmaksızın yayınlamak caizdir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
sun java

"Yalnız zamanın âlimleri malın tarifini genişleterek elle tutulmayan ve gözle görülmeyen şey faydalı olduktan sonra malın şümulüne almışlar, tercüme ve icad gibi şeylerin haklarının satışını caiz görüyorlar. Şafii kitapları da menfâati mal sayıyorlar." kısmında Menfaat ve Fayda kelimeleri kafama takıldı. Örneğin; bir bilgisayar programı makinamı zararlı şeylerden koruyor bu durumda ondan bir faydam olmuş oluyor. Aynı şekilde de bir film ya da belgeselden keyif alıyorum. Ondan da nefsim (?)vs. faydalanmış oluyor. Bu tarz fayda ya da menfaat tırnak içine aldığım kısımda bahsedilen şey midir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ekorkmaz

Buradaki yazılanlardan benim anladığın şu:
İslami ekonomi sistemi haksız kazancın önüne geçilmesini öngörüyor.
Kapitalist ve sosyalist sistemlerde adalet tam sağlanmadığı için bir şeyler eksik kalıyor, denge kurulamıyor.
Buradaki kriter sanırım "Adalet". Verilen fetvaların konusu "adil olmayan alışverişler"le alakalı olsa gerek.
Kişi eserine ne kadar emek harcamış ise o kadar ücret alarak(alması sağlanarak) kişinin kolay para elde etmesi önlenmiş oluyor. Maalesef faiz üzerine kurulu şu anki ekonomik sistem gereği çeşitli haksız kazanç türleri ortaya çıkabiliyor ve bunları ayırt etmek çok zor hale gelmiş. Bu durumda yukarıdaki adalet ölçülerine göre bir analiz yaparsak;
Mesela ben bir yazılımcı olarak bir kereliğine emek harcayarak yazdığım programı emeğimin karşılığı olarak fahiş kâr koymadan "yalnız bir kişiye" satmam gerekir. Çünkü ürüne bir kere emek harcadım. Her seferinde aynı emeği harcayacak olsaydım her kullanandan ücret talep edebilirdim. Fakat bir kere emek harcadım. Dolayısıyla benim hakkım o yazdığım programdan bir keredir. Aynı programı başkaları da -kopyalayarak- kullandığı zaman para alırsam,
-o kopyalara emek harcamadığım için- sanırım emeğimin karşılığından fazlasını almış yani haksız kazanç sağlamış olurum. Bu sefer hep aynı üründen para geliyor diye belki de nefsim tembelliğe gidecek ve yeni ürünler geliştirmeyeceğim, zaten hazırdan para geliyor diyeceğim bu da islami olarak uygun bir davranış değil, bu durumda üretim olmayacağından ekonomiye de bir katkım olmayacak. Sanki biraz da riba'yı andırıyor bu alışveriş. Allah muhafaza etsin.
Belki bu satışa benzer olarak bir ineğin şu şekilde satışını sorabiliriz fakat ne derece uygun olur bilmiyorum:
İneğin yavrusu olduğunda ileride fayda getirecek diye her doğan yavru için ineğin önceki sahibine ücret verilmesi gibi bir satış caiz midir? ve bu satış telif hakkının satışıyla aynı mıdır? ne kadar bağlantılıdır?
Teşekkürler
Allah hepinizden razı olsun..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
delidadaş

Peki gelirimiz olmyan bi sitede mp3 yayınlasak olur mu?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
KüBrA_a417

En iyisi bu işlere hiç bulaşmamak...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
byke

Bu soruyu cevaplayan değerli Hoca'larımıza çok teşekkür ederim ancak biraz daha ayrıntılı bir cevap rica ediyorum.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ekorkmaz

Bence sünnet-i seniyyenin şu düsturlarını unutmamak gerekir:
1. Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyin başkasına yapılmaması
2. Şüpheli şeylerden kaçınılması
3. Bir şeyin -hakkında fetva verilmiş olsa bile- yapılmadan önce vicdanımıza sorulması.
Allah cümlemize iman şuuru nasib eylesin.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
taharri321

"Siz o çalıntı mala değil kişinin kendi parası ile aldığı kağıda para vermektesiniz."
O kağıdı yazılı olmadan kim satın alır?
Ona kıymet veren üzerine yazılandır kağıt değildir..
Ayrıca eser sahiplerinin her ne şekilde olursa olsun bu cd kopyalama işini helal etmediklerini duydum..
Mahşerdeki hesaba değmez bu hakka girmeler..
Herkes ticari maksadı olmayan bir yerlerden dinleyince zaten satış olmazki..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
kankedisi

İlk defa bir cevabınız aklıma yatmadı.Ben müzik cd'sini bilgisayardan indirmeseydim kasetciden alacaktım ve bu sayede o iş yeri,müzik şirketi ve birazcıkda sanatcı para kazanacaktı ama ben onların hakkını yemiş olmuyormuyum.Bana göre ha kasetciden bir cd çalmışım ha internetten indirmişim?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
abdullahakbulak

bende ilahi kaseti dolduruyorum bir yandan yaptigim calismalarin internetten indirilmesi etkiliyor satislari
diger yandan artik öyle bir cagdayizki bilgisayariniz varsa her programi satin almaya kalksaniz ömrünüz yetmez diye düsünüyorum bu fetvalar beni rahatlatti rabbim razi olsun sizler olmazsaniz bizim halimiz nice olur selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
artificial

Bir arkadaşımız: "Asıl olan onun bu orijinal emeğinin karşılığını en azından bir kere almış olmasıdır, bunu da toplu satış yapacak yapımcı vs firmalarla anlaşarak alıyor zaten. " demiş. Böyle düşünürsek, bu emeği veren insanın ne kadar hakettiğini biz takdir etmiş oluyoruz. 'Sana bu kadar yeter gerisi bizimdir' biraz kabadayıvari ve adamın hakkına müdahale olmuyor mu? Ticarette satılacak malın fiyatını satıcı belirler. Razı olursa daha ucuza verir, isterse bedavaya da verir. İSterse fiyatı arttırır öyle satar. Ama mevzu bahis telifli ürünlerde her müellif ortaya koyduğu ürünün(müzik,kitap vs) yıllarca satılmasını ve bu sayede para kazanmayı ister. Ve bu hakkıdır da. Kolay para kazanıyor demiş aynı arkadaş, dünya durduğu müddetçe kimileri sırtında taş taşır kazanır kimleri masa başında matematikle kazanır kimileri mirasa konar kazanır. Bu hem Allah'ın takdiridir,kısmettir. Bize düşen, bir insan/grup ortaya bir eser çıkarmış ise ve ondan herhangi bir şekilde faydalanmak istiyor isek karşılığını vermektir. Parayla alınan eseri kişisel amaçlı çoğaltma hakkına gelince(çok güzel bir noktaya değinmişsiniz): dediğiniz gibi o zaman ortada bir sürü nüsha olacak ve müellifin yapıtı elden ele dolaşacak ve geliri azalacak( daha doğrusu gelir elde edemeyecek). Bu yüzden telif istenen eserlerin "tamamı yada büyük kısmı hatta yarısından biraz azı" çoğaltılıp 'başkasına verilemez' kanaatindeyim. Ancak ufak iktibaslar yada belli cüzi bir parçasının dağıtılması başka, hatta bu müellifin de işine gelir bedavadan reklam yapmış olur. Aksi takdirde şu an kafamızdaki bir çok orjinal kitap satın alarak öğrendiğimiz bilgileri (özellikle dünyevi olanları) başkasıyla konuşmamamız gerekir. Önce muhatabımıza o kitabı aldırıp okutup sonra mütalaa etmek gerekir ki bu olacak iş değil. Bana bu satırları yazdıran ronnyme'ye teşekkür eder hatam varsa uyarılmayı rica ederim.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ilhan.özkan

Haddini aşma saymazsanız, ticari olmayan kopyalamaların yapılabileceği görüşüne katılmadığımı belirtmek isterim. ....

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oz998

Hocamızın dediği gibi bir öğrenci örneğin, elindeki pahalı bir kitabın bir kısmını başka boş bir sayfaya yazarak bir arkadaşına verebilir, yahut kağıt parası ve emeği karşılığında satabilir. Bunda kötü bir niyet yoktur. Mesela öğrenci ders çalışırken satın aldığı kitaptan özet çıkarır bu özeti arkadaşlarına da verir ve sınava çalışırlar. Öğrenci kitaptaki bilgileri özet çıkarmak suretiyle kopye ettiği için haram mı işlemiştir? Bir kitanı aldığınızda o kitabın maddi varlığı dışında içindeki eseri de satın almış olursunuz. O eserden de faydalanma, onu öğrenme, önemli kısımlarını yazarak, dağıtarak diğer insanların öğrenmesini sağlanma, etrafınızdaki insanlara anlatma suç mudur? Misal bir öğretmenin elindeki bir kitabın öğrencilerine faydalı olacak kısmını aynen onların defterine geçirmelerini istemesi haram mıdır? İnsanlara faydalı olan eserler ortaya koymanın sadece maddi değil manevi değeri de vardır, bir sevaba da karşılık gelir. Bu durumda eserin binlerce kopyasının yapılarak eser sahibinin, daha ziyade eser sahibinin anlaştığı şirketin zarara uğratılmasının kötülüğü gibi; o eseri yazan kişinin veya basılmasını üstlenen şirketin bunu sırf para için yapması da bir kötülüktür aslında. İlim, sadece para kazanmak için ortaya konulmaz. Misal tarihten düşünelim bir âlim mühim bir eser yazar ve bir devlet büyüğüne sunar, o da âlimi bu emeğinden ötürü ödüllendirir. Âlimin kazancı bu ödüldür, bunun dışında İslâm tarihi boyunca eser sahipleri haricen istinsah edilen nüshalardan kâr elde etmemişlerdir. Zaten ilim veya eser para için ortaya konmamalıdır. Yani günümüz sisteminde bir kere işin başından yanlış başlıyor. Ticari amaçla pazara çıkarılan bir eserin de çoğaltılması eser sahiplerini kızdırıyor. Oysa ilim tüm insanlığa aittir. Kişi ortaya koyduğu eseri hiç mi bi eserden yararlanıp ortaya koymaz, hiç mi öncekilerin çalışmalarından yaralanmaz? E hani onların parası, o da onları vermeli o zaman. Müzik, film vs. konusuna gelince, hiçbir sanatçının benim klibim işte youtube'da 10 milyon izlenmiş hemen kaldırın telif hakkımı istiyorum dediğini gördünüz mü? Demezler çünkü bu sayede ünleri artıyor ve böylece aldıkları iş teklifleri ve konserler ile daha çok para kazanıyorlar. Ama siz zaten herkesin ulaşıp aynı siteden izleyebildiği bir filmi veya dinlediği müziği arkadaşınıza kopya edip verince, eserimi çaldı oluyor. Yani arkdaşınıza onu vermeseniz o uçuk fiyata satılan müzik albümleri satış rekoru mu kıracak? Bi kere fiyatlar zaten normalin üzerinde olmasa iş bu kadar büyür mü? Fiyatlar bu kadar uçukken bu kadar korsan cd işi yapan olması bir ihtiyaç gibi oluyor. Korsan satan kişi de eseri kendi kopyalayıp sattığı için, eser sahiğleri ve anlaşmalı şirketleri hakkımız yeniyor diyorlar. Ne kadar samimi oldukları düşünülebilir. Bu şirketlerin bu eserleri basarken gerekli cd, dvd v.s.'yi toplu aldıkları ve toplu bastıkları düşünülürse korsan satanlardan daha az maliyete işi bitirdikleri söylenebilir. E fiyatlar da buna göre konulsa daha az kâr, daha çok insan faydalansın mantığıyla korsana ne hacet. 2 liraya korsan alacağıma 3 liraya orjinal alırım. Yani interneti her zaman olan her zaman dinleyebilen insan için hiçbir sorun yok. Evinde interneti olmayan ise bir arkadaşından cd'ye çekmesini rica ederse günahkâr mı? Korsancıları nasıl kötü niyetli hak hırsızları olarak görüyorsak, eserleri pazar malı gibi satmak için yazan müellifler ve yasalarla korsanı bastırıp kendi uçuk fiyatlı mallarını satmaya çalışan şirketler de fırsatçı ve kazıkçıdır. Eser sahiplerinin de müşterilerin de mutsuz olma durumu işin ticaretini yürüten şirketlerin daha fazla ve de hakkından fazla kâr elde etme gayretidir. Bu alanda haram mı helal mi konusundan ziyade yeni düzenlemeler yapılarak eser sahibinin de müşterisinin de memnun olacağı ve mantık dairesi içerisinde bu işi yapan şirketin mağdur bırakılmayacağı bir sistemin kurulmasıdır. Yoksa sonuç ortadadır. Son günlerde mesela fotokopi yasağı katılaştırıldı peki sonuç ne? Önceden parası olmayan öğrencilerimize kendi kitaplarımızdan okullarda fotokopi çektirerek faydalı oluyor ve onların kaynakalrını çoğaltıyorken şimdi bakın çocuklar fotokopi yasak, bu ders için tavsiye ettiğim bir konu anlatım, bir soru bankası kaynağı almanızı istiyorum. E ne oldu 20+20=40. Lisede her sınıfta öğrencinin var aşağı yukarı 7 dersi. Hadi şeçmelileri falan saymadık tabi. 4 senede eder 28 ders, bir ders için maliyet 40 tl iken 28x40'tan 1120 lira. E şimdi ekonomik durumu zorda olan çocuklar ne yapsın. Görüyoruz ki 4 sene aynı ceketi her gün giyerek okula gelen öğrencilerimiz var. Yazık değil mi bunca çocuğa? İlim, sanat, insanlık hep parayla mı satılmalı? E şimdi devlet kitap veriyor ya? Devletin verdiği tek bir kitapla bu iş bitse ne güzel. Ama biz devletin verdiği kitapta ne yazıyorsa okuyup geçeceksek çocuklara, biz niye varız. Tek kaynak kitap bile yeterli olmuyor çocuklar için. Her kaynağın her konusu güzel anlatılmıyor. Farklı farklı kaynaklar kullanılacak ki eğitim çeşitlensin, birini anlamayan öğrenci diğerini anlasın faydalansın. Kaldı ki sadece lise kaynak kitabı değil derslerimizde yeri geldiğinde kitaplıklarımızdaki akademik kitaplardan da yararlanıyoruz. O zaman bi de onları aldıralım binlerce lira da onlara versinler. Kusura bakmasın kimse ben devletten eğitim öğretim yapmak için para alıyorum ve o kitapları alıp çocuklara anlatmak zorundayım gerekirse yazdırırım derste, gerekirse kendim yazarım. Ama parası olmayan o çocuk, o kitapları almak zorunda değil! Ve gözümüzün içine bakarak beklediği eğitimi öğretimi, sahip çıkılmayı da sonuna kadar hak ediyor. Eğitim yayınları yapan şirketler bile gözlerini küçücük çocukların cebindeki iki üç liraya diktiyse yazık!

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun