Şehadet ederim cümlesi hangi anlamdadır?

Şehadet ederim cümlesi hangi anlamdadır?
Soru Detayı

Kelime-i şehadetteki şehadet ederim ki, inanırım manasında mıdır, görmüş gibi inanırım manasında mıdır? ​

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kelime-i şehadet, Allah’tan başka ilâh bulunmadığına, Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna inanmayı ve bunu sözle belirtmeyi ifade eden bir terkiptir.

Kelime-i şehadet (kelimetü’ş-şehâde) İslâm dininin beş temel esasından birincisi olup “tanıklık etme ifadesi” demektir.

Dinî bir terim olarak, “Allah’tan başka ilâh bulunmadığına ve Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna gönülden inanır, sözle de ifade ederimanlamına gelen “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” cümlesinin yerine kullanılır.

Bazı kaynaklarda “kelimeteyi’ş-şehâde” olarak tesniye sîgasıyla da yer alan terkibin birinci kısmı zât, sıfat ve fiilleriyle bir olan Allah’a, ikinci kısmı Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna, Allah’tan emir ve haberler getirdiğine tanıklığı ifade eder.

“Resûlüh” sözü Hz. Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğunu ve O’ndan vahiy aldığını belirttiği gibi “abdühû” tabiri de onun Allah’ın kulu olduğunu ve meselâ Hristiyanların Hz. İsa hakkında yaptığı gibi onun tanrılaştırılmaması gerektiğini vurgular.

Burada eşhedü” fiili kesinlik bildiren bir bilgi ve inancı dile getirir. İmam Gazzâlî kelime-i şehadetin Allah’ın zâtı, sıfatları, fiilleri ve Hz. Peygamber’in sıdkının ispatı olmak üzere dört esas içerdiğini kaydetmektedir (Gazzâlî, I, 143)

Kelime-i şehâdet, “Allah’tan başka ilâh yoktur” anlamına gelen kelime-i tevhidin başına “eşhedü” fiilinin eklenmesiyle meydana gelmiş olup muhteva itibariyle aralarında bir fark yoktur.

Ancak kelime-i şehadet özellikle tanıklığı (inancı ve bunu ifadeyi) vurguladığı için İslâm’a mensubiyeti belirtir.

Bu iki cümle biraz farklı şekillerde Kuran’da geçmektedir.

Al-i İmrân sûresinde (3/18) Allah’ın, meleklerin ve ilim sahiplerinin Cenab-ı Hak’tan başka ilâh bulunmadığına tanıklık ettikleri beyan edilir.

Nisâ suresinde de (4/166) Allah’ın ve meleklerin Hz. Muhammed’e inen vahye şahitlik ettikleri bildirilir.

Hadislerde ise birçok yerde kelime-i şehadetten söz edilmiştir. Bunların başında “Cibrîl hadisi” diye bilinen ve İslâm’ın beş temel esasını anlatan rivayet gelir ve burada ilk esas olarak kelime-i şehadet zikredilir. (Müsned, I, 319; Buhârî, Îmân, 2; Müslim, Îmân, 1)

Şahitliğin mukabili inkârdır. Kafirler ancak kelime-i şehadetin muhtevasını kabul etmek suretiyle mümin vasfını kazanabilirler.

“İslâm dininin toplu halde benimsenmesi (icmâlî iman)” anlamına gelen kelime-i şehadet kişinin İslâm’a girmesinin ilk merhalesini teşkil eder, böylece o İslâm ümmetinden sayılır ve Müslümanlara tanınan bütün hakları elde eder, bazı sorumlulukları da yüklenmiş olur.

Kelime-i şehadet;
- son hak dinin şiârı kabul edilmekte,
- günde beş vakit okunan ezanda ikinci ve üçüncü cümleler olarak yer almakta,
- iman esaslarını sıralayan Âmentü metni bu cümlelerle son bularak altı esas adeta tasdik edilmekte,
- yeni doğan çocuğun kulağına bu cümleler okunmakta,
- İslam’a girmek isteyen kişilerden, önce bu cümleleri söylemeleri istenmekte,
- ölmek üzere olan Müslümanlara kelime-i şehadet getirmeleri telkin edilmektedir.

Kaynaklar:
Müsned, I, 319; III, 135, 174, 175, 224;
Gazzâlî, İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn, Kahire 1387/1967, I, 143;
Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm, İstanbul 1986, II, 530;
Tecrid Tercemesi, I, 24; V, 3, 9;
Elmalılı, Hak Dini, II, 1055-1060;
TDV İslam Ansiklopedisi, Kelime-i Şehadet md.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
565 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun