Peygamberimiz (sav)'in gece namazlarında bazen Bakara, Al-i İmran gibi çok uzun sureleri okuduğu, rivayet ediliyor. Kısa zamanda bu kadar uzun sureler nasıl okunabilir?

Tarih: 25.06.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Soruda söz konusu edilen hadisi -bizzat namaza şahit olan- Hz. Huzeyfe bize aktarmıştır:

"Bir gece Peygamberimizle birlikte namaz kıldım. Bakara sûresine başladı, ben içimden, yüz ayet okuyunca rukû eder, dedim, devam etti. Ben, her halde bütün sûreyi bir rekatta okuyacak diye düşündüm. O, yine devam etti. Ben bu sûre ile rukua varır dedim, sonra Nisa sûresine başladı, onu da okudu. Sonra AI-i İmran sûresine başladı, onu da okudu."

"Ağır ağır okuyor, içinde tesbih bulunan bir ayet gelince tesbih ediyor, istek ayetine gelince istekte bulunuyor, sığınma ayetine gelince Allah'a sığınıyordu."

"Sonra rükua gitti ve: “Suphane Rabbiye'l-azîm - büyük Allah'ımı tenzih ederim.” dedi. Peygamberimiz rukuda da kıyamda olduğu kadar kaldı. Sonra: “Semiallahu Iimen hamideh - Allah kendisine hamdedenin hamdini işitir.” dedi ve doğruldu. Rukuuna yakın uzun bir süre ayakta durdu, sonra secde etti ve: "Ulu Allah'ım'ı tesbih ederim" dedi. Secdesi de hemen kıyamı kadardı." (Müslim, Kitabu Salâti 'l-Müsafirine ve Kasriha, 27)

Hadis sahihtir:

- Hatimle teravih kıldıran imamlar 20 rekat namazı 20 sayfalık bir cüzle yaklaşık bir saatte kılarlar. Onun için Peygamber Efendimiz (sav)'in veya bir başkasının gece namazlarında bu sureleri okuması son derece makuldur. Matematik hesaplara sığmayan bir tarafı da  yoktur.

- Bu cevabı yazanlar da Kur’an’dan bir cüzü 15 dakikada okuyabilirler. Ve okumuşlardır.

- Hadiste söz konusu olan üç sure yaklaşık 5 cüzdür. Bunları okuma süresi her cüz yirmi dakikadan toplam yüz dakika eder. Namazın diğer rükünlerinin de uzun yapıldığını dikkate alarak bu süreyi üç katına çıkarsak bile toplam üç yüz dakika eder. Bu da beş saat yapar.

Uzun gecelerin olduğu bir zamanda beş saat gayet normaldir, hem aklen hem örfen hem de olabilirlik açısından hiç bir sakıncası yoktur.

Zaten böyle bir namaz kılma işi arada bir olmuştur. Nitekim, Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ’nın en çok beğendiği namaz Dâvûd aleyhisselâm’ın namazı, Allah Teâlâ’nın en çok beğendiği oruç da yine Dâvûd aleyhisselâm’ın orucudur. Dâvûd gecenin ilk yarısında uyur, üçte birinde namaz kılardı. Gecenin altıda birinde yine uyurdu. Bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı.” (Buhârî, Teheccüd 7, Müslim, Sıyâm 189, 190)

Sahabeden ve onlardan sonra gelen salih kimselerden çok uzun kıraatleri olanlar çıkmıştır. Bunlar yerine göre, bir rekâtta bir, beş, on, yirmi… sayfa okumuşlardır.

Burada ölçü şu olmalıdır: Her zaman uygulayabileceğimiz, zamanımıza ve imkânımıza uygun bir okuyuş seçmeliyiz. Ama her zaman yapamasak bile çok müsait olduğumuz zamanlarda uzun sureler okuyabiliriz. Meselâ, her rekâtta kısa bir sure veya birkaç ayet okunabileceği gibi, müsait olunduğunda her rekâtta bir sayfa ya da Yasin, Fetih, Rahman, Tebâreke, Amme gibi sureler okunabilir.

- Bazı sahabelerin üç günde Kur’an’ı hatmetmeleri doğrudur. İmam Şafii, Ramazanda bazen günde iki hatim indirmiştir. Başkaları da bunu yapmıştır. Günümüzde de herhangi bir hafız isterse bir günde hatmedebilir. Bunu fazla abartılı görmemek gerekir.

- Sahabeler, genellikle çalışıyorlardı. Ashab-ı suffa dışında, ticaretle, hayvancılıkla, çiftçilikle uğraşıyorlardı. Kureyş Suresi, Arapların/özellikle Mekkelilerin eskiden beri ticaretle uğraştıklarını gösteriyor. Arapların/sahabelerin ticaretle uğraştıklarını –dolaylı da olsa- gösteren başka ayetler de vardır. Nur Suresinin 36-37. ayetleri, Cuma Suresinin son ayetleri buna birer misaldir. Ayrıca, savaş ganimetleri de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.

İlave bilgi için tıklayınız:

Peygamberimiz (sav), peygamber olduktan sonra geçimini nasıl sağlamıştır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun