Peygamber Efendimizin, İmrü’l-Kays'ın şiirlerinden alıntılar yaparak Kur'anı yazdığını iddia edenlere ne cevaplar verilebilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Kur'an, Allah Kelamı'dır; Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)'e vahiy ile indirilmiştir.

- Kur’an, Arap diliyle inmiştir. Kur’an’da bu husus defalarca vurgulanmıştır. Bu konuda misal vermek gerekirse;

“Düşünüp mânasını anlamanız için biz, onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik.”(Yusuf, 12/2)

“ Elbette bu Kur’ân, Rabbülâlemin’in indirdiği bir kitaptır. Onu Rûhu’l-emin, uyaran nebîlerden olman için, senin kalbine açık ve vazıh bir Arapça ile indirmiştir.”(Şuara, 26/192-195)

mealindeki ayetlerin ifadeleri çok açıktır.

- Şimdi, Arapça bir lisan ile vahyedilmiş bir kitab olan Kur’an-ı Kerim'de kullanılan sözcüklerin, terimlerin Arap edebiyatında ve bu edebiyatın zirvesi kabul edilmiş şiirlerinde de yer alması kadar tabii ne olabilir ki!..

- Kur’an’daki bazı kelimelerin, terimlerin Arap dilinde de var olduğunu söylemek ne kadar abes ise, bunların cahiliye şiirinde de yer aldığını söylemek o kadar abestir. Bu kelimelerin cahiliye şiirlerinde olması değil olmaması halinde tuhaflık olacaktı. Nitekim, Hz.Ömer, Hz. Ali, Abdullah b. Abbas gibi büyük müfessir sahabiler “Kur'an’ın ifadelerini tam bilebilmek için cahiliye Arap şiirlerini bilmek gerekir.” demişler.

- Kaldı ki, yetmiş binden fazla kelimelerin kullanıldığı Kur’an’ın beş on kelimesinin -hatta onlarca kelimesinin- cahiliye şiirlerinde de aynen yer almasının ne sakıncası var ki...

- Kırk yönden mucize olan, belagat, edebiyatıyla bütün ilim ve edebiyat dünyasına meydan okuyan, özellikle cahiliye devri şairlerini yerden yere vuran, şiirlerinin gerçekten uzak hayal mahsulü tezviratla tasviredildiğini belirten ve on beş asır geçmesine rağmen, bu meydan okuyuşunu hâlâ sürdüren ve kıyamete kadar da devam edeceği kesin olan Kur’an’ın bazı kelimelerinin Cahiliye şiirlerinde de var diye, onun bir alıntı olduğunu iddia etmek cahilce bir hezeyan-ı küfriden öte bir kıymet ifade etmez.

- Bununla beraber, Arap şairleri arasında en ünlülerinden yedi kişinin şiirleri Kâbe duvarına altın harflerle yazılıp asıldığı bilinmektedir. Bunlardan biri de meşhur şair Lebid’dir. Bu kişi Kur’an karşısında hayranlığını gizleyememiş ve Müslüman olmuştur. Hatta bunun kızı babasının askısını Kâbe duvarından indirmiş ve “Kur’an ayetleri karşısında bunların bir değeri kalmamıştır.” demiştir.

- Arap toplumunda şiire halk tarafından büyük önem verilir ve şairler toplumda büyük saygı duyulan kimselerdir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'in belağatına hayran kalan Araplar "şair sözü" demiştir. Şair sözü demekle aslında küçümsememişlerdir. Kur'an-ı Kerim'in üstün belağatını görünce küfürlerinden "Allah kelamıdır." diyememişler, ancak üstünlüğünü de inkar edemedikleri için şair sözü demişlerdir. Ancak Rabbimiz bunu reddetmiş, "o bir şairin sözü değil Allah kelamıdır" demiş ve "Bütün şairlerinizi toplayın, cinlerden de yardım alın bir ayetin benzerini bile getiremezsiniz." diyerek meydan okumuş ve kimse bu konuda "benzerini getireceğim" diye ortaya atılmaya cesaret edememiştir.

Ebû Hüreyre'den rivâye edilen bir rivayette de Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Şâirin söylediği en doğru söz Lebîd'in şu sözüdür: Dikkat et ki, Allah'dan başka her şey bâtıldır. Umeyye b. Ebi's-Saft ise az daha Müslüma oluyordu."(Buhari, Menakibu'l-Ensar, 26; Edeb, 90; Rikak, 29; İbn Mace, Edeb, 41)

buyurarak, onların tevhid inanışına dair şiirlerini dinlemiş ve övmüştür. Şimdi bu gerçekleri alt üst edip "Kur'an'a koymuştur." demek ne kadar insafsızlık olduğunu vicdan sahibi her insan kabul eder.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kur'an'ın değiştiğini ya da Peygamber sözü olduğunu iddia edenlere ...

Kur'an'ın delilleri

Kur'an'ın Gaybi Haberleri

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR