Kadına neden "eksik ve kusurlu" manasına gelen avret kelimesi söyleniyor?

Tarih: 19.10.2026 - 12:55 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hadislerde kadına avret diyerek hakaret edilmesi (sebebi ne olursa olsun sonuç olarak avret kelimesi "eksik ve kusurlu" demek. Yani doğrudan bir hakaret) neden? Neden kadına kusurlu ve eksik deniliyor? Erkeklerin de kadınlara göre çok eksikleri ve yetersizlikleri var?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konudaki kafa karışıklığı, kelimenin günlük Türkçedeki olumsuz çağrışımları ile Arap dilindeki ve İslam fıkhındaki hakiki anlamının birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır

"Avret" Kelimesinin Hakiki Anlamı Nedir?

Arap dilinde ve fıkıh literatüründe avret (عورة) kelimesi kesinlikle "eksik, kusurlu, yetersiz veya ahmak" anlamına gelmez

Avret, "gizlenmesi gereken, açığa çıkması halinde mahcubiyet ve incinme doğuran, dış etkenlere karşı koruma altına alınması gereken hassas, mahrem ve kıymetli şey" demektir.

Kur'an-ı Kerim'de evlerin korumasız ve açıkta kalması durumunu ifade etmek için de bu kelime türevi kullanılmıştır: “…Evlerimiz açıkta/korumasızdır (avretün) derler…” (Ahzab, 33/13)

Arapçada bir şehrin veya kalenin dışarıdan sızılması muhtemel, hassas ve mutlaka muhafaza edilmesi gereken stratejik noktalarına da "avret" denir.

Dolayısıyla kelime bir aşağılama değil; mahremiyet, hassasiyet, koruma ve korunma ihtiyacının ifadesidir.

Değer ve Koruma Önceliği

Gülün, ceylanın veya elmasın incinmemesi ve her türlü zararlı şeyden uzak tutulması için koruma altına alınması; onların "eksik, kusurlu veya aciz" olduğunu göstermez. Aksine onların yüksek değerini, zarafetini ve koruma önceliğini ifade eder.

Değersiz ve sıradan bir taş açıkta bırakılır, kimse onu korumak veya örtmek için çaba sarf etmez.

Ancak bir elmas, inci veya nadide bir cevher, dış etkilerden, kirli ellerden ve art niyetli bakışlardan korunmak üzere özel bir muhafaza altına alınır.

İslam fıkhında kadının bedeninin ve şahsiyetinin bir meta haline getirilmesine, teşhir edilmesine ve istismar edilmesine karşı getirilen mahremiyet ölçüleri; kadını unvanından veya cinsiyetinden dolayı ikincilleştirmek için değil, onun fıtri zarafetini ve şerefini muhafaza etmek içindir.

Hadis-i Şerifin Fıkhi Anlamı ve Erkeklerdeki Avret

Peygamber Efendimizin (asm) "Kadın avrettir..." (Tirmizî, Radâ, 18) buyruğu, kadının karakterine bir itibar suikastı değil; tesettür ve toplumsal saygınlık ilkesidir.

Buradaki maksat, kadının bir bütün olarak hürmete ve mahremiyete layık bir varlık olduğunu ilan etmektir.

İslam hukukunda avret kavramı erkekler için de geçerlidir. Bir erkeğin göbek ile diz kapağı arası fıkhen avrettir ve başkasına göstermesi haramdır. Eğer bu kelime "kusur veya eksiklik" anlamına gelseydi, erkeğe de vücudunun o kısmı üzerinden "kusurlu" denmiş olurdu ki bu batıldır.

Sonuç

Kadına "avret" denilmesi asla bir hakaret veya kusur değil; aksine onun toplumsal ve fıkhi alandaki mahremiyetini, dokunulmazlığını ve yüksek değerini vurgulayan bir kavramdır.

Ceylanın, gülün ve elmasın muhafaza edilmesi onların kusurunu değil, kıymetini ve koruma önceliğini gösterdiği gibi; kadının mahremiyeti de onun şerefini korumaya dönük ilahi bir hürmet nişanesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun