Bağırana bağırmasak, eziklik olmaz mı?
Şimdi diyelim birisiyle tartışıyoruz ve haklıyız ama adam sesini yükseltiyor üstünlük kurmaya çalışıyor ezmeye çalışıyor. Ne yapılması gerekiyor? Eğer böyle yapmasına izin verirsek ezik olmuş olmuyor muyuz? Çünkü ezmeye çalışıyor, yani bizde kendimizi savunsak olmaz mı, çünkü adam üzerime geliyor ağırlığımızı koysak olmaz mı? Bizim de bağırmaya hakkımız yok mu bizde insanız yani? Sadece İslam’la ilgili bir şeyler tartışırken değil yani herhangi bir konuda haklı olduğumuz zamandan da bahsediyorum.
Değerli kardeşimiz,
Bağırana bağırmamak asla eziklik değildir. Aksine çoğu durumda kişinin öfkesine hâkim olması, kendisini kontrol etmesi ve gerektiğinde tartışmayı uzatmaması olgunluk ve güç göstergesidir.
Ancak burada önemli olan, susmak ile kendisini ezdirmek arasındaki farkı doğru anlamaktır. Her susmak eziklik olmadığı gibi, her konuşmak veya ses yükseltmek de güç göstergesi değildir.
Böyle bir durumda kişinin üç farklı tavırdan birini tercih etmesi mümkündür: Ya konuşmanın fayda vermeyeceğini bildiği halde tartışmayı sürdürür, ya karşı taraf kadar hatta ondan daha fazla bağırarak karşılık verir veya gerektiğinde sakin fakat kararlı bir şekilde kendisini ifade eder.
1. Konuşmak fayda vermeyecekse susmak eziklik değildir
Öncelikle şunu belirtelim: Susmak her zaman eziklik anlamına gelmez.
Eğer karşımızdaki kişinin maksadı meseleyi anlamak değil, sadece bağırarak üstünlük kurmak ve tartışmayı büyütmekse, konuşmaya devam etmek çoğu zaman fayda sağlamaz. Böyle bir durumda susmak, tartışmayı uzatmamak ve ortamdan uzaklaşmak oldukça olgun bir davranış olabilir.
Nitekim insan her duyduğu söze cevap vermek zorunda değildir. Bazen en doğru tavır, tartışmanın fayda vermeyeceğini görüp konuşmayı bırakmaktır.
Dolayısıyla “Bağırana cevap vermezsem ezilmiş olurum.” düşüncesi doğru değildir.
Asıl soru şudur: “Burada konuşmam gerçekten bir fayda sağlayacak mı?”
2. Konuşmak fayda verecekse kendinizi ifade edin
Buna karşılık, konuşmanın fayda vereceği, hakkınızı veya düşüncenizi açıklamanızın gerekli olduğu bir durumda sırf karşınızdaki kişi sesini yükseltiyor diye susmak da doğru değildir.
İnsan haklı olduğu bir konuda kendisini savunabilir. Fakat kendisini savunmak, mutlaka karşı taraf gibi bağırmak anlamına gelmez.
Mesela karşınızdaki kişi sesini yükselttiğinde şöyle diyebilirsiniz:
“Söylediğiniz şeyi konuşabiliriz. Fakat benimle bağırarak konuşmanıza izin vermiyorum. Sesinizi yükseltmeden konuşursanız sizi dinleyeceğim.”
Bu tavır ne ezikliktir ne de saldırganlıktır. Aksine kişinin hem kendisini koruduğunu hem de öfkesine hâkim olduğunu gösterir.
Veya şöyle denilebilir:
“Haklı olduğumu düşündüğüm bir konuda kendimi savunurum. Fakat bunu bağırarak yapmak zorunda değilim. Siz sesinizi yükselttiğiniz diye ben de yükseltmeyeceğim.”
Burada kişi geri adım atmamakta, fakat karşısındaki insanın kullandığı yöntemi de kullanmamaktadır.
3. Ağırlığını koymak bağırmak demek değildir
“Adam üzerime geliyor, ağırlığımızı koysak olmaz mı?” diyorsunuz.
Elbette gerektiğinde ağırlığınızı koyabilirsiniz. Fakat ağırlık koymak, mutlaka ses yükseltmek veya karşı tarafı bastırmaya çalışmak demek değildir.
Asıl ağırlık, söylediğinin arkasında durabilmektir.
Mesela: “Benimle bu şekilde konuşulmasına izin vermiyorum. Böyle devam ederseniz konuşmayı sonlandıracağım.” demek ve karşı taraf devam ettiğinde gerçekten konuşmayı sonlandırmak, son derece kararlı bir tavırdır.
Bazen en güçlü cevap bağırmak değil, sakin bir şekilde “Hayır.” diyebilmektir.
4. Peki hiç mi bağırmaya hakkımız yok?
Elbette insanız; öfkelenebilir, sesimiz yükselebilir. Burada “İnsan hiçbir zaman sesini yükseltmemelidir.” şeklinde mekanik bir kural koymak doğru değildir.
Asıl mesele, sesimizi neden yükselttiğimizdir.
Kendimizi korumak ve önemli bir noktayı duyurmak için sesimizin bir miktar yükselmesi başka, karşı tarafı sindirmek, korkutmak veya üstünlük kurmak amacıyla bağırmak başkadır.
Bu sebeple insan bazen sert ve net konuşabilir. Fakat öfkesine kapılıp hakaret etmek, küçümsemek ve tartışmayı bir güç savaşına çevirmek doğru değildir.
Çünkü kişi bazen “Ben ezilmiyorum, hakkımı savunuyorum.” zannederken karşısındaki kişinin kullandığı yöntemi aynen kullanmaya başlayabilir.
Böylece mesele “Kim haklı?” olmaktan çıkar ve “Kim daha yüksek sesle bağıracak?” yarışına dönüşür.
5. “Kötülüğü en güzel olanla sav”
Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur:
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel olanla sav.” (Fussilet, 41/34)
Bu ayet, haksızlık karşısında hiçbir şey söyleme veya kendini ezdir anlamına gelmez.
Cenab-ı Hak başka bir ayet-i kerîmede de: “Onlar öfkelerini yenerler ve insanları affederler.” (Âl-i İmrân, 3/134) buyurarak öfkenin kontrol edilmesini tavsiye etmektedir.
Dolayısıyla dinimizin tavsiye ettiği şey, “Sana bağırana karşı ezil.” değildir. Asıl tavsiye, “Öfkenin seni yönetmesine izin verme; hakkını savunurken de ölçüyü kaybetme.” şeklindedir.
Sonuç olarak, bağırana bağırmamak eziklik değildir. Konuşmanın fayda vermeyeceği yerde susmak ve tartışmayı uzatmamak da bir olgunluk göstergesidir. Fakat konuşmanın fayda vereceği, hakkımızı veya düşüncemizi ifade etmemizin gerekli olduğu bir durumda da sırf karşımızdaki kişi bağırıyor diye susmak zorunda değiliz.
Kendimizi savunabilir, sınır koyabilir ve gerektiğinde çok net bir şekilde “Hayır.” diyebiliriz. Fakat bunu bağırmadan, hakaret etmeden ve öfkenin kontrolünü ele geçirmesine izin vermeden yapmak mümkündür.
Kısacası ölçümüz şu olmalıdır:
Konuşmak fayda verecekse hakkımızı sakin ve kararlı bir şekilde savunalım; konuşmanın hiçbir fayda sağlamayacağı ve sadece tartışmayı büyüteceği anlaşılıyorsa susup uzaklaşalım. Çünkü susmak her zaman eziklik olmadığı gibi, bağırmak da her zaman güç değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Hassas asabiyet sahibi kişilere karşı duruşumuz nasıl olmalı?
- İbadete ve hizmete engel olana nasıl davranmalı?
- Susmak en kolay ibadet mi?
- Nasıl bir konuşma örneği olmalı?
- Sondaj çalışmalarında yer kilometrelerce delinebiliyor. "Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ne de boyca dağlara ulaşabilirsin." (İsra, 17/37) ayetini nasıl anlamalıyız?
- Öfkeyi yenme ve İslam kardeşliği hakkında bilgi verir misiniz?
- İnsanlara çok öfkeleniyorum; öfkemi yenmek için ne tavsiye edersiniz?
- Üslubu kırıcı insanlara ne yapayım?
- Dargınlığın, küs durmanın caiz olduğu yerler var mıdır?
- Ghosting ve dijital iletişim ahlakı nasıl olmalı?