Kadın olmak aşağılık bir şey mi?

Tarih: 10.08.2026 - 12:56 | Güncelleme:

Soru Detayı

Allah kadınların erkekler tarafından zulme uğrayacağını bildiği halde neden kadınları güçsüz yarattı? Kadın olmak neden kötü ve utanç duyulması gereken bir şey? Hiçbir kadın dünyaya kadın olarak gelmek istemezdi. Allah insanlara seçim şansı sunsaydı herkes erkek olurdu çünkü kadın olmak rezalet bir şey. Ben kadın olmaktan nefret ediyorum. Kadın olmaktansa lağım faresi olarak yaratılmayı tercih ederdim. Fare olmak bile kadın olmaktan iyidir bana göre.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yazınız incelendiğinde meselenin yalnızca “kadın olmak” olmadığı; kadınlığın zihninizde aşağılanma, güçsüzlük, korunmasızlık, erkekler tarafından ezilme ve zulme maruz kalma gibi anlamlarla birleştiği görülüyor. İnsan, özellikle kadın olması sebebiyle haksızlığa uğradığında veya kadınların uğradığı zulümlere sürekli şahit olduğunda, zamanla “kadın olmak” ile “zulme uğramak” arasında bir bağ kurabilir. Böyle bir durumda kişi, aslında kendisine yapılan haksızlıktan veya kadınlara yönelik zulümden nefret ederken bunu kendi kadınlığına yöneltebilir.

Fakat burada çok önemli bazı ayrımlar yapmak gerekiyor.

1. Kadın olmak ile kadınlara yapılanlar aynı şey değildir

Öncelikle kadın olmak ile kadınlara yapılanları birbirinden ayırmak gerekir.

Kur'an-ı Kerim'de Allah insanın değerini cinsiyet üzerinden belirlemez:

“Şüphesiz Allah katında sizin en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” (Hucurât, 49/13)

Yani İslam'ın temel değer ölçüsü erkek olmak veya kadın olmak değil, iman, takva ve ahlaki değerdir.

Bir toplumda kadınların zulme uğraması, kadınlığın aşağı veya değersiz bir varlık olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, burada aşağılanması gereken şey kadın değil, zulmün kendisidir.

Bir erkeğin bir kadına şiddet uygulaması, onu aşağılaması veya hakkını gasp etmesi, kadının “güçsüz yaratılmış olmasının doğal sonucu” değildir. Bu, gücü elinde bulunduran kişinin o gücü kötüye kullanması ve ahlaki sorumluluğunu yerine getirmemesidir.

Dolayısıyla bir kadının uğradığı zulmü, kendi yaratılışının kusuru olarak görmesi doğru değildir.

Bir başkasının günahı sizin yaratılışınızın ayıbı değildir.

2. Fiziksel güç ile insanın değeri aynı şey değildir

Burada “güç” kelimesini de doğru anlamak gerekir.

Erkeklerle kadınlar arasında özellikle ortalama fiziksel güç bakımından birtakım biyolojik farklılıklar vardır. Fakat bundan “erkek kadından daha değerlidir” sonucu kesinlikle çıkmaz.

Fiziksel güç ile insanın değeri aynı şey değildir.

Bir insanın daha güçlü kaslara sahip olması onu başka bir insandan daha değerli yapmaz. Eğer insanın değeri yalnızca fiziksel güçle ölçülseydi çocuklar, yaşlılar, hastalar ve fiziksel olarak zayıf insanlar da daha değersiz kabul edilmek zorunda kalırdı. Oysa bunun hem aklen hem de ahlaken yanlış olduğu açıktır.

Üstelik “kadınlar güçsüzdür” şeklindeki genelleme de doğru değildir. İnsanların dayanıklılık, sabır, sosyal beceri, empati, bakım verme, duygusal düzenleme, bilişsel yetenekler ve karakter bakımından birbirlerinden farklı özellikleri vardır.

Dolayısıyla bir alandaki fiziksel farklılık, bütün insanî özelliklerin ve değerlerin bir cins lehine sıralandığı anlamına gelmez.

Daha da önemlisi, insanın Allah katındaki değeri kas gücüyle ölçülmez.

3. Allah'ın bir kötülüğü bilmesi ile o kötülüğü istemesi aynı şey değildir

Yazınızda çok önemli bir soru soruyorsunuz:

“Allah kadınların erkekler tarafından zulme uğrayacağını biliyorsa neden kadınları böyle yarattı?”

Bu soru aslında kadınlarla sınırlı olmayan daha geniş bir kötülük problemine bağlanmaktadır.

Allah insanların birbirlerine zulmedeceğini biliyorsa neden insanları yarattı?

Allah bazı insanların savaşlarda öldürüleceğini biliyorsa neden özgür irade verdi?

Allah bazı insanların çocuklukta istismar edileceğini biliyorsa neden onları yarattı?

Allah insanların birbirlerine haksızlık edeceğini biliyorsa neden insanlara seçim yapma imkânı verdi?

Burada temel ayrım şudur:

Bir kötülüğün meydana geleceğini bilmek, o kötülüğü emretmek veya onaylamak anlamına gelmez.

Allah'ın bir insanın özgür iradesini kötüye kullanacağını bilmesi, o insanın yapacağı kötülüğün Allah tarafından istendiği anlamına gelmez.

İslam'da insanın özgür iradesi ve sorumluluğu vardır. İnsan iyiliği de kötülüğü de seçebilir ve seçiminin hesabını verir.

Kur'an'da Allah'ın zulmetmediği açıkça ifade edilir:

“Şüphesiz Allah zerre kadar haksızlık etmez.” (Nisâ, 4/40)

Dolayısıyla bir erkeğin kadına zulmetmesi: “Allah kadınları değersiz gördüğü için böyle oldu.” şeklinde açıklanamaz.

Zulmeden kişi kendi fiilinden sorumludur.

Bir insanın özgürlüğünü kötüye kullanması, Allah'ın o kötülüğü ahlaken onayladığı anlamına gelmez.

4. “Hiçbir kadın, kadın olarak doğmak istemezdi” gerçekten doğru mu?

“Allah insanlara seçim şansı verseydi herkes erkek olmak isterdi” düşüncesi de üzerinde ayrıca durulması gereken bir varsayımdır.

Gerçekten bütün kadınlar erkek olmak ister miydi?

Bunu söylemek mümkün değildir.

Çünkü kadın olmak yalnızca şiddet, güçsüzlük, cinsel saldırı, aşağılanma ve baskıdan ibaret değildir. Aynı şekilde erkek olmak da yalnızca güç, özgürlük ve üstünlükten ibaret değildir. Erkeklerin de kendilerine özgü sorumlulukları, zaafları, toplumsal baskıları ve imtihanları vardır.

Burada belki daha önemli bir soru şudur:

Siz gerçekten kadın olmaktan mı nefret ediyorsunuz, yoksa kadın olmanın sizin zihninizde temsil ettiği şeylerden mi nefret ediyorsunuz?

Çünkü ikisi aynı değildir.

Eğer kadın olmak sizin zihninizde;
savunmasız olmak,
erkeklerin karşısında güçsüz kalmak,
cinsel saldırıya uğrama ihtimali,
sürekli aşağılanmak,
ikinci planda tutulmak,
bedeniniz üzerinden değerlendirilmek,

ezilmek ve susturulmak
anlamına gelmişse, insanın kendi kadınlığından nefret etmeye başlaması anlaşılabilir.

Fakat dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bunların hiçbiri kadınlığın kendisi değildir.

Bunlar kadınlara yapılan zulümlerdir.

Bir insanın başına gelen kötülüğü, o insanın yaratılışının kendisiyle özdeşleştirmesi adil değildir.

5. İslam kadını “erkeğin düşük versiyonu” olarak tanımlamaz

Kur'an'da kadın ve erkek aynı insanî kökten yaratılmış varlıklar olarak anlatılır:

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan Rabbinize karşı gelmekten sakının...” (Nisâ, 4/1)

Burada kadın, erkeğin daha düşük seviyedeki bir versiyonu olarak tanımlanmamaktadır. Aksine kadın ve erkek aynı insanlık ailesinin üyeleridir.

Mümin erkekler ve mümin kadınlar da Kur'an'da aynı ahlaki sorumluluğun özneleri olarak birlikte zikredilir:

“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır; iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar...” (Tevbe, 9/71)

Ayrıca Allah'ın huzurundaki sevap ve sorumluluk bakımından kadın olmak bir aşağılık sebebi değildir:

“Erkek veya kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, işte onlar cennete girerler...” (Nisâ, 4/124)

Kur'an'ın ortaya koyduğu bu tabloya göre: “Erkek değerli, kadın değersizdir.” şeklinde bir insanlık hiyerarşisi kurmak mümkün değildir.

6. Kadın olmak zor olabilir; fakat zor olması aşağılık olduğu anlamına gelmez

Kadınların kadın oldukları için karşılaşabildikleri gerçek zorlukları inkâr etmemek gerekir.

Biyolojik yükler, hamilelik ve doğumun getirdiği zorluklar, toplumsal baskılar, cinsel taciz ve saldırı riski, aile veya toplum tarafından uygulanan baskılar ve çeşitli ayrımcılıklar gerçek problemlerdir.

Bunları görmezden gelmek doğru değildir.

Fakat bir şeyin zor olması, onun değersiz olduğu anlamına gelmez.

İnsan hayatındaki birçok değerli şey emek ve fedakârlık gerektirir. Zorluk, kendi başına değersizlik ölçüsü değildir.

Ayrıca kadınların yaşadığı zorlukları “kadınlığın kusuru” olarak görmek yerine, hangi kısmının biyolojik bir gerçeklik, hangi kısmının toplumsal yapı, hangi kısmının ise insanların işlediği zulümler olduğunu birbirinden ayırmak gerekir.

Özellikle bir erkeğin kadına zulmetmesi, “kadın olmanın doğal sonucu” değildir.

Zulüm, zulmedenin sorumluluğudur.

7. Bir başkasının kötülüğü sizin yaratılışınızın kusuru değildir

Burada belki en önemli nokta budur.

Bir kadın sırf kadın olduğu için bir erkeğin şiddetine uğrarsa, ortada iki farklı gerçek vardır:

Kadının kadın olması ve erkeğin o kadına zulmetmesi.

İkinci olay birincinin ahlaki değeri hakkında hiçbir şey söylemez.

Bir insanın size kötü davranması, sizin kötü olduğunuzu göstermez.

Bir insanın sizi aşağılaması, sizin aşağı olduğunuzu göstermez.

Bir insanın sizin bedeninizi istismar etmesi, bedeninizin değersiz olduğunu göstermez.

Bir erkeğin kadınlara zulmetmesi, kadınlığın kusurlu olduğunu değil, o erkeğin ahlaki sorumluluğunu kötüye kullandığını gösterir.

Bu nedenle kadınların uğradığı zulmün yükünü kadınların kendi varlıklarına yüklemek doğru değildir.

8. Belki de soruyu yeniden kurmak gerekiyor

“Kadın olmak neden rezalet?” sorusundan önce şu soruyu sormak daha adil olabilir:

“Kadınlara yapılan kötülükleri neden kadınlığın kendisiyle özdeşleştiriyorum?”

Çünkü kadın olmak ile kadınlara yapılanlar birbirinden ayrılmadığı sürece, kadınlara yapılan her zulüm insanın kendi varlığına yönelmiş gibi hissedilebilir.

Oysa suç sizin varlığınızda değil, zulümdedir.

Kadın olmak bir günah değildir.

Kadın olmak bir ayıp değildir.

Kadın olmak utanılması gereken bir şey değildir.

Bir kadının değerini onun fiziksel gücü, toplumdaki konumu veya erkeklerin ona nasıl davrandığı belirlemez.

Sizin değerinizi, size zulmeden bir insanın davranışı belirleyemez.**

Kur'an'ın ölçüsüne göre insanın Allah katındaki değerini belirleyen şey cinsiyeti değil, iman ve takvasıdır:

“Allah katında sizin en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” (Hucurât, 49/13)

Bu nedenle “kadın olmak yerine lağım faresi olarak yaratılmayı tercih ederdim” noktasına gelmiş bir düşüncede asıl sorgulanması gereken şey kadınlığınız değil, kadınlıkla zihninizde birleşmiş olan aşağılanma ve zulüm imgesidir.

Kadın olmakla zulme uğramak aynı şey değildir.

Kadın olmakla güçsüz olmak aynı şey değildir.

Kadın olmakla değersiz olmak hiç aynı şey değildir.

Ve en önemlisi: Başkasının size yaptığı kötülük, sizin yaratılışınızın kusuru değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun