Erkeğe caiz olan koku, kadına neden yasaklanmıştır?

Tarih: 06.07.2026 - 14:16 | Güncelleme:

Soru Detayı

Kadınların yabancı erkeklerin dikkatini çekecek şekilde parfüm kullanmalarıyla ilgili hadisler ve uyarılar biliyorum. Ancak erkeklerin yabancı kadınları etkilemek veya cezbetmek amacıyla güzel koku kullanmaları hakkında açık bir hadis veya dinî hüküm var mıdır?
Ayrıca bu konuda uyarıların daha çok kadınlar üzerinden yapılması, zaman zaman kadınların daha fazla kısıtlandığı izlenimini oluşturuyor. Oysa kadın da erkek de Allah'ın kuludur ve kullukla yükümlüdür. Erkekler için de kadınların dikkatini çekecek davranışlar konusunda benzer uyarılar bulunuyor mu? Bu konuda İslam'ın ölçüsü nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, bir erkeğin kendine nikah düşen kadınların dikkatini çekmek, onları etkilemek veya kendisine cezbetmek amacıyla güzel koku kullanması caiz değildir, haramdır. Çünkü İslam'da bir davranışın hükmü yalnızca yapılan fiile değil, o fiilin niyetine ve amacına da bağlıdır.

Sorunuz aslında iki farklı meseleyi içeriyor. Birincisi, “erkeklerin kadınları etkilemek amacıyla güzel koku kullanması hakkında özel bir hadis olup olmadığı”; ikincisi ise “neden bu konuda uyarılar daha çok kadınlar üzerinden yapılıyor gibi göründüğü”

Öncelikle erkeklerin kadınları cezbetmek amacıyla parfüm kullanmasını açıkça yasaklayan, kadınlarla ilgili hadisler kadar açık ve özel bir rivayet bulunmamaktadır. Ancak bu, erkeklerin bu konuda tamamen serbest olduğu anlamına da gelmez. Çünkü İslam'da hüküm sadece yapılan fiile değil, o fiilin “niyetine ve amacına” da bağlıdır.

Nitekim Peygamber Efendimiz (asm):

"Ameller niyetlere göredir." buyurmuştur. (Buhârî, Bed'ü'l-Vahy 1; Müslim, İmâre 155)

Bu hadis, güzel ve meşru görünen bir davranışın bile niyetine göre farklı hükümler alabileceğini gösterir.

Resulullah (asm) Efendimiz, güzel kokuyu sevmiş, ümmetine de temizliği ve güzel kokuyu tavsiye etmiştir. Erkeklere ait kokularla kadınlara ait kokular arasında da bazı farklılıklar bulunduğu hadislerde ifade edilmiştir.

Dolayısıyla bir erkek, temiz olmak, insanları rahatsız etmemek, sünnete uymak veya eşine güzel görünmek amacıyla erkeklere mahsus güzel bir koku kullanıyorsa bunda bir sakınca yoktur; hatta bu güzel bir davranıştır.

Fakat aynı kişi, kendine nikah düşen kadınların dikkatini çekmek, onları etkilemek veya karşı cinsi kendisine yöneltmek amacıyla bunu yapıyorsa, mesele artık parfüm olmaktan çıkar; niyet ve amaç meselesi hâline gelir. Bu durumda dinin sakındırdığı şey, kokunun kendisi değil, insanları şehvete veya fitneye sevk etmeye yönelik kastıdır. Aynı ilke kadın için de erkek için de geçerlidir.

Dolayısıyla "Kadın için haram ama erkek için tamamen serbest." şeklinde bir değerlendirme doğru değildir. Erkek de niyetine göre sevap kazanabilir, aynı davranış sebebiyle günaha da girebilir.

Peki neden hadislerde ve fıkıh kitaplarında kadınlarla ilgili uyarılar daha fazla yer almaktadır?

Bunun sebebi, kadının değersiz görülmesi veya gereksiz yere kısıtlanması değildir. İslam'ın koyduğu birçok hüküm, toplumda fitneye daha çok sebep olabilecek durumları önlemeyi amaçlar. Tarih boyunca kadınların dış görünüşünün ve cazibesinin erkekler üzerinde daha güçlü bir etki oluşturduğu sosyal gerçekliği dikkate alınarak bu konuda daha ayrıntılı hükümler gelmiştir.

Kadının, kendisine nikah düşen yabancı erkeklerin yanında dikkat çekici şekilde koku sürmemesi emri, onun değerini azaltmak veya gereksiz yere kısıtlamak için değil; iffetini, saygınlığını ve toplumdaki konumunu korumaya yöneliktir.

Nasıl ki değerli bir emanet özenle muhafaza edilir, İslam da kadının ilgi ve arzunun konusu hâline gelmesini değil, kişiliği ve onuruyla değer görmesini ister. Bu sebeple yabancı erkeklerin dikkatini çekecek koku, süs ve benzeri davranışlardan sakındırılmıştır. Bu, kadının değersizliğinden değil; bilakis Allah katındaki değerine ve korunmasına verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

Bu durum, erkeklerin sorumluluktan muaf olduğu anlamına gelmez. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de önce erkeklere hitap edilerek:

"Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar..." (Nûr, 24/30) buyrulmuş, hemen ardından kadınlara yönelik benzer emirler verilmiştir. Yani sorumluluk yalnız kadına yüklenmemiş, önce erkeklere de önemli görevler verilmiştir.

Bazı insanlar dinî hükümleri sadece kadınlarla ilgili hükümler üzerinden okuyunca "Sürekli kadınlar uyarılıyor." izlenimine kapılabiliyor.

Oysa erkekler için de;
bakışlarını korumak,
tesettüre riayet etmek,
yabancı kadınlarla halvetten kaçınmak,
yumuşak ve tahrik edici konuşmamak,
fitneye sebep olacak davranışlardan uzak durmak
gibi pek çok yükümlülük bulunmaktadır.

Demek ki, kadınlara yönelik bu hükmün amacı onların değerini azaltmak değil, toplumda karşı cins arasında oluşabilecek fitne ve tahrik sebeplerini en aza indirmektir. Aynı şekilde erkekler de bakışlarını korumakla, kadınların dikkatini çekecek davranışlardan kaçınmakla ve niyetlerini düzeltmekle yükümlüdür.

Dolayısıyla mesele kadın veya erkek olmak değil; karşı cinsi tahrik edecek davranışlardan uzak durmaktır

Son olarak, "Kadınlar Allah'ın kuludur; sadece erkekler için yaratılmadılar." ifadeniz de doğrudur. İslam'a göre kadın da erkek de öncelikle Allah'a kulluk etmek için yaratılmıştır. Hiçbirinin yaratılış amacı diğerine hizmet etmek değildir. Her ikisi de Allah'ın huzurunda kul olarak sorumludur ve her ikisi de ilahî emirlerle yükümlüdür.

Bu sebeple kadınlara yönelik bazı özel hükümleri, "kadını değersiz görmek" şeklinde değil, yaratılış farklılıkları ve toplumsal gerçeklikler çerçevesinde değerlendirmek daha isabetli olur. Nasıl ki erkeklere mahsus bazı sorumluluklar ve yükümlülükler varsa, kadınlara mahsus bazı hükümler de vardır. İslam'ın amacı bir cinsi diğerinden üstün tutmak değil; her iki cins için de iffet, saygınlık ve toplumsal huzuru koruyacak bir denge kurmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun