Tıbbi gereklilik olmadan yapılan obezite cerrahisinde hekim günaha girer mi?
Bilindiği üzere bariatrik cerrahi esas olarak morbid obezite, obeziteye bağlı diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve benzeri sağlık sorunlarının tedavisi amacıyla uygulanmaktadır. Ancak uygulamada bazı hastalar, tıbben zorunlu kabul edilebilecek kriterleri tam olarak taşımadıkları halde, daha çok estetik görünüm, kilo verme arzusu veya yaşam kalitesini artırma amacıyla bu ameliyatları talep etmektedirler. Bu durumda İslam hukuku açısından birkaç husus merak edilmektedir:
1. Tıbbi gereklilik düzeyi düşük veya tartışmalı olan bir hastaya, esas motivasyonu estetik görünüm veya daha hızlı kilo vermek olan bariatrik cerrahi uygulamak caiz midir?
2. Hekim, işlemin tıbbi fayda sağlayabileceğini düşünmekle birlikte, hastanın temel amacının estetik görünüm olduğunu biliyorsa günaha girer mi?
3. Hastanın devlet tarafından karşılanan bir sağlık hizmetinden, gerçekte hak etmediği halde yararlanması söz konusuysa, bu durumdaki dini sorumluluk kime aittir? Hastaya mı, işlemi yapan hekime mi, raporu düzenleyenlere mi, yoksa hepsine mi?
4. Hekim mevzuata uygun hareket ettiğini düşünse bile, kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılması söz konusu olduğunda kul hakkı veya kamu hakkı açısından bir sorumluluğu olur mu?
5. Eğer hasta ameliyat kriterlerini karşılamadığı halde çeşitli yollarla karşılıyor gibi gösteriliyorsa ve hekim bunun farkındaysa, ameliyatı yapmak veya sürece iştirak etmek dini açıdan hükmü değiştirir mi?
6. Buna karşılık hasta gerçekten obezite nedeniyle sağlık riski taşıyor, ancak aynı zamanda estetik kaygılar da güdüyorsa, böyle bir durumda ameliyatın hükmü nedir?
İslam hukukunda tedavi amacı, estetik müdahale, niyet, kamu malının korunması, haksız kazanç ve günaha yardım etme prensipleri açısından bu durumun değerlendirilmesini rica ediyorum.
Değerli kardeşimiz,
Hasta ameliyat şartlarını taşımadığı hâlde taşıyormuş gibi gösteriliyor ve kamu imkânlarından haksız şekilde yararlanılıyorsa, buna bilerek iştirak eden hasta, hekim ve raporu düzenleyenler dinen sorumlu olur. Gerçek bir sağlık ihtiyacı varsa, estetik kaygıların da bulunması ameliyatın caiz olmasına engel değildir.
Bu kısa bilgiden sonra sorulara gelince:
Soru 1: Tıbbi gereklilik düzeyi düşük veya tartışmalı olan bir hastaya, esas motivasyonu estetik görünüm veya daha hızlı kilo vermek olan bariatrik cerrahi uygulamak caiz midir?
Cevap: Hekimin kanaatine göre ameliyatın hastanın sağlığına zarar vermeyeceği ve özellikle kilo vermekte ciddi güçlük yaşayan kişiye fayda sağlayacağı düşünülüyorsa, estetik görünümü iyileştirmek veya kilo vermeyi kolaylaştırmak amacıyla bu operasyon yapılabilir. Ancak bu durumda ortada tıbbî bir zaruret bulunmadığından, mahremiyet hükümleri gereği kadını erkek hekimin, erkeği de kadın hekimin ameliyat etmesi caiz değildir.
Soru 2: Hekim, işlemin tıbbi fayda sağlayabileceğini düşünmekle birlikte, hastanın temel amacının estetik görünüm olduğunu biliyorsa günaha girer mi?
Cevap: Eğer hekim, ameliyatın hastaya sağlık açısından zarar vermeyeceği ve tıbbî bakımdan fayda sağlayacağı kanaatindeyse, hastanın estetik görünümünü iyileştirme isteği tek başına hekimi günahkâr yapmaz. Ancak yine zaruret bulunmadığı durumlarda mahremiyet hükümlerine riayet edilmesi gerekir.
Soru 3: Hastanın devlet tarafından karşılanan bir sağlık hizmetinden, gerçekte hak etmediği hâlde yararlanması söz konusuysa, bu durumdaki dinî sorumluluk kime aittir? Hastaya mı, işlemi yapan hekime mi, raporu düzenleyenlere mi, yoksa hepsine mi?
Cevap: Bu durumda sorumluluk, haksız işleme iştirak eden herkes için söz konusudur. Gerçekte hak edilmediği hâlde kamu imkânlarından yararlanılmasına bilerek katkıda bulunan hasta, hekim ve gerçeğe aykırı rapor düzenleyenler dinen sorumlu olurlar.
Soru 4: Hekim mevzuata uygun hareket ettiğini düşünse bile, kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılması söz konusu olduğunda kul hakkı veya kamu hakkı açısından bir sorumluluğu olur mu?
Cevap: Hekim gerçekten mevzuata uygun hareket ediyorsa sorumluluğu farklı değerlendirilir. Ancak mevzuata aykırı bir işlem yaptığını biliyor veya buna rağmen kamu kaynaklarının haksız kullanılmasına göz yumuyorsa, kamu hakkı bakımından dinî sorumluluk doğar.
Soru 5: Eğer hasta ameliyat kriterlerini karşılamadığı hâlde çeşitli yollarla karşılıyor gibi gösteriliyorsa ve hekim bunun farkındaysa, ameliyatı yapmak veya sürece iştirak etmek dinî açıdan hükmü değiştirir mi?
Cevap: Evet. Hasta ameliyat şartlarını gerçekte taşımadığı hâlde taşıyormuş gibi gösteriliyor ve hekim de bunun farkında olmasına rağmen ameliyatı gerçekleştiriyorsa hem hasta hem de hekim günah işlemiş olur. Çünkü bu durumda gerçeğe aykırı bir işlem yapılmakta ve haksız şekilde kamu imkânlarından yararlanılmaktadır.
Soru 6: Buna karşılık hasta gerçekten obezite nedeniyle sağlık riski taşıyor, ancak aynı zamanda estetik kaygılar da güdüyorsa, böyle bir durumda ameliyatın hükmü nedir?
Cevap: Hasta gerçekten obezite sebebiyle ciddi sağlık riski taşıyor ve ameliyat tıbbî açıdan gerekli görülüyorsa, estetik kaygılarının da bulunması ameliyatın hükmünü değiştirmez. Asıl amaç tedavi olduğu sürece, estetik faydanın da elde edilmesi caiz olan tedaviyi sakıncalı hâle getirmez. Ancak sırf estetik amaçla yapılan ameliyatlar ile tedavi amacı taşıyan ameliyatlar aynı kapsamda değerlendirilmez.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Botoks, mezoterapi işlemlerini uygulamak caiz mi?
- Kozmetik dermatoloji doktoru olmak caiz mi?
- Açlık duymamak için iğne vurmak orucun sevabını azaltır mı?
- HASTA ZİYARETİ
- Sağlık için gerekli olmayan estetik ameliyatlar caiz mi, kazancı helal mi?
- Tedavileri yetiştirmek için, tedavilerin kalitesinden ödün verebilir miyim?
- Doktorun hatasından kaynaklanan bir ölüm veya sakat kalma durmunda, diyet gerekir mi?
- Penis büyütmek günah mı?
- Estetik ameliyat ve kürtaj yapan yerde sekreter olarak çalışma caiz mi?
- Boy uzatma ameliyatı caiz midir?