Neden karanlık çoğul, nur tekil?
Ayetlerde karanlığın çoğul (karanlıklar) aydınlığın ise tekil kullanılmasının sebebi nedir? Örnek Enam 1: Hamd (övgü) Allah'adır ki o yarattı gökleri ve yeri ve var etti karanlıkları ve aydınlığı. Yine de kafirler Rablerine denk tutuyorlar.
Değerli kardeşimiz,
Bu ayette geçen “nur”un tekil, “zulümat”ın (karanlıkların) çoğul gelmesi hakkında müfessirler gerçekten dikkat çekici açıklamalar yapmışlardır.
Tefsir alimleri bunun hem kevnî (fizikî) hem de manevî hikmetlerine işaret ederler.
1. Maddî / kevnî yorum
Bu yoruma göre “karanlıklar” farklı sebeplerle ve farklı şekillerde ortaya çıkar: gece karanlığı, bulut karanlığı, tutulmalar, gölgeler, yıldızların kaybolması, farklı yoğunluk ve derecelerdeki karanlıklar…
Yani karanlığın türleri ve sebepleri çoktur. Bu yüzden Kuran “zulümat” yani “karanlıklar” der.
Fakat ışığın kaynağı aslında birleştiricidir. Karanlıklar dağıldığında ortaya çıkan hakikat tek bir “aydınlık”tır.
Bu sebeple “nur” tekil kullanılmıştır.
2. Manevî / mecazî yorum
“Nur”, hak, iman, hidayet demektir.
“Zulümat” ise, küfür, şirk, sapıklık, batıl yollar olarak anlaşılır.
Buradaki temel kaide şudur:
Hak birdir, batıl ise çok çeşittir. Çünkü hakikat tek bir doğru yol üzerinde birleşir; fakat sapmalar sonsuz biçimlerde olabilir.
Nitekim Kuran’da, iman yolu tek yol, Allah’ın sırat-ı müstakimi tek, fakat dalalet yolları çoktur.
Bu yüzden, “nur” tekil, “zulümat” çoğul gelir.
Bu mana şu ayetlerle de uyumludur: “Benim dosdoğru yolum budur, ona uyun. Başka yollara uymayın…” (Enam 6/153)
Yani “yol” tek, fakat sapaklar çoktur.
“Allah iman edenlerin yardımcısıdır, onları karanlıklardan nura çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise tağutlar olup onları nurdan karanlıklara götürürler. İşte onlar cehennemlik kimselerdir ki orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara 2/257)
Ayette hidayet için tekil olarak “nur”, dalalet için ise çoğul olarak “zulümat” kullanılması son derece manidardır. Çünkü iman insanı tek bir hakikate ulaştırırken, küfür ve batıl insanı sayısız sapma yollarına sürükler.
Belagat açısından da bu kullanım çok anlamlıdır.
Nur toplar, birleştirir, yön verir. Karanlık ise dağıtır, parçalar, şaşırtır.
Bu yüzden Kuran’da genellikle, “nur” müfred (tekil), “zulümat” cemî (çoğul) olarak gelir.
Hatta bazı alimler, Kuran boyunca bu kullanımın neredeyse sürekli oluşunu başlı başına bir belagat inceliği kabul etmişlerdir.
Kısaca denilebilir ki: Karanlıkların çokluğu, batıl yolların çeşitliliğini; nurun tekliği ise hakikatin ve hidayetin birliğini gösterir. (bk. Razi, Meraği Enam 1. Bakara 257. ayetlerin tefsiri)
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Bakara Suresi 19. ayette geçen gökteki karanlıklar ne demektir?
- İnsanlar ölümü kabullenemedikleri ve yoksulluk için mi ahiret inancını üretti?
- Neden dayı ve amca tekil, hala ve teyze çoğul?
- Fen ve Teknolojik Gelişmeler İnsanı Ne Kadar Mutlu Eder?
- Fen ve Teknolojik Gelişmeler İnsanı Ne Kadar Mutlu Eder?
- Allah'ın eli (yedullah), kavramını açıklar mısınız?
- MUCİZELER KAYNAĞI KUR`ÂN-I KERİM'İN MATEMATİKSEL MUCİZESİ
- Allah Kur'an'da neden, "biz onların kalplerini ve gözlerini" diyerek çoğul kullanıyor da, "kulağına" diyerek kulağı tekil kullanıyor?
- Ruh ve melekler madde midir?
- Hz. İsa – Tatyanos ile ilgili iddia hakkında ne dersiniz?