Bireyselleşmek dinimizde yasak mı?
Aileye itaat gerçekten gerekli midir? Bireyselleşmek dinimizde yasak mıdır? Eğer 25 yaşında bekar bir kızsan kendi mesleğini yapıyor ve 16 yaşından beri ailemden hiçbir maddi destek almıyorsan ve annen baban senin yaşamak istemediğin kişilerse, onların etrafında olmak sana sadece öfke getiriyorsa ve öfke krizlerine sürükleniyorsan, kendini değersiz, kullanılmış, umursanılmamış, evlat ayrımcıları olduklarını düşünüyorsan, senin için hiçbir zaman hiçbir şeye el atmayacaklarını düşünüyorsan gitmek gerekir mi? İslami açıdan soruyorum. Evlilik tek çare olsun istemiyorum kendim daha iyi olmaya çalışırken dinen ve ahlaken, gelişmeye devam ettikçe evdekilerin geriye gidiyor oluşu, kendin hariç herkesin sorumluluğunu yüklenmek zorundaymışsın gibi hissettirilen, sınırlarına saygı duyulmayan, senin için hiçbir şey artısı olmayan bir evden gitmeye karar vermek dinle çakışır mı? Anne babaya itaat Allahtan öteye mi geçer? Allah’ın rızasını almak için güzel ahlaklı olmaya çalışırken, onlarla yaşadığın münakaşalarda yaşadığın öfkeler, stresler, üzüntüler bazen birbirinize ettiğiniz kötü sözler sözlerden kaçmak gerekmez mi? Kendimden öfkelerim için nefret, onlardan da ayrımcılıklarından kul hakkıma girmelerinden nefret ediyorum. Nefret mümine yakışmaz bilirim. Her yolu denedim seyahatlere çıktım, günümün çoğunu dışarılarda geçirdim ama geliştim onlar değişmedi. Kültürden kaynaklı sanırım çevremdekilere ayrı eve veya başka şehire taşınmam gerektiğini söylüyorum evlenip gitmem gerektiğini söylüyorlar. Eğer Allah anne babamıza itaatle yaşamamızı isteseydi bizim irademizi daha sonradan vermez miydi? Veyahut bizi onlarla beraber hesaba çekmez miydi?
Değerli kardeşimiz,
Anne ve babanın huysuzluğu veya ahlaksızlığı sebebiyle onlarla kaldıkça maddi manevi zarar gören evlat, kalmaya mecbur değildir.
1. Bireyselleşmek dinimizde yasak değildir
İslam, insanın şahsiyet sahibi olmasını, kendi sorumluluğunu taşımasını ve olgunlaşmasını ister. Bu anlamda bireyselleşmek (kendi ayakları üzerinde durmak) yasak değil, aksine teşvik edilen bir durumdur.
Ancak İslam’da bireyselleşme, bağları koparmak anlamına gelmez. Yani, kendi hayatını kurabilirsin, ama anne-babayla bağı tamamen kesmek asla doğru olmaz.
2. Anne-babaya itaatin sınırı vardır
Anne-babaya iyilik (ihsan) Kuran’da çok güçlü şekilde emredilmiştir. Fakat bu, mutlak itaat anlamına gelmez.
Peygamber Efendimizin (sasm) temel ölçüsü şudur: “Yaratana isyan olan yerde, yaratılana itaat yoktur.” Yani, seni günaha sürüklüyorlarsa itaat edilmez, sana zarar veriyorlarsa mesafe konulabilir.
Ama yine de saygılı olmak ve helal isteklerine uymak ve kötü sözden kaçınmak gerekir
3. Zarar varsa ayrılmak caizdir
Senin anlattığın durumda önemli bir nokta var:
Sürekli öfke, kırılma, değersizlik hissi ve psikolojik zarar.
İslam’da bir kaide vardır: “Zarar vermek de zarar görmek de yoktur.”
Eğer aynı evde kalmak sana ciddi psikolojik zarar veriyorsa, maddi-manevi sıkıntı oluyorsa, sürekli günaha (öfke, kırıcı sözler vb.) düşüyorsan, kendini koruyamıyorsan, ayrı yaşamak caizdir, hatta bazen daha doğru olabilir.
Bu, “anne-babayı terk etmek” değil; “ilişkiyi daha sağlıklı bir mesafeye almak”tır.
4. Gitmek, tamamen bağ koparmak değildir
Evden ayrılmak şunları gerektirir:
Arayı tamamen kesmemek, imkân oldukça arayıp sormak, hastalık, ihtiyaç gibi durumlarda ilgilenmek, saygı sınırını korumak. Yani fiziksel mesafe olabilir, ama kalben ve ahlaken bağ tamamen kopmaz.
5. Öfke ve nefret meselesi
Senin yaşadığın öfke seni kötü biri yapmaz, bu bir yaralanmanın işaretidir. Ama bu öfkenin seni yakmasına izin vermek, sürekli kinle yaşamak asla doğru değildir.
Ayrıca, öfke yerine şefkat ve merhameti tercih etmek, İslam ahlakına çok uygundur. Nitekim insanlara, özellikle zor ve problemli kimselere yaklaşımda, bir doktorun hastasına bakışı güzel bir örnektir.
Doktor hastaya kızmaz, hastalığı görür, sebebini anlamaya çalışır, tedavi eder ama kendini de korur.
Sen de benzer şekilde, karşındakinin davranışını “kötülük”ten çok bir “eksiklik, zaaf, hastalık” gibi görebilirsin. Bu, kalbinde öfkeyi azaltır, merhameti ve şefkati artırır.
Ama burada çok kritik bir nokta var, merhamet, kendine zulmetmek değildir. Doktor, hastayı tedavi eder ama mikroba kendini teslim etmez.
Aynı şekilde sen de şefkatli olabilirsin. Onlara bir hasta gibi merhametle bak, ama kendini de koru.
Özetlemek gerekirse:
İslam’da “bireyselleşmek” yani kişinin kendi hayatını kurması, çalışması, ekonomik olarak bağımsız olması yasak değildir; aksine sorumluluk alıp olgunlaşmanın bir parçasıdır. Ancak bu durum, anne-baba ile bağları tamamen koparmak anlamına gelmez. İslam’da esas olan iyilik, saygı ve mümkün oldukça ilişkiyi sürdürmektir, fakat bu mutlak itaat demek değildir.
Anne-babaya itaat, Allah’a isyan olmayan konulardadır.
Anne-babaya saygı ve iletişim tamamen terk edilmez, ama kişinin kendi ruh sağlığını koruması da meşrudur, mesafe koymak, bağları koparmak değildir
İslam, insanın iradesini ve sorumluluğunu yok saymaz. Aksine kişiye akıl ve seçim hakkı vermiştir. Bu da gösterir ki, insan sadece bir ilişkiye mahkûm değildir; doğru olanı seçme ve zarardan uzaklaşma hakkına sahiptir.
Önemli olan, saygıyı kaybetmeden sınır koymak ve aile bağını tamamen koparmadan kendi sağlıklı hayatını kurabilmektir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Anne babayı sevmek şart mı?
- Annem-babam boşandı nasıl davranayım?
- Çocuklarına kızan, söven, döven, küsen, hevası için cezalandıran, ırzına ve namusuna halel getiren anne ve babaları olan evlatlar için dinimiz İslam ne der?
- Babası iftira atan kız ne yapsın?
- Kardeşler arasını bozan anne-babaya nasıl davranayım?
- Anne babaya asi olmak ne demek?
- Anne ve Babam benim hayatıma ne kadar müdahale edebilirler?
- Beyinsel olarak çok yoruldum, ne yapmalıyım?
- Nafile ibadetleri yapma diyen anneye babaya itaat edilir mi?
- Kız çocuğu babaya sürekli hizmet etmek zorunda mı?