Hakkıma gireni affetmiyorum, doğru mu?

Tarih: 19.04.2026 - 11:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

Benim kul hakkıma girenleri affetmiyorum. Sizce yaptığım doğru mu? Kul hakkıma girenleri affetmiyorum. Bağışlamıyorum. Bu yaptığım doğru mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu soru hem ahlaki hem psikolojik hem de manevi bir boyut taşır. “Doğru mu, yanlış mı?” diye tek cümleyle cevap vermek zordur.

1. Affedememek Kötülükten Değil, Yaralanmış Olmaktan Gelir.

İnsanlar çoğu zaman faydasına inansa da affetmekte zorlanırlar. Çünkü kişinin adalet duygusu zedelenmiştir. Mesela “Yanına kâr kaldı” hissi insanı yakar. Veya kişinin özsaygısı incinmiştir. “Bana bunu nasıl yaptı?” düşüncesi sürekli aklında kalır. Tekrar olmasından korkulur. Mesela affedersem tekrar ezer sanılır. Veya çç yara kapanmamıştır. Olay bitmiştir ama etkisi sürüyordur.

2. Affetmek Yapılanı Onaylamak Değildir

Kul hakkı önemli bir meseledir. Size haksızlık yapan birini affetmek zorunlu değildir. Yani kişi isterse hakkını talep edebilir. Bu adalet isteğidir

Affetmekle ilgili toplumda şöyle bir yanlış algı var: Eğer bana haksızlık yapanı affedersem, onu haklı çıkarmış olurum veya hakkımı savunmamış olurum veya yaptığını onaylamış olurum vb” gibi algılanmaktadır. Ancak affetmek şunu demektir:

“Yaptığını doğru bulmuyorum, kabul etmiyorum, ama artık bunun beni içten zehirlemesine izin vermeyeceğim, bu yükü kalbimde taşımayacağım”

Bu, psikolojik olarak özgürleşmedir.

Şöyle düşünebilirsiniz: Hakkımı inkâr etmiyorum. Yapılanı küçümsemiyorum. Gerekirse mesafe koyuyorum. Ama içimdeki zehri sonsuza kadar taşımıyorum.

3. Affetmek de Affetmemek de İnsani Bir Durumdur

Size zarar veren, haksızlık yapan birine karşı içinizde kırgınlık olması çok insani bir tepkidir. İnsan bazen hemen affedemez. Özellikle ciddi zarar gördüyse affetmesi için zaman gerekir. Ama affedip rahatlamak sizi yükten kurtarır.

Hakkınızı istemek, sınır koymak, adalet aramak meşrudur. “Bana zarar verdin, hesabını ver.” demek en temel haklardan biridir. Ama intikam duygusuyla yıllarca kin taşımak insanı yorar. Bazen kişi hakkını Allah’a havale eder, yoluna devam eder. Bu da bir seçenektir.

Ama sürekli affetmemek ve bunu alışkanlık haline getirmek de en çok kişiyi yorar. Çünkü gerçi birini affetmemek bazen adalet duygusundan gelir; fakat uzun süre taşınırsa, öfke birikir, zihinde sürekli olay döner, iç huzur azalır, kalp yorulur, güven duygusu zedelenir. Yani cezayı karşı taraf çekmese de yükü siz taşırsınız.

Sonuç olarak, en dengeli yol şudur:

Hakkını inkâr etme, yapılanı küçümseme, gerekirse adalet ara. Ama kalbini kin ve öfkenin esiri de yapma. İstersen affeder ve kalbini rahatlatırsın, istersen hakkını talep edersin. Her iki yol da mümkündür.

Unutma ki affetmek çoğu zaman bir anda değil, bir süreç içinde gerçekleşir. Bu süreçte ya affederek ya da meseleyi Allah’a havale ederek ilerlemek, insanı daha huzurlu bir noktaya taşır.

Son kararı ise en doğru şekilde verecek olan sensin. Önemli olan, hem adaleti hem de kalbin selâmetini birlikte koruyabilmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun