Hz. Ebubekir'i inkâr etmek, ayeti inkar etmek mi?
- Hazret-i Ebu Bekir’in (Radıyallahü anh) sahabiliğini inkâr eden şahıs Tevbe suresine muhalefet ettiğinden küfre girer mi?
- Tevbe suresinin hangi ayeti Hazret-i Ebubekir'in (Radıyallahü anh) sahabiliğini tasdik ediyor?
Değerli kardeşimiz,
İlgili ayetin meali şöyledir:
“Eğer siz ona (Resule) yardım etmezseniz, ona Allah yardım etmiştir. Hani; kafirler onu yurdundan iki kişiden biri olarak çıkarmışlardı. Hani onlar mağaradaydı; O, arkadaşına üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir diyordu. Bunun üzerine Allah ona sekinetini (huzur ve güven duygusunu) indirdi, onu sizin görmediğiniz ordularla destekledi ve kafir olanların sözünü (davasını) alçalttı. Allah’ın sözü (dini) ise zaten yücedir. Allah, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe, 9/40)
Hicret esnasında Hz. Peygamber (asm) Efendimizin, "korkma" ifadesini arkadaşı Hz. Ebu Bekir’e (ra) dediği hem tarih hem icma-ı ümmet ile sabittir.
Bazı alimler, Hz. Peygamberin (asm) mağarada yanında bulunan kimseye “Sahib” kelimesi sahabi demektir, arkadaşı anlamına gelir. Ayette geçen bu ifadeden dolayı, Hz. Ebubekir’in (ra) sohbetini / sahabiliğini inkar edenin kâfir olacağı bildirilmiştir. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri)
Diğer alimler ise, ayette ismin açıkça geçmemesi ve delaletin zımni olmasından dolayı, Hz. Ebubekir’in (ra) sahabiliğini inkâr edenin küfre girdiğini kesin olarak söylemenin ihtiyat açısından uygun olmadığını belirtmişlerdir.
Sahabe efendilerimize dil uzatmak, onlar hakkında edep dışı ifadeler kullanmak, sövmek, onları küfürle itham etmek en büyük günahlardandır.
Hz. Peygamber (asm) ashabıyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
“Ashabıma sövmeyiniz. Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizden biriniz Uhud dağı kadar altın sadaka olarak verse, ashabımın infak ettiği bir müd (küçük bir hacim ölçüsü) veya onun yarısı kadar bile sevap alamazsınız.” (Ebû Dâvud, Sünnet, 11)
“Kim ashabıma söverse Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun.” (Taberânî, Kebîr, 12/142)
Bir Müslümana sövmek veya onu küfre nispet etmek çok büyük bir günah olunca, Yüce Allah’ın ve Hz. Peygamber (asm)’in övdüğü, sövülmemesini emrettiği ashaptan birine küfretmenin günahı elbette çok daha büyük olacaktır.
Bununla beraber, bir Müslümanın veya Müslüman sanılan bir kişinin İslâm dairesinin dışına çıktığını ilan etme konusunda temkinli hareket etmeyi prensip edinen Ehlisünnet alimleri ile fakihlerin büyük çoğunluğu kıble ehline kafir dememişlerdir. Bu sebeple “kıble ehline kafir denilemeyeceği” hususu İmam Azam Ebu Hanife’den itibaren Ehlisünnet’in genel prensipleri arasında yer almıştır (bk. Şerḥu’l-ʿAḳīdeti’ṭ-Ṭaḥâviyye, s. 299; İbn Asâkir, Tebyîn, s. 408-409; Ali el-Kārî, Mineḥ, s. 162; Keşmîrî, İkfarü’l-mülḥidîn, s. 16-17)
Özetle, Hz. Ebubekir’in (ra) sahabiliğini inkâr etmek ciddi bir sapmadır ve bazı âlimlere göre küfre götürebilir. Ancak Ehlisünnetin genel prensibi gereği, kendini Müslüman olarak gören kimseye hemen kafir denilmez; bu tür kimseler çoğunlukla bidat ehli olarak değerlendirilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Halifelik ilk olarak Hz. Ali'nin hakkı mıydı? "Ben kimin dostu isem Ali de onun dostudur." hadisini nasıl anlamamız gerekir?
- Esma ile Hz. Ali beraber cenaze mi yıkamış?
- Hz. Ebubekir devlet başkanı iken çobanlık yapmış mı?
- ... ve Mekke’de Yaşam
- Kaderi inkar edenle konuşmak günah mı?
- Başına İşkembe Konulduğu An
- Elfaz-ı küfür söyleyenin cenaze namazı kılınır mı?
- ELFÂZ-I KÜFÜR
- ELFAZ-I KÜFÜR
- Hz. Ali, ilk üç halifeyi kabul ettiğini söylemiş mi?