Deccalın merkebi kırk günde dünyayı nasıl dolaşır?
Hadis kaynaklarında ahir zaman fitnesinin baş aktörü olan Deccal’in, 'merkep' (hımar) olarak adlandırılan harikulade özelliklere sahip bir bineğinin olacağı rivayet edilmektedir. Bu binekle ilgili tasvirlerde; iki kulağı arasının kırk arşın olduğu, bulutların üzerinde hareket ettiği, denizleri aştığı, adımlarının bir günlük yol mesafesinde olduğu ve 'ateş yiyip arkasından duman çıkardığı' gibi çok spesifik detaylar yer almaktadır. Bu bağlamda şu noktalarda izahınızı rica ediyorum:
a) Hibrit Teknoloji ve Gelecek: Klasik tefsirlerde bu binek genellikle uçak veya tren gibi mevcut vasıtalara benzetilse de; tarif edilen 'hem karada, hem denizde, hem havada gitme' özelliği, henüz tam manasıyla icat edilmemiş, tüm ulaşım sistemlerinin birleşimi olan (amfibi/hibrit) devasa bir teknolojik platforma veya mobil bir karargâha işaret ediyor olabilir mi?
b) Ateş ve Duman (Duhan) Meselesi: Hadislerdeki 'ateş yemesi ve duman çıkarması' ifadesini sadece fosil yakıtlı motorlar (jet motoru, lokomotif) olarak mı anlamalıyız? Yoksa bu durum, Melhame-i Kübra (Büyük Savaş) sonrası ortaya çıkabilecek, bizim henüz bilmediğimiz (belki nükleer, belki plazma tabanlı) bir enerji türünün veya o dönemin atmosferik koşullarının (Duhan alameti ile birleşen radyoaktif dumanlar) bir betimlemesi olabilir mi?
Değerli kardeşimiz,
“Deccalın merkebi” ifadesini binek/araç olarak yorumlayan yaklaşımın özünü birkaç cümleyle şöyle özetleyebiliriz:
Hadislerde anlatılan “iki kulağı arası çok geniş, çok hızlı giden, denizleri ve havayı aşan” merkep tasviri, klasik müfessirler tarafından sembolik bir ulaşım aracı olarak yorumlanmıştır. Bu nedenle bazı âlimler bunu tren, uçak gibi modern ulaşım araçlarına işaret eden bir temsili anlatım kabul eder.
Bu yorum genişletildiğinde, merkep sadece tek bir araç değil; kara-deniz-hava kabiliyetlerini birleştiren büyük bir teknolojik platform veya hızlı ulaşım sistemleri ağı gibi düşünülebilir. Böylece Deccalın “kırk günde dünyayı dolaşması”, modern teknolojinin sağladığı küresel hareket ve iletişim imkânlarıyla açıklanabilir.
Metinlerde geçen “ateş ve duman” gibi ifadeler de çoğu yorumda motor, enerji veya teknolojik güç sembolü olarak değerlendirilir; ancak sahih hadislerde bunun açık bir şekilde geçtiği kesin değildir. Bu yüzden bazı âlimler bunu yalnızca tasvirî bir ifade veya sonradan oluşmuş rivayet detayları olarak görür.
Nitekim Said Nursî de bu tür rivayetlerin zamana göre farklı tevillerle anlaşılabileceğini, örneğin tren ve uçak gibi araçların bu tasvirleri açıklayabildiğini belirtir. Ona göre burada asıl vurgulanan şey, Deccal fitnesinin teknoloji ve medeniyet gücüyle dünya çapında etkili olmasıdır.
Özetle bu yaklaşım, “merkep” kelimesini literal bir hayvan olarak değil, Deccalın gücünü ve hızlı yayılışını sağlayan büyük bir ulaşım/teknoloji vasıtası olarak yorumlar.
Bediüzzaman hazretlerinin konuyla ilgili görüşleri ve açıklamaları şöyledir:
“Deccal'ın şahs-ı surîsi insan gibidir. Mağrur, firavunlaşmış, Allah'ı unutmuş olduğundan; surî, cebbarane olan hâkimiyetine, uluhiyet namını vermiş bir şeytan-ı ahmaktır ve bir insan-ı dessastır. Fakat şahs-ı manevîsi olan dinsizlik cereyan-ı azîmi, pek cesîmdir… Rivayetlerde Deccal'a ait tavsifat-ı müdhişe ona işaret eder…” (Mektubat, 58)
"Deccal'ın çıktığı vakit, umum dünya işitecek" olan kaydı, telgraf ve radyo halletmiştir. Kırk günde gezmesini de merkebi olan şimendifer ve tayyare halletmiştir. Eskiden bu iki kaydı muhal gören mülhidler, şimdi âdi görüyorlar!.. (Sözler, 345)
Amma Deccal'ın yalancı cenneti ise, medeniyetin cazibedar lehviyatı (oyun-eğlenceler) ve fantaziyeleridir. Merkebi ise, şimendifer gibi bir vasıtadır ki bir başında ateş ocağı bulunur, kendine tâbi' olmayanları bazan ateşe atar. O merkebin bir kulağı, yani diğer başı cennet gibi tefriş edilmiş, tâbi' olanları oraya oturtur. Zaten sefih ve gaddar medeniyetin mühim bir merkebi olan şimendifer, ehl-i sefahet ve dünya için yalancı bir cennet getirir. Bîçare ehl-i diyanet ve ehl-i İslâm için medeniyet elinde cehennem zebanisi gibi tehlike getirir, esaret ve sefalet altına atar.” (Mektubat, 58)
Rivayette var ki: "Ahir zamanın müstebid hâkimleri, hususan Deccal'ın yalancı cennet ve cehennemleri bulunur." َالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ bunun bir tevili şudur ki: Hükûmet dairesinde karşı karşıya kurulan ve birbirine bakan vaziyette bulunan hapishane ile lise mektebi, biri huri ve gılmanın çirkin bir taklidi, diğeri azab ve zindan suretine girecek diye bir işarettir.” (Şualar, 583)
a) Görüldüğü gibi, Bediüzzaman hazretlerinin tevilleri de farklı zamanlarda farklılık göstermektedir. Demek ki, ahir zaman fitneleriyle ilgili olayların tevillerinin ucu açıktır. Bu sebeple sizin Hibrit Teknoloji şeklindeki teviliniz dahil, kıyamete kadar hükümleri sürecek olan Kuran’ın çok geniş kapsamlı ifadelerinden istihraç edilebilir.
b) Bu ikinci teviliniz de bir önceki tevil gibi, kabul edilme ihtimali kuvvetlidir. Yeter ki, nassın işaretine yönelik istihraç, Arapça kaidelere, uygun, verilen mana ile ifadede geçen lafızların uzlaşması söz konusu olsun.
Duhan ile ilgili olan rivayetler, genellikle insanın hayatını sürdürebilmesine en uygun ortama sahip bulunan dünyanın bu dengelerinin bozulmasını yansıtmaktadır. Birçok ayetin de kıyametin kopuşunu büyük bir kozmik değişim olarak tasvir ettiği bilinmektedir (meselâ bk. İbrâhîm 14/48; Tâhâ 20/105-107; Tekvîr 81/1-3; İnfitâr 82/1-3; Kāria 101/1-5)
Bu kozmik değişimin alâmetlerinden birini teşkil eden duhanın dünyanın söz konusu hassas dengeleriyle çok yakından ilgili olan bu anlamı, yeryüzünde ve atmosferde meydana gelecek ve insan hayatını olumsuz yönde etkileyecek olan ozon tabakasının delinmesi, atmosferin sera etkisinin azalması, çevre ve hava kirliliği, nükleer savaş ve santrallerden kaynaklanan radyoaktif kirlenmeler gibi jeolojik ve ekolojik dengeyi bozacak değişimlerle, geniş çapta salgın haline gelen kötü alışkanlıkların doğurduğu bütün olumsuz sonuçlara, bunlar karşısında alınacak tedbirlere Müslümanların ilgisiz kalmamaları konusunda önemli bir uyarı anlamı da taşıdığı düşünülebilir.
Bazı yeni yorumlarda söz konusu ayette geçen duhan lafzı, gelecekte vuku bulacak bazı ilmî keşifleri gösteren, insanlığı yok edecek çeşitli nükleer silâhlarla bunların olumsuz etkilerinin bir işareti olarak kabul edilmektedir
İlave bilgi için tıklayınız:
Deccal'ın özellikleri nelerdir?
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet