Türkleri zalimlerin başına musallat ederim sözü hadis mi?
"Benim yeryüzünde öyle bir ordum vardır ki.. Hangi millete gazap edersem o ordumu onların üstüne gönderirim." Bu anlamda bir kudsi hadis var mı?
Kaşgarlı Mahmut, Türk milletine, Türk adının bizzat Ulu Tanrı tarafından verildiğine ve onu kendi ordusu olarak vasıflandırmasına dair bir hadisi şerifi rivayet ederken şunları zikremektedir: “Kaşgarlı zahit bir imam olan Şeyh Halef oğlu Hüseyin’in bize, İbn el-Garki’nin de ona bildirdiğine göre; İbn-i Ebiddünya olarak tanınan Şeyh Ebubekir Müfit Cercerâî, ahir zaman ahvali üzerine yazdığı kitabında, Yüce Peygamberimizden şöyle bir hadis rivayet etmiştir: ‘Aziz ve celil olan Allah buyurur ki; Benim bir ordum vardır; adını Türk koydum ve onları doğu ülkelerine yerleştirdim. Herhangi (zalim ve kâfir) bir kavme öfkelenirsem; Türkleri onların başına musallat ederim!’ Bu Türkler için bütün insanlara karşı büyük bir üstünlüktür. Bu hadisi şeriften anlaşıldığı üzere, Yüce Tanrı onlara ad vermeyi kendi üzerine almış, onları yeryüzünün en yüce, en havadar yerine yerleştirmiş, onlara ‘Kendi ordum!’ diyerek şereflendirmiş; yeryüzünde iyi ve adil bir düzen ve nizam kurma görevini ve yükümlünü de onlara vermiştir (Dîvân-ı Lügat it-Türk, Kilisli Rifat nşr. Matbaat ül-Âmire 1333-1335, I, 293-294).
Değerli kardeşimiz,
Soruda geçen rivayet, Dîvânu Lugâti't-Türk adlı eserde, müellifi Kaşgarlı Mahmud tarafından nakledilen bir habere dayandırılmaktadır. Ancak mesele hadis ilmi açısından değerlendirildiğinde durum farklıdır.
1) Bu söz hadis kaynaklarında var mı?
“Benim bir ordum vardır, adını Türk koydum… Gazap ettiğim kavmin üzerine onları gönderirim.” anlamındaki rivayet güvenilir hadis külliyatında yer almaz.
Hadis usulüne göre bilinen bir senedi (isnad zinciri) yoktur.
Bu nedenle muhaddisler tarafından hadis-i kudsî olarak kabul edilmemiştir. Hadis-i kudsî sayılabilmesi için güvenilir bir senedle Hz. Peygamber’e ulaşması gerekir. Sadece bir lugat/edebiyat eserinde nakledilmiş olması yeterli değildir.
2) Hadis usulü açısından değerlendirme
Hadisler, ya sahih, hasen, zayıf gibi derecelerle hadis kitaplarında yer alır, ya da senediyle birlikte muhaddislerce değerlendirilir.
Bu rivayet için sağlam bir isnad yoktur, erken dönem muteber hadis kaynaklarında bulunmaz, muhaddisler tarafından kabul edilmiş bir rivayet değildir.
3) İslam’ın genel prensibi açısından
İslam’da üstünlük ölçüsü “Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileri olanınızdır.” (Hucurât 49/13) Yani ırk, kavim, millet üstünlük sebebi değildir.
Arap, Türk, Fars vs. herhangi bir milletin ilahî olarak diğerlerine üstün kılındığını bildiren rivayetler, İslam’ın temel prensipleriyle bağdaşmaz.
Bununla beraber, eğer bu anlamda sahih bir rivayet varsa, tarihî İslam devletlerine uygulanabilir mi?
Hadis usulünde önemli bir kaide vardır: Bir nas (ayet veya sahih hadis) umum ifade ediyorsa, belli bir kavme tahsis edilmez; kapsamı geniştir.
Dolayısıyla böyle sahih bir rivayet olsa bile, “Türk milleti mutlak olarak ilahî ordudur” gibi ırk merkezli bir üstünlük anlamı çıkarılamazdı. Ancak tarihî olarak Allah’ın bir kavmi, başka bir zalim kavme karşı sebep kılması şeklinde yorumlanabilirdi.
Nitekim Kuran’da Allah’ın farklı kavimleri birbirine karşı imtihan vesilesi yaptığı açıkça bildirilir. Bu, ilahî takdir çerçevesinde tarihî roller anlamına gelir; ırkî üstünlük anlamına gelmez.
Bu çerçevede, Büyük Selçuklu Devleti, Osmanlı Devleti gibi devletlerin İslam’a ciddi hizmetler yaptığı tarihî bir vakıadır.
Örneğin Selçuklular döneminde Nizamiye medreseleri kuruldu. Osmanlılar asırlarca hilafeti temsil etti. İslam coğrafyasının büyük kısmı korunmuş oldu.
Bunlar tarihî hizmettir. Ancak bu, “ilahi olarak seçilmiş ırk” anlamına gelmez; Allah’ın tarih içinde bir kavmi hayra vesile kılması şeklinde anlaşılır.
Özetle:
Selçuklu ve Osmanlı gibi Türk-İslam devletleri, İslam tarihine büyük hizmetler yapmıştır.
Allah tarih boyunca bazı kavimleri dinine hizmete vesile kılmıştır. Ancak “Türkler ilahî ordudur” şeklinde sahih bir hadis yoktur.
İslam tarihi, “seçilmiş ırklar” tarihi değil, “iman ve adaletle yükselen toplumlar” tarihidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Peygamber Efendimizin Türklerle ilgili hadisi şerifi var mıdır?
- Laiklik nedir?
- Bir Müslüman laik olabilir mi?
- Kavim ve ümmet ne demektir?
- Türk bayrağını çöpe atmak caiz midir?
- Mısır ordusu ile ilgili hadis var mıdır?
- Türk-İslam birliğini savunmak ayrımcılığa girer mi?
- Türk bayrağındaki ay ve yıldız neyi simgelemektedir?
- Arapçayı ve Arapları sevmeyen dinden çıkar mı?
- "Türkler size saldırmadan siz sakın Türklere saldırmayın, çünkü onlar gelecekte İslamiyet'e çok hizmetleri bulunacaktır." diye bir hadis-i şerifi var mı, varsa sağlam mı?