Niçin oturuyorsunuz?
Niçin oturuyorsunuz rivayeti sahih mi?
Ebu Saidi’l-Hudri (r.a) naklediyor: “Rasulullah (sav) halka olmuş bir takım sahabenin yanına uğradı ve ‘Niye oturuyorsunuz’ dedi. ‘Allah’a dua etmek, bizi dinine yönlendirdiğinden ve seni bize ihsan ettiğinden dolayı hamd etmek için oturuyoruz’ dediler. (Rasulullah (sav) ‘Vallahi mi ki sırf bunun için oturuyorsunuz’ diye sordu. ‘Vallahi sadece bunun için oturuyoruz’ dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) ‘Ben töhmet olsun diye size yemin ettirmiş değilim. Fakat Cebrail (as) bana geldi ve Allah’ın (Azze ve Celle), meleklere karşı sizinle övündüğünü haber verdi’ buyurdu.”
Değerli kardeşimiz,
Evet, bu rivayet sahihtir.
Ebû Saîd (ra) şöyle demiştir:
Hz. Muaviye (ra) mescitte bir halkanın yanına çıktı ve:
“Sizi buraya ne oturttu?” diye sordu.
“Allah’ı zikretmek için oturduk.” dediler.
“Allah aşkına mı, sizi ancak bu mu oturttu?” dedi.
“Vallahi bizi ancak bu oturttu.” cevabını verdiler.
Bunun üzerine Hz. Muaviye şöyle dedi:
“Beri bakın! Ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Resulullah’tan benden daha az hadis rivayet etmek hususunda benim mertebemde hiç kimse yoktur. Gerçekten Resulullah aleyhissalatü vesselam, ashabından müteşekkil bir halkanın yanına çıktı da:
‘Sizi buraya ne oturttu?’ diye sordu.
Sahabiler: ‘Allah’ı zikretmek ve bizi İslâm’a hidayet buyurduğu ve onunla bize lütufta bulunduğu için O’na hamdetmek üzere oturduk.’ dediler.
Resulullah: ‘Allah aşkına mı? Sizi ancak bu mu oturttu?’ buyurdu.
‘Vallahi bizi ancak bu oturttu.’ dediler.
Bunun üzerine Resûlullah (asm):
‘Beri bakın! Ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Lâkin şu var ki, bana Cibril geldi de Allah Azze ve Celle’nin sizinle meleklere karşı iftihar ettiğini haber verdi.’ buyurdular. (Müslim, Zikir 40, no: 2701; bk. Nesâî, Kudat 37)
Burada “halka” kelimesi, Arapça metindeki “halaka” (حلقة) kelimesinin karşılığıdır. Kelimenin sözlük anlamı halka şeklinde toplanan topluluk olmakla birlikte, hadisin bağlamında bunun Allah’ı zikretmek için bir araya gelen sahabilerin oluşturduğu zikir meclisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple “zikir halkası” veya “zikir meclisi” şeklinde tercüme edilmesi manayı daha güzel yansıtır.
Hadisin en müjdeli tarafı ise Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelen sahabîlerin Allah katındaki değeridir. Resulullah (asm), onların zikir ve hamd maksadıyla toplandıklarını öğrendikten sonra, Hz. Cibril’in kendisine gelerek Allah Teâlâ’nın bu kullarıyla meleklere karşı iftihar ettiğini haber verdiğini bildirmiştir. Bu ifade, ilim ve zikir meclislerinin faziletini ve Allah’ı zikretmek ve ilim öğrenmek üzere bir araya gelmenin Allah katındaki yüksek değerini göstermektedir.
Buradaki “Allah’ın sizinle meleklere karşı iftihar etmesi” ifadesi, Allah Teâlâ’nın onların güzel hallerini meleklere bildirmesi, onları övmesi ve bu kullarının ilim, zikir, hamd ve iman üzere bulunmalarını meleklere karşı izhar etmesi şeklinde açıklanmıştır.
Dolayısıyla hadis, Allah’ı zikretmek, O’na hamdetmek ve dinî maksatlarla bir araya gelmek üzere oluşturulan meclislerin faziletine dair sahih ve açık bir delildir.
Ayrıca bu hadis-i şeriften alınacak ibretlerden ve derslerden bazıları şunlardır:
1. Niyetin Önemi
Bir meclisin değerini belirleyen en önemli hususlardan biri niyettir. Sahabîler, Allah’ı zikretmek ve İslâm nimetine şükretmek için toplandıklarını ifade etmişlerdir. Sıradan görünen bir oturuş, güzel bir niyetle ibadete dönüşebilir.
2. İslâm ve İman Nimeti İçin Şükretmek
Sahabîler, Allah’ın kendilerini İslâm’a hidayet etmesine özellikle hamdetmişlerdir. Bu, sahip olduğumuz en büyük nimetin iman ve İslâm nimeti olduğunu hatırlatır.
3. Zikir ve Şükür Birlikteliği
Onlar yalnızca Allah’ı zikretmemiş, aynı zamanda kendilerine verilen nimetler sebebiyle O’na hamdetmişlerdir. Bu da zikrin, Allah’ın nimetlerini hatırlayıp şükretmekle güzelleştiğini gösterir.
4. Zikir Meclislerinin Fazileti
Allah’ı zikretmek için bir araya gelen sahabîlerin meclisi, Allah katında öylesine değerlidir ki Cebrail -aleyhisselâm- onların halini Resulullah (asm) Efendimize bildirmiştir.
5. Allah’ın Kullarını Meleklere Karşı Övmesi
“Allah’ın sizinle meleklere karşı iftihar etmesi” ifadesi, onların güzel hâllerinin Allah Teâlâ tarafından meleklere bildirilip övülmesi anlamındadır. Bu, ilim, zikir, hamd ve şükür meclisinin ne büyük bir şerefe vesile olduğunu gösterir.
6. İnsanların Değil, Allah’ın Nazarını Önemsemek
İnsanların görmediği ve önemsemediği bir ibadet, Allah katında çok kıymetli olabilir. Önemli olan insanların övgüsü değil, Allah’ın razı olmasıdır.
7. Güzel Meclisleri Tercih Etmek
İnsan nerede ve kimlerle oturduğuna dikkat etmelidir. Allah’ın zikredildiği, güzel şeylerin konuşulduğu ve hayra teşvik edilen meclisler kalbin güçlenmesine vesile olur.
8. Resûlullah’ın (asm) Eğitim Metodu
Resûlullah (asm), sahâbîlere doğrudan hüküm vermek yerine önce “Sizi buraya ne oturttu?” diye sormuştur. Bu, insanları dinlemenin ve niyetlerini anlamaya çalışmanın güzel bir eğitim metodu olduğunu gösterir.
9. Hüsnüzan ve İthamdan Kaçınmak
Resulullah (asm) yemin ettirmesinin onları suçlamak veya samimiyetlerinden şüphe etmek maksadıyla olmadığını özellikle açıklamıştır. Mümin, insanları kolayca kötü niyetli olmakla itham etmemelidir.
10. Allah İçin Yapılan Küçük Bir Ameli Küçümsememek
Yeryüzünde sıradan görünen bir ilim ve zikir meclisi, Allah katında meleklerin bulunduğu alemde anılacak kadar değerli olabilir. Bu sebeple Allah için yapılan hiçbir hayırlı işi küçümsememek gerekir.
11. İlim ve Zikir Meclislerinin Değeri
Bu hadis doğrudan Allah’ı zikretmek için toplanan sahabîlerin faziletini anlatmaktadır. Bununla birlikte dinin öğrenildiği, Allah’ın hatırlandığı ve hayra teşvik edilen ilim ve zikir meclisleri de mümin için büyük bir nimet ve fırsattır.
12. Asıl Kazanç Allah’ın Katındaki İtibardır
Hadisin en büyük derslerinden biri şudur: İnsanlar arasında tanınmak veya övülmekten daha önemli olan, Allah katında değer kazanmaktır. Allah’ın meleklere karşı övdüğü bir kul için bundan daha büyük bir şeref düşünülemez.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet