Müslüman olmayanlarla dostluk yapmak yasaklanmış mıdır? 

Soru Detayı

- Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde kafirler, Museviler ve Hrıstiyanlarla dostluk yasaklanmıştır.
- Gayri müslimlerle münasebetlerde ölçü ne olmalıdır? 

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kuran'ın belirttiği gibi, "Ehl-i kitabın hepsi bir değildir." (Al-i İmran, 3/113) Onların hepsini aynı kategoride görmek, Kuranî ve tarihî realiteye muhaliftir.

"Yahudî ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar. İçinizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah zalim topluluğa hidayet etmez." (Maide, 5/51) ayeti, onlarla beşerî ilişkilere mani değildir. Nitekim, Ehl-i kitaptan kız almak, Kur'an'ın hükmüyle sabit bir vakıadır. (Maide, 5/5) 

Hamdi Yazır, bu ayetle ilgili şöyle der: Müminler, Yahudi ve Hristiyanlara iyilik etmekten, dostluk yapmaktan, onlara idareci olmaktan menedilmemiş, onları veli ittihaz eylemekten, yardaklık etmekten nehyedilmişlerdir. Çünkü onlar, müminlere yar olmazlar.

Fıkıh usulündeki "Hüküm müştak üzerine olsa, me'haz-ı iştikak hükmün illetini gösterir." esasının, üstteki ayeti doğru yorumlama noktasında hatırdan uzak tutulmaması gerekir.

Mesela, "Hırsızlık yapanlara şu cezayı uygulayın." denildiğinde, hükmün illetinin hırsızlık olduğu aşikardır. Onun gibi, üstteki ayetteki nehiy dahi, Yahudi ve Hristiyanlarla, Yahudilik ve Hristiyanlık cihetleriyle ilgilidir. Demek ki, ayette yasaklanan dostluk, onların Yahudilik ve Hıristiyanlıklarını dost edinmeyin anlamındadır.

Hem de bir adam zatı için sevilmez. Belki muhabbet, sıfat veya sanatı içindir. Her bir Müslümanın her bir sıfatı Müslüman olması lazım gelirken, her zaman bunun gerçekleştiğini söyleyemeyiz. Onun gibi, her bir kafirin her bir sıfatı kafir değildir. Dolayısıyla, onlarda bulunan Müslüman sıfatlar veya faydalı sanatlar noktasından muhatap olmak niçin caiz olmasın? "Ehl-i kitaptan bir haremin olsa, elbette seveceksin."

Meseleyi şu şekilde özetlemek mümkündür: Onlarla beşeri ilişkilerde bulunmak ayrı, onların din-örf ve adetlerine hayran kalmak ayrıdır. Birincisi Kuran'ın yasağına dahil değilken, ikincisi kesinlikle yasaklanmıştır.

“Yahudi ve Nasara ile muhabbetten Kur’anda nehiy vardır... Bununla beraber nasıl dost olunuz dersiniz?” sorusuna Bediüzaman verdiği öz, fakat çok doyurucu cevabında şöyle diyordu:

“...Bu nehiy, Yahudi ve Nasara ile Yahudiyet ve Nasraniyet olan ayineleri hasebiyledir.” (bk. Münazarat, s. 40)

Buna göre Kuran'da yasaklanan muhabbet, Hak din olan İslâm’a kavuştuktan sonra Yahudiliğe yahut Hristiyanlığa meyletmek ve sevgi beslemektir. Bu yasaktan kaçınmak şartıyla, bir Hıristiyanla iyi komşuluk ilişkileri kurulabilir, ticaret yapılabilir, ortak düşmanlara karşı birlikte hareket edilebilir. Bütün bunlar Hristiyanlığı sevmek demek değildir.

Konunun devamında bu noktaya şöyle açıklık getiriliyordu:

“Bir adam zatı için sevilmez. Belki muhabbet, sıfat ve san’atı içindir. … Binaenaleyh, Müslüman bir sıfatı veya san’atı istihsan etmekle iktibas etmek neden câiz olmasın? Ehl-i kitaptan bir haremin olsa elbette seveceksin!” (bk. age.)

Son cümle gerçekten çok harika ve konuya son noktayı koyuyor. Ehl-i kitaptan bir kadınla evlenen Müslüman, hanımını elbette sevecektir, ama bu sevgi onun dinini sevmesi manasına gelmez, eşi olarak sevecektir.

Bu ince ölçüden uzak kalmak, bize bazen çok pahalıya mal oluyor.

Konunun devamında, Ehl-i kitapla dost olmanın gerekçesi, şu cümlelerde net olarak ortaya konuluyor:

“Onlarla dost olmamız, medeniyet ve terakkilerini istihsan ile iktibas etmektir. Ve her saadet-i dünyeviyenin esası olan âsâyişi muhafazadır. İşte bu dostluk kat’iyen nehy-i Kur’ânî de dahil değildir.” (bk. age., s. 41)

İlave bilgi için tıklayınız:

Gayri Müslimlerle İlişkilerimiz nasıl olmalıdır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
609 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun