Kıbleye dönen uzay boşluğuna bakmış olmuyor mu?

Tarih: 16.12.2020 - 10:41 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kıbleye dönmek farz ise, dünyanın yuvarlak olması nedeniyle, uzaya dönülmüş olmuyor mu?
- Buna göre namazlarda kıbleye dönme şartı yerine gelmiş olmuyor. Kıble ve kıble tayinleriyle alakalı sitenizde çok yazı var gördüm okudum lakin bir şey sormak istiyorum.
 - Dinsizlerin şöyle bir söylemi var; Kuran’da diyor ki; yüzünüzü mescidi haram tarafına dönün diyor ama dünya yuvarlak mesela Amerika’dan kıbleye dönsen uzay boşluğuna bakmış olacaksın. Baktığın yer uzay boşluğu mescidi haram yönü değil. Çünkü dünya yuvarlak düz değil, yuvarlak dünyada kıble diye bir doğrusal mesafe olamaz, uzay boşluğuna bakmış olursun.
- Bu konuyu nasıl açıklarız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kâbe’yi görerek namaz kılanların, doğrudan Kâbe’yi; görmeden kılanların ise Kâbe istikametine (o tarafa) yönelmeleri (istikbal-i kıble), namazın farzlarındandır.

Uzaklardan Kâbe’ye yöneliş, ancak yaklaşık olarak gerçekleşebilir. O tarafa yönelmiş olmak; Kâbe'ye yönelmek ve kıble farzını yerine getirmek için yeterlidir. Bu durumu şöyle bir örnekle de anlatabiliriz:

Ankara'da bir coğrafya hocası, öğrencilerine ülkelerin bulunduğu yerin ve konumun öğrenilmesine dair bir ödev verir. Derste öğrencilerin iyi öğrenip öğrenmediğini test etmek için onları tahtaya kaldırır. Bir öğrencisine; "Rusya'nın olduğu tarafa dön." dediğinde öğrencisi Kuzey tarafa dönünce "Aferin, bildin." der. Bir başka öğrencisine "Brezilya'nın olduğu tarafa dön." dediğinde öğrenci güneybatı tarafa dönünce yine "Aferin, bildin." der. Bu arada hem öğretmenden hem de herhangi bir öğrenciden "Sen, uzaya yöneldin; o ülkenin olduğu tarafa yönelmedin." diye bir eleştiri gelmez. Zira bu konuda aklıselim sahibi bir kişinin anlayacağı şey, o ülkenin bulunduğu tarafa yönelmektir.

Yine göz ardı edilmemesi gereken bir husus da şudur:

Kıble, sadece Kâbe’nin binası değil, onun bulunduğu yerden yukarı ve aşağı olmak üzere kainatın bir ucundan diğerin uzanan nurani bir hat vardır. Buna "amud-u nurani" (nurdan sütun) denir.

Amud, kelime olarak sütun ve direk anlamındadır. Kâbe üste ve alta doğru uzanan nurani bir sütun ve direk gibidir. Üste doğru uzanıp da Arş'a kadar giden bir nurani sütun olmasından, arşta ve sema alemlerine de kıble oluyor. Orada melekler, o nurani sütun etrafında tavaf yapıp ibadet ediyorlar.

Mesela, aya çıksak orda kıble Kâbe’nin üstünden arşa uzanıp giden nurani sütun olarak kabul ediliyor. Yani amud-u nurani, Kâbe’nin alttan ferşe üstten de arşa uzanan nurani sütunudur.

Bu nedenle gerek yeryüzünde gerekse yeryüzünün içinde ya da göklerde bulunan herkesin kıblesi Kâbe veya Kâbe'nin cihetidir. Kâbe'nin fiziki binasına yer küresinin yuvarlaklığı dolayısıyla tam bir yöneliş olamasa da Kâbe tarafına dönen kişi, her halükârda onun bu nurani hattına yönelmiş olacaktır.

İşte bundan dolayıdır ki, namazın başından sonuna kadar kıbleye yönelmek mümkün olmaktadır. Zira rüku ve secde halindeyken yerin merkezine yönelen kişi, böylece Kâbe’de yerine merkezine uzanan nurani hatta dönmüş olmaktadır.

Ayrıca kıble olarak Kâbe'ye yönelmekle fiziki bir isabetle beraber, kalbi bir yöneliş de hedeflenmektedir. Bunu yaparken esas olan eldeki verilerle ve o anki imkanlarla tevhidin simgesi olan Kâbe noktasına fiziksel, ruhen ve zihnen yönelmiş olmaktır.

Bu önemli noktaya dikkat çeken Bediüzzman Hazretleri, namazın başından sonuna kadar kıbleye dönme şartının olmasını, ilk zamanlardan itibaren bütün müçtehitler tarafından yer küresinin yuvarlak olduğunu kabul etmelerine delil olarak göstermiştir:

“Küreviyet-i arz, ulema-i İslâmca kabul edilmiş; dine muhalefeti yok. Âyetteki satıh demesi, kürevî olmadığına delâlet etmiyor. Müçtehidlerce, 'istikbâl-i kıble' namazda şart olması ve şart ise bütün erkânda bulunması sırrıyla, secde ve rükûda istikbal-i kıble lâzım geliyor. Bu ise, yerin, zeminin küreviyetiyle ve şer’an kıble Kâbe-i Mükerremenin üstü tâ Arşa kadar ve altı ferşe kadar bir amûd-u nuranî olması, küreviyetle istikbal-i erkânda bulunabilir.” (bk. Şualar, On Dördüncü Şua)

Demek ki, namazın farz kılındığı günden beri namaz kılmış olanlar, şu anda kılanlar ve kıyamete kadar kılacak bütün müminler, Kâbe tarafına dönmekle, Kâbe’nin üstünden arşa, altından da ferşe kadar uzanan bu nurani hatta yönelerek namazlarını kılmışlar, kılıyorlar ve kılacaklardır. Elhamdülillah...

İlave bilgi için tıklayınız:

Kâbe'nin mahiyeti nedir; bulunduğu yerin, alanının ve yakın ...
Dünya yuvarlak olduğundan, nereye dönersek dönelim zaten Kâbe ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun