Kaynamakta olan yemeğin içine sinek düşmüşse, bu yemek yenilebilir mi?

Soru Detayı

- Peygamber aleyhisselam, sinek batırılıp çıkarıldıktan sonra içine düştüğü yemeğin yiyilmesini buyurmuşlardır. Ancak bu yemek, kaynamakta olan bir yemekse hüküm değişir mi?

- Örneğin; mısır, kestane, makarna vb. şeyler haşlandıktan sonra içinde kurt olduğu farkedilse ya da yemeğin içine sinek, böcek düştüğü, yemek kaynayıp piştikten sonra farkedilse, bu yemekler yenmeli midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Önce şunu belirtelim ki, sinekle ilgili hadis sahihtir. (bk. Buhari, Bedu’l-halk, 17, Tıb, 58; Ebu Davud, At’ime, 48; Nesai, Fer’, 11; İbn Mace, Tıb, 21)

Hadis-i şerifler, kısalık-uzunluk bakımından olduğu gibi, kullanılan lafızlar bakımından da farklı ifadeler barındırmaktadır. Rivayetlerin hepsini dikkate aldığımızda şu anlamı görürüz:

“Birinizin yiyecek-içecek kabına bir sinek düşerse, onu hemen batırsın, sonra da çıkarıp atsın. Çünkü, onun bir kanadında hastalık, diğerinde ise şifa vardır. Sinek, bir yiyecek veya içecek içerisine düştüğü zaman öncelikle zehirli olan / hastalık yapan ifrazatı ortaya koyar. Onu tamamen batırınca şifa olan ifrazatı da yapar.”

Uzmanların bildirdiğine göre, sineğin düştüğü yiyecekler ister soğuk, ister sıcak olsun fark etmez; her iki durumda da hadiste ifade edilen işlem yapılır.

Hadiste dikkat çekici iki nokta vardır.

Birincisi: Sineğin batırılması zamanı “hemencecik / derhal / beklemeden” manasına gelen “F” edatı kullanılmıştır.

İkincisi ise: Sineği batırdıktan sonra tekrar çıkarıp atma süresine işaret eden ve “bir süre”yi ifade eden “SÜMME” edatı kullanılmıştır. Hadisin bu ifadesinin zahirine bakarak söylersek, herhangi sıcak bir yiyecekte bir süreliğine kalmış da olsa, sinek yine de çıkarılıp atıldıktan sonra yiyecek yenebilir.

Şunu da belirtelim ki, hadiste, “sineğin girdiği bir yiyeceği mutlaka yiyin” şeklinde bir emir yoktur. İsteyen hiç yemez, atar. İnsan tiksinti duyabilir, bu takdirde de yemez.

Kanaatimizce hadiste iki nokta ön plandadır:

Birincisi: Özellikle fakirliğin kol gezdiği o devirde, yemeye muhtaç olan kimsenin böyle bir durumla karşılaşması halinde yemeğini yiyebileceğine bir ruhsat söz konusudur. Tabii ki, yemeği israf etmemek de önemlidir.

İkincisi: Sineğin bir kanadında hastalık, diğer kanadında ilaç / şifa bulunduğuna dair bir hakikati insanlara ders vermektir. Çünkü, bu günkü bilimsel çalışmalar, kırktan fazla yollardan gelen bu sahih hadisin doğruluğunu tasdik etmektedir. Örneğin, Ezher üniversitesinde, konunun uzmanı bir bilim adamı yaptığı bilimsel deneyimlerle bunu kanıtlamıştır.

On beş asır önce ümmi bir nebinin özellikle vurguladığı bu husus, hem bir mucizedir hem de insanlığa sinekteki şifa madenine dikkat çekmektir. Nitekim, sineğin şifa madeni olduğu -antibiyotik ve antibakteriyal ilaçları ihtiva ettiği- hususu Batılı bilim adamları tarafından da yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.

İlave bilgi için tıklayınız:

Sineğin bir kanadında zehir, diğer kanadında panzehir olduğuna dair hadis var mıdır; yorumu nasıldır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun