Zekâtın Hükmü Nedir?

Zekât, İslâmın 5 rüknünden birisidir. Namaz, oruç gibi farz-ı ayındır. Ancak onlar gibi bedenle değil mâl ile yapılan bir ibâdettir. Hicretin ikinci senesinde farz kılınmıştır. Zekât, Kur`ân-ı Kerim`de 34 yerde zikredilmiştir. Farziyyeti, 6 yerde, namaz ile birlikte tekrar edilen şu âyet-i kerîme ile sâbittir.  وَاَقيمُوا الصَّلوةً واتُوا الزَّكوةَ


 "Namazı kılın, zekâtı verin..." (El-Bakare, 43, 83, 110; en-Nûr, 56; Müzzemmil, 20; en-Nisâ, 77). Bu da İslâm`ın, dinî vecibeler içinde namazdan sonra en büyük ehemmiyet ve kıymeti zekâta verdiğini gösterir. Gerçekten de namaz, dinî hayatın direği, İslâmî yaşayışın te`minatıdır. Zekât ise, sosyal hayatın istinad noktasıdır. Namaz kılınmayan bir cem`iyette islâmî hayat ve dinî yaşayış zayıflayıp sönmeye yüz tutacağı gibi, İslâmın zekât emrinin tatbik edilmediği bir toplumda da ictimaî huzur, ferdler arasında birlik ve beraberlik, dirlik ve düzenlik sağlanamaz. Fakir ve zengin sınıflar arasında dayanışma ve yardımlaşma ortadan kalkar; sevgi ve saygı duyguları yok olur. Ferdler birbirlerine düşman hâle gelir. Günümüz toplumlarının hâli buna açık bir delildir. Şu halde namaz ve zekât, cem`iyette biri dinî, diğeri de içtimaî hayatı düzenleyici ana unsurlardır.


 

Kategori:
15186 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun